“Asla gerçekleşmeyecek tutkuların tohumları ekildiğinden
İyi, kötü, günah, ceza eksik olmamış peşimizden
Daima yolunu kaybetmişiz, çaresiziz biz
Bunları alt edecek irade çıkmıyor içimizden.
Nerelerde, ne vaziyette başıboş dolanırsın?
Neyi kınar, arar durur ve hatırlarsın?
Belli belirsiz bir düş, zayıf bir yanılsamadır o
Şarabı içmeyi unutunca, böyle düşüncelere dalarsın.”
“Toplum bunu kabul etmez.
Toplum değil. Sen kabul etmezsin değil mi?
Eğer böyle yapmaya devam edersen, toplum sana iyi davranmaz.
Toplum değil yani. Sen.
Toplum seni canlı canlı gömer.
Toplum değil. Beni gömecek olan sensin, değil mi?”
“Uzun uzun bir gürleme sesi yankılandı ve büyük bir boşluğa inen, bitmek tükenmek bilmez bir merdivenden aşağı düştüğünü hissetti. Merdivenin dibinde bir yerlerde karanlığın içine yuvarlandı.”