Puan vermedi·418 syf.··
2026 125. kitabı
İstanbul’un kalbinde, Beyoğlu’nun o ışıltılı ama bir o kadar da tekinsiz ve karanlık sokaklarında işlenen bir cinayetin izinde, şehrin hafızasına ve insan ruhunun dehlizlerine doğru uzanan sürükleyici bir polisiye. Ahmet Ümit, Başkomser Nevzat’ın rehberliğinde bizi rant kavgalarının, eski kabadayıların, yoksul göçmenlerin ve kayıp hayatların arasında gezdirirken; kentsel dönüşümle yok olan bir semtin ağıtını ve "abilik" raconunun çöküşünü muazzam bir atmosferle yüzümüze vuruyor.
Beyoğlu'nun En Güzel AbisiAhmet Ümit · Everest Yayınları · 201943,4bin okunma
Puan vermedi·418 syf.··
2026 2. kitabı
Polisiye bir kitap. Küçük bir konuşmadaki detayın tüm sırrı çözebildiğini gösterdi bana. Uzun bir kitap olmasına rağmen kısa sürede bitirdim akıcı bir romandı.
Duygu ve Düşünce
Beyoğlu'nun En Güzel AbisiAhmet Ümit · Everest Yayınları · 201943,4bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
8/10
·268 syf.·
2026 44. kitabı
İlklerin günahı olmaz diyor, yazarın dırdırını sineye çekebilecek her edebiyatsevere bu tarihi klasiği tavsiye ediyorum. ​Hikaye, İstanbul Boğazı'ndaki Öreke Taşı mevkiinde üç gizemli cesedin bulunması ve ardından Beyoğlu'nda intihar süsü verilmiş şüpheli bir ölümün yaşanmasıyla başlıyor. Dönemin idealist sorgu yargıcı (müstantik) Osman Sabri Bey, bu karmaşık düğümü çözmek ve katilleri bulmak için tehlikeli bir soruşturmanın içine atılıyor. Kurgu tek kelimeyle harika! ​Ancak kitabı değerlendirirken yazıldığı dönemi ve yazarın alametifarikasını göz önünde bulundurmak gerekiyor. Puanımı kırarak eleştirdiğim ve aynı zamanda hayran kaldığım noktalar kısaca şöyle: ​ Neden Puan Kırdım? ​ Kitap, Sultan II. Abdülhamid döneminde (1884) yayımlanmış. İstihbaratın, jurnalciliğin ve baskının yoğun olduğu bu dönemde böyle bir kitap yazmak gerçekten büyük risk. Yazar da ara ara araya girip padişah güzellemeleri yapıyor. (Gerçi adam ne yapsın, tüm kitaplar padişahın izni olmadan basılmıyor.) ​ Ahmet Mithat tam anlamıyla ağzı çok kalabalık, çok laf yapan bir yazar. Kurgunun en heyecanlı yerinde aniden araya girip okuyucuya ders vermeye kalkması, bitmek bilmeyen toplumsal nasihatleri ve o bildiğimiz "öğretmen" edası insanı gerçekten boğuyor. Bilgi sıkıştırmak için sürekli akışı bozuyor. ​ Konu çok güzel, kurgu mükemmel ama yazar bu gevezeliği yüzünden konuyu sonlara doğru iyice uzatıyor. Polisiye kurgunun o dinamik, merak uyandıran temposu ne yazık ki bu gereksiz uzatmalar yüzünden baltalanıyor ve okuyucuyu biraz sıkmaya başlıyor. ​ Neden Kesinlikle Okumalısınız? ​Tüm bu anlatım kusurlarına, yazarın laf kalabalığına ve sonlardaki tempo düşüşüne rağmen kitap kesinlikle güzel ve okumaya değer. Dönemin İstanbul’unu, eski hukuk sistemini (müstantiklik müessesesini)
Esrâr-ı CinâyâtAhmet Mithat Efendi · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20253,056 okunma
Hayal kırıklığı!!
7/10
·418 syf.··
2026 49. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 13:12
“Bir roman, anlatmak istediği fikirlerin ağırlığı altında ezilir mi?” Herkese selamlar sevgili kitap dostlarım. Bugün Ahmet Ümit ’in okuduğum dördüncü kitap olan Beyoğlu'nun En Güzel Abisi ’nden bahsetmek istiyorum. Açık konuşacağım; Bir Aşk Masalı ’nı saymazsak ( onu hiiç beğenmemiştim) Ahmet Ümit’ten şimdiye kadar okuduğum kitaplar arasında en az beğendiğim eser bu oldu. Üstelik bu kadar övülen, bu kadar sevilen bir kitaptan bunu hiç beklemiyordum. Belki Başkomiser Nevzat serisine kronolojik sırayla başlamamış olmamın bunda bir etkisi vardır, bilemiyorum. Çünkü bu kitap, Başkomiser Nevzat’la tanıştığım ilk kitaptı. Ama dürüst olmak gerekirse, yıllardır duyduğum övgülerden sonra karakterle aramda beklediğim o bağı da kuramadım. Kötü bir karakter değildi elbette ama bende “işte bu yüzden herkes onu bu kadar seviyor” duygusunu uyandırmadı maalesef... Kitabın beni en çok zorlayan tarafı ise klişeler oldu. O kadar fazla klişe vardı ki birçok yerde kendimi bir roman okurken değil de Arka Sokaklar’ın bir bölümünü izliyormuş gibi hissettim. Mafya tiplemeleri, polislerin kendi aralarındaki konuşmaları, bazı olayların ilerleyiş biçimi… Bir süre sonra beni hikâyenin içine çekmek yerine hikâyeden uzaklaştırmaya başladı. Açıkçası kitabın büyük kısmını sıkılarak okudum. Ama beni asıl rahatsız eden şey bu da değildi. Daha önce Ahmet Ümit kitaplarıyla ilgili yazdığım incelemelerde de bundan bahsetmiştim. Ahmet Ümit’in romanlarında çoğu zaman çok yoğun bir mesaj verme isteği hissediyorum. Elbette edebiyat yalnızca güzel cümleler kurma sanatı değildir. Edebiyat aynı zamanda topluma ayna tutar, sorgulatır, rahatsız eder, düşündürür. Buna sonuna kadar katılıyorum. Fakat güçlü bir romancı, söylemek istediği şeyi hikâyenin içine yedirir. Siz o mesajı satır aralarında hissedersiniz. Buradaysa birçok yerde
Edebiyat
Beyoğlu'nun En Güzel AbisiAhmet Ümit · Everest Yayınları · 201943,4bin okunma
Ahh Beyoğlu ...
9/10
·352 syf.··
2026 19. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 15:22
__Çember Apartmanı deyınce, bir apartmanda yaşayan insanların hikayesidir herhalde diyerek okumaya başladım. Evet, apartmanda yaşayan insanların hikayesi.. Amaaaaa Bu apartman, bir şehirde asırlardır sırt sırta yaşayan, birbiri ile evlenen, dost olan ; bir vatanda iki olmaya zorlanmış insanların hikayesini anlatıyor. 75 yasındakı başkarakter olan Periklis efendinin hayatını okurken, 6-7 eylül 1955 olaylarına, 1964 sürgününe... Olayların öncesine sonrasına, yarasına, gözyaşına ortak ediyor. Kıbrıs'ta insanlarımızın zulme ugradıgı dönemlerde, asırlardır İstanbulda yaşayan rumların maruz kaldıgı bir zulme tanıklık ediyor. Aralarında "zulme hayır biz kardeşiz" dıyen, Osmanlıya Türkiyeye vatanın evladı olarak sadık kalan, kız alıp veren, yanyana dükkanlarda çay içen, dertlenen, gülen insanların bir gecede düşman edilişinin hikayesi. Bir tarafta soydaşları zulme ugrarken, aynı zulmü masum insanlara reva görenlerimizin malesef ayıbı... Keşke olmasaydı dedim. Katledılen insanlar, te*vüze ugrayan kadınlar, yıkılan mezarlar etrafa sacılan kemıkler, sunnet edılen rum dın adamı ve daha neler neler okudum. İnsan ne tuhaf, taraf tutmak söz konusu olunca hemen düşman kesiliverıyor kardeş olanlar. Ne çabuk tuzaga düşüyoruz. Ne cabuk oyununa geliyoruz bizi ezmek isteyen fillerin. Fare gibi oynatıyoruz kendimizi. Kitap sadece bu acılarla ilerlemıyor tabiki bu travmaları yaşayan Periklis'in okul yılları, mahalleli ile yasadıkları, komsulukları, aşkları ( Ülker, Markela, Leyla) nı da konu alıyor. Herkes Yunanistan'a giderken, bir aşkın hasreti ile İstanbulda bekleyişini... Çok güzel akan bir kitaptı. Nasıl ilerledi anlamadım. Yazarın kalemi ile ilk kez tanıştım ve cok begendim. Yunanaca bazı kelimelerin altını çizdim, anlamalrına baktım. Çok güzel kültürel bilgiler edindim. Tek tuhaf
Çember ApartmanıDefne Suman · Doğan Kitap · 0476 okunma
8/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2026 36. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2026 21:01
"Bunlara verilecek en iyi isim bu; Sözde kızlar! Serbest kaldıkları zaman gördüğünüz şeyleri çekinmeden yapan bu mahlüklar, koca aramaya başlayınca sıkılgan, utangaç, tecrübesiz, saf görünmesini de pek iyi bilirler." (Sayfa: 119) Sözde Kızlar, yazarın o dönem İstanbul’unda ortaya çıkan, Batılılaşmayı sadece lüks, eğlence, sorumsuzluk ve yozlaşma olarak algılayan bir kesime yönelik sert bir eleştirisini yansıtıyor. Bir tarafta Anadolu’da canla başla süren bir Millî Mücadele vardır; diğer tarafta ise bu mücadeleye tamamen sırtını dönmüş, Şişli ve Beyoğlu barlarında gününü gün eden, millî ve manevi değerlerinden kopmuş bir kitle. Peyami Safa, bu zıtlığı muazzam bir toplumsal eleştiriyle gözler önüne sermiş. Kitap sadece bir, "yanlış Batılılaşma" ya da aşk romanı değil. Bir milletin varoluş mücadelesi verdiği en kritik tarihi dönemde, başkentin içine düştüğü ahlaki buhranın edebi bir vesikası önemi taşıyor. Peyami Safa, toplumsal bir yaraya parmak basarken bize şu soruyu sordurur: Ülke yanarken, kendi değerlerine yabancılaşarak ayakta kalmak mümkün müdür? ​Dönem romanlarını, toplumsal değişim sancılarını okumayı seviyorsanız, Sözde Kızlar sunduğu tarihi atmosferle zaman ayırmanız gereken bir klasik. İyi okumalar.
Sözde KızlarPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 202111,3bin okunma