Yerimi yadırgadım.
Yerim olmadı zaten kendi mezarımdan başka.
Çılgının biri sanılmaktan sakınmaya vaktim olmadı.
Durmadan beyaz bir aygırla taşardım derin göllerden.
Bir gebe kısrakla kaçardım derin ormanlara.
Güneşin zekasıyla doymak isterdim.
Kaba solgun kağıtlar sunardı.
Şehrin insanı.
Bana şehrin insanı, şehrin insanı, şehrin.
Kaypak ilgilerin insanı, zarif ihanetlerin.
İsmet Özel