b

Onüç Günün Mektupları
10/10
·107 syf.··
Beğendi
·
2026 21. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 12 Nisan 2026 12:11
Kütüphanemde olmasını istediğim bir kitap. Cemal Süreya’nın ikinci eşi Zühal’e hastanedeyken 13 gün boyunca yazdığı mektuplar bunlar. Mektupların aslına da kitapta yer verilmiş. Çok samimi ve içten geldi bu mektuplar bana. Gündelik bilgilendirmeler dışında Cemal Süreya eşine de aşkını her fırsatta dile getiriyor. Çok hoş bir sevgisi vardı içimi ısıttı. Bir kız çocuğu istediğini de sürekli vurguluyordu mektuplarında. Hoş, nahif ve sevgi dolu bir bekleyiş hissettim ben bu satırlarda. Yazmak için yazılmamışlardı ve süslü cümleler olmadığı için de samimi buldum. Bir ailenin onüç gününe tanık oldum kitap boyunca. Erdal Öz’ün başta yazdığı yazı da ayrı hoşuma gitti. Çok beğendim bu kitabı.
Onüç Günün MektuplarıCemal Süreya · Can Yayınları · 19905,6bin okunma
Normal İnsanlar
5/10
Yeni yazarların günümüzde gerçekten beğeni alması, kitaplarının sevilmesi ve okunması biraz şans oyunu gibi bence. Çünkü gerçek okuyucuların süzgecinden geçmek, onlara dokunmak ve beğenilerini
Normal İnsanlarSally Rooney · Can Yayınları · 20199,8bin okunma
Normal People
5/10
·266 syf.··
2026 18. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 05 Nisan 2026 20:25
There is actually nothing to say about the book, as it doesn’t have any engaging passages or a real plot. We are reading paragraphs about two friends who don’t have any emotional connection with each other but who are only attracted to one another sexually. I mean, normal people have feelings, daily routines, and sometimes interesting dialogues, but these two have absolutely nothing in common, neither daily routines nor any interesting actions happening in their lives. I chose this book because of its simplicity; it was a good choice for my language level, but there was nothing interesting or appealing in terms of the story or the characters. It’s good to see new writers doing interesting things, and even if I’m a bit distant from the bestseller shelves or new writers, I’d like to give this book a chance and maybe break my prejudices. Unfortunately, I didn’t like the book and saw it as a waste of time. Saying that makes me a bit sad because Sally Rooney seems to be a courageous person who raises social awareness about what is happening around the world. I’ll still keep my distance from her books, but I hope that won’t last forever.
Normal PeopleSally Rooney · Faber & Faber · 20182 okunma
Erken Trenlerde
Puan vermedi·112 syf.··
2026 17. kitabı
·
17 saatte okudu
·
Okunma: 28 Mart 2026 15:14
Çeviri şiir okumak hem çeviren için hem de okuyucu için biraz fazla emek gerektiriyor bence. Tesadüfen denk geldiğim bir kitaptı, yazarın Rusya’da bu kadar önemsendiğini bilmiyordum. Şiirin özünü anlamak için kültüre aşina olmak ve mümkünse ana dilinde okumak gerektiğine inanıyorum. Bu yüzden şiirler bana geçmedi ne yazık ki. Yine de kaçamak bir kitap oldu ve bana yeni bilgiler kattığı için sevdim.
Erken TrenlerdeBoris Pasternak · Can Yayınları · 2013115 okunma
De Ki İşte
7/10
·160 syf.··
2026 14. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Mart 2026 01:55
Bir alıntıya denk gelip spontane başladığım bir kitaptı. Yazar ile tanışma kitabım oldu ayrıca. Ne kadar doğru bir seçim bilmiyorum çünkü kitap hakkında nasıl hissettiğimden emin değilim. Öncelikle üç farklı bölümden oluşuyor; Ölüm (de) Yaşam (ki) Felsefe (işte) Bu şekilde bakınca taşlar biraz daha yerine oturuyor. Başta her ne kadar şiir kitabı gibi görünse de aslında tam anlamıyla deneme/ düşünce-felsefe kategorisinin hakkını veriyor. Şiir gibi yazılmış derin düşünceleri, basit gibi görünen ağır cümleleri ve insanı sorgulatan bir sürü satır okudum. Bu açıdan hızla okuyup geçmeye uygun değil, biraz sindirmek ve okuduğunu düşünüp anlamak en iyisi. Ben ilk bölümde çok fazla bu şekilde yaklaşmamıştım sonrasında okuduğum incelemeler de biraz bana ışık tutmuş oldu aslında. Daha fazla detaylandırmaya gerek yok sanırım. Her ne kadar sorgulatan bir yanı olsa da ben zaman zaman sıkıldım okurken. Bazı yerlerde felsefe adı altında çok fazla tekrar vardı diye düşünüyorum. Bu alana daha yakından ilgisi olan insanlar için muazzam bir seçim olabilir. Buna ek olarak son bölümü okurken Oruç Aruoba’nın bilgisine hayran kaldım. Çoğu sayfanın altında uzun uzun ek bilgiler vardı. Sonrasında biraz hakkındakilere göz atıp Felsefe alanında özgeçmişi olduğunu okuyunca sürpriz olmadı. Ülkemizde böyle yazarlar olduğu için gururlandım. Kısacası şiir olarak okunacak bir kitap değil. Yavaş yavaş düşünerek sayfaları çevirmek en iyisi. İlgisini çekenlere şimdiden iyi okumalar.
De ki İşteOruç Aruoba · Metis Yayınları · 20186,8bin okunma