İslamda nikah yoluyla seks;helaldir,teşvik edilmiştirve sevaptır
10/10
·768 syf.··
Beğendi
·
2026 14. kitabı
Cinsellik, insan için yalnızca biyolojik bir üreme mekanizması ya da basit bir bedensel deşarj yöntemi değildir; fiziksel, duygusal, zihinsel ve ruhsal esenliği bütünüyle tamamlayan çok boyutlu, fıtri bir varoluş alanıdır --- Doğru yaşandığında cinsellik, doğanın insana sunduğu en güçlü haz, arınma ve şifa kaynağıdır. Uyarılma ve orgazm anında beyindeki 30'dan fazla bölge aynı anda aktive olur. Beyin adeta kendi doğal eczanesini devreye sokarak dopamin (coşku ve motivasyon), oksitosin (bağlanma ve sevgi), endorfin (doğal ağrı kesici ve huzur) ve serotonin (mutluluk ve tatmin) hormonlarını muazzam bir nörokimyasal şölenle kana karıştırır. Cinselliği bu derece harika ve tatmin edici bir lezzete dönüştürür --- İslam dini, cinsel doyumun ve hazzın sadece erkeğin değil, kadının da en doğal hakkı olduğunu savunur. Peygamberimiz (s.a.v.), eşlerin birbirini hazırlamadan, oynaşmadan ve cilveleşmeden "hayvanlar veya kuşlar gibi" doğrudan ilişkiye girmesini yasaklamış; öpüşme, dokunma ve tatlı sözlerle yapılacak ön sevişmeyi sünnet olarak hayatımıza katmıştır. İlişki esnasında acele edilmemesi, kadının da tatmin olmasının beklenmesi ve birleşmeden sonra hemen çekilmeyip bir süre ten tene kalınması (son sevişme) tavsiye edilmiştir. (Not: Yorum AI tarafından yapıldı, istem ve kaynakları ben verdim, dileyene detaylı olarak bilgi verebilirim)
Cinsellik
Evlilik ve Cinsel HayatAsım Uysal · Uysal Yayınevi · 200291 okunma
7/10
·128 syf.··
2026 13. kitabı
Kitabı ilk sol sayfaları okuyarak daha sonra sağ sayfaları okuyarak okumanızı tavsiye ederim yoksa bir hayli karışıyor. Ekmek beyin ve Derya'nın yazdıklarını okuyoruz. Yazarın okuduğum ilk kitabı oldukça beğendim, diğer kitaplarını da okumayı düşünüyorum. Ekmel bey evini satılığa çıkarıyor sadece kadın müşterilere randevu ile evi gösteriyor ama satmama kararı olduğunu söylüyor ( ev bahane ) Derya ise kendini Suzan olarak tanıtıyor, aslında Suzan abisinin sevgilisi ve aşırı kıskanç. Derya'nın bu kıskançlığı Suzan ile abisinin arasına girmesi, giden kadının ardından hala ama hala kıskanması sinirime dokundu. Kendini Suzan zannettiği zamanlar oluyordu ( fikrimce) Birde Suzan'ın gözünden görmek isterdim durumu. Sürekli abim ilk aşkım, abim abim yine abim demesinden rahatsız oldım. Ama okunur tavsiye ediyorum
Suzan DefterAyfer Tunç · Can Yayınları · 202520,2bin okunma
Reklam
Puan vermedi·454 syf.··
2026 9. kitabı
·
31 günde okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2026 00:00
"Geleceği tahmin etmenin en iyi yolu onu icat etmektir." sözü, Michio Kaku'nun *Geleceğin Fiziği* kitabının satır aralarına sinmiş temel düşünceyi özetliyor. Kaku bu eserinde yalnızca geleceği hayal etmiyor; fizik, biyoloji, bilgisayar bilimleri, yapay zekâ ve uzay araştırmalarındaki güncel gelişmeleri temel alarak önümüzdeki yüz yılın olası manzarasını çizmeye çalışıyor. Bilim kurgu gibi görünen pek çok fikrin, aslında laboratuvarlarda çoktan filizlenmeye başladığını gösteriyor. Kitap; bilgisayarlardan yapay zekâya, tıptan nanoteknolojiye, enerji üretiminden uzay yolculuklarına kadar geniş bir alanı kapsıyor. Ancak anlatılanların merkezinde teknoloji değil, insan bulunuyor. Çünkü her teknolojik sıçrama beraberinde etik, ekonomik ve toplumsal soruları da getiriyor. Kaku'nun en dikkat çekici yönlerinden biri, teknolojik iyimserliğini korurken kör bir hayranlığa kapılmaması. Bilimin insanlığı yoksulluktan, hastalıktan ve cehaletten kurtarma gücüne sahip olduğunu vurgularken; aynı bilginin yanlış ellerde yıkıcı sonuçlar doğurabileceğini de hatırlatıyor. Bu nedenle kitap, yalnızca bilimin geleceğini değil, bilgelik ile bilgi arasındaki gerilimi de tartışıyor. Özellikle yapay zekâ, genetik mühendisliği ve beyin araştırmaları üzerine yapılan değerlendirmeler bugün hâlâ güncelliğini koruyor. Bazı öngörüleri gerçekleşmiş, bazıları ise hâlâ geleceğin sisleri içinde bekliyor. Fakat kitabın asıl değeri, tahminlerinin doğruluğundan çok, okuru düşünmeye zorlamasında yatıyor. İnsan ömrü uzadığında toplum nasıl değişecek? Makineler daha akıllı hale geldiğinde insanı insan yapan şey ne olacak? Bir gün başka gezegenlere ulaşsak bile gerçekten değişecek miyiz? Kaku, insanlığın geleceğini yalnızca teknolojik ilerleme üzerinden okumuyor. Ona göre geleceğin belirleyici gücü bilimsel
Geleceğin FiziğiMichio Kaku · Odtü Geliştirme Vakfı Yayıncılık ve İletişim A.Ş. · 2016818 okunma
Puan vermedi·200 syf.··
2026 23. kitabı
🪽 Her şey kendi sonuna teslim olur. Sanırım bu insanüstü ruh haline ulaşan bir tek ben değilim. . . 🪽 Belki de hayat sadece bir "an"dan ibaretti ve üzerinde durup düşünmek için fazla kısaydı.. . . 🪽 Tanrıcılık oynayıp rakamlar veren, hastasına "altı ay" ömrü kaldığını söyleyen doktorlar , -onlar kim oluyordu ve istatistikten ne anlarlardı; doğrusu, insan merak ediyordu.. . . 🪽 Bir gün doğduk, bir gün öleceğiz, aynı gün, aynı an... Bir ayağımız mezarda dünyaya getirirler bizi, güneş bir an parıldar, sonra yeniden gece olur. . . 🪽 Merhabalar sevgili kitap dostlarım bugün sizleri Paul Kalanithi ile tanıştırmak istiyorum. Kim Deniz şu Paul dediğinizi duyar gibiyim. Paul hem hekim hem hasta olarak ölümle yüzleşmiş, onu incelemiş, onunla güreşmiş ve sonunda onu kabullenmiş bir beyin cerrahı.. İnsanların ölümü anlamalarına, ölüm fikriyle yüzleşmelerine yardımcı olmak istiyordu. Ve korkarım hayatımda hiç bu kadar fazla ölümü düşündüğüm bir zaman dilimi olmamıştı. Hem kendi ölümümü, hem de çevremdeki nefes alan nerdeyse tüm canlıların ölümünü ... Neden mi? Hazırsanız başlıyoruz . . 🪽 Paul 'ü tanımaya , çocukluk yıllarından başlıyoruz. Babası da hekim olan Paul, aslında babasına hasret zor bir çocukluk süreci geçiriyor. Ancak, son anda tıp okumaya karar veriyor. Alan seçerken de pek çok doktorun cesaret edemeyeceği beyin cerrahisinde karar kılıyor.. Çok fazla ölüme tanık oluyor Paul ve sıradanlaşan ölümü sürekli başkalarında izliyor. Taa ki , bir gün ölüm bir nefes kadar yakınına gelene kadar... . . 🪽 Tükenmekte olan evliliği , Paul için akciğer kanseri teşhisi konulduğunda toparlanmaya başlıyor.. Başarı mı , yıkım bilemedikleri bir sürece giren ikili ile biz de hastalığın her adımını, ölümün soğuk nefesini ensemizde hissediyoruz... Alınan her karar, atılan her adım,
Son Nefes Havaya KarışmadanPaul Kalanithi · Altın Kitaplar · 20162,640 okunma
Beyin Dili - Öğrenme Sanatı
10/10
·142 syf.··
Beğendi
·
2026 16. kitabı
Tüm eğitimcilere ve Beyin konusunda meraklı olanlara önerebileceğim bir kitap. Bilimsel kaynaklar ile sosyal medya, reklam, pazarlama gibi güncel bilgiler ışığında beyni ve beynin nasıl daha verimli öğrenebileceğini/kullanılabileceğini anlatıyor. Oldukça akıcı ve sade bir dili var.
Beyin DiliSerhat Doğru · Nobel Bilimsel Yayınları · 20261 okunma
İrade Eğitimi
9/10
·260 syf.··
2026 32. kitabı
İradenin her yönüyle ele alındığı bu kitapta irademizin birden fazla yönü ve sebebi olduğu gayet açık bir dille anlatılıyor.İradeli olmak istiyorsak öncelikle bir hedef belirlemeli , plan yapmalıyız ve bu planı uygulamaya koymalıyız. Vücüt ve beyin tek vücut olarak irademizi yansıtıyor. En sevdiğim söz Pascal’ın “ Tembellik kişinin celladıdır.” oldu.İrademizi eğitirsek koyduğumuz hedeflere ulaşamama gibi bir sorunumuzun olmayacağını söylüyor Payot. Yeter ki iradeli olalım ..
İrade EğitimiJules Payot · İş Bankası Kültür Yayınları · 202138,5bin okunma
Reklam
Reklam