Bunca uzaklığın eşliğinde;böylesine çırpınan, nasıl bir geçmiş duruyordu karşımda? Nasıl bir gelecek?
Ya da nasıl bir uzaklığın kıskacında çırpınıyorduk ki, böylesine yakın bir çatışmanın kapanına sığınmıştık?
İşte, her şeyin kanıtı...
Ona bakmalıydım.
Bir tuzağa bakar gibi ona bakmalıydım.
Sen bulmalıydın, bakışlarımla, şiddetli çıkışlarımla, yatışmayan öfke nöbetlerimle neden böyle davrandığımı sen bulmalıydın, madem beni seviyordun, benim söyleyemediğim şeyleri fark edip sen bulmalıydın.