b

Arles, Ağustos sonu 1888
AYÇİÇEĞİ TABLOLARI Üstünde çalıştığım üç tuval var elimde -birincisi, açık renk bir geri plan üstüne, yeşil bir vazoda üç çok kocaman çiçek, 15 numara bir tuval; İkincisi, biri tohuma kaçmış, taç yapraklarını dökmüş, biri tomurcuk halinde üç çiçek, geri plan koyu mavi, tuval 25 numara; üçüncüsü, sarı bir vazoda bir düzine çiçek ve tomurcuk (30 numara tuval). Sonuncusu açık renk üstüne açık renk, umarım en güzeli olacak.
Sayfa 196·Kitabı okudu
b
🌻🌻🌻🌻🌻🌻🌻
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
İLK İNCELEME HEYECANI :)
9/10
·536 syf.··
2026 14. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 06 Nisan 2026 17:45
İlk kez lisedeki edebiyat öğretmenimden adını duyduğum bu kitabı lise bittikten tam 9 sene sonra okumak kısmet oldu. Demek ki zamanı şimdi gelmişti. Bana söylemesi gerekenler şimdiye aitti. Trabzonda doğmuş ve büyümüş biri olmama rağmen ilk kez yaşadığım şehrin sokaklarında bu kadar büyülenerek gezdim. Her betimleme beni sanki o anın, o yılların içindeymişim gibi hissettirdi. Tabi yalnızca Trabzon’da geçmiyor hikaye. Azerbaycan, Batum, Tebriz, Taht-ı Süleyman, İstanbul… Geçtiği her şehirde, yürüdüğü her sokakta sanki ben de onunla birlikte yürüdüm. Çölün dayanılmaz sıcaklığını, Karadeniz’in ansızın gerçekleşen fırtınalarını yağmurunu, sonra yine ansızın ortaya çıkan bahar havasını soludum. Dili oldukça etkileyici, kurgusu son derece başarılı olan bu romanda zaman nasıl aktı, hikaye nasıl bitti anlamadım. Son sayfaya gelince son kez bir yokladım acaba başka bir sayfa daha yok muydu diye :) "İki ırmak onlar" diyor yazar romanının kahramanları için. Setterhan ve Zehra. Gerçekten de öyle fakat öyle güzel birleşiyor ki hayatları taşlar öyle güzel yerine oturuyor ki her şey bu birleşme içinmiş gibi hissettiriyor. Romandaki her kahraman o kadar derin işlenmiş ki hiçbiri için bir boşluk bırakılmamış. Herbirinin kendi hikayesi, kendi acısı, kendi yolu var. Özellikle değinecek olursam Büyük Hanımın muhacirlik dönemi yaşadıkları o kadar etkileyici işlenmiş ki o çok sevdiği evinden ayrılırken, hayatta kalmak için birçok şeyden vazgeçerken, ona emanet edilenleri korumaya çalışırken yine de isyan etmeyip her daim Allah'a sığınmalarında gözyaşlarımı tutamadım. Daha fazla karakterlere ait bilgi verip okuyacak olanların heyecanının önüne geçmek istemiyorum. Çünkü her sayfayı büyük bir merakla çevirdim ben. Henüz okumamış olanlar için içtenlikle tavsiye edeceğim ve benimde etkisinden
Nar AğacıNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 202534,1bin okunma
b
bir gün okumayı çok isterim, harika bir incelemeydi. daha nicelerini okumayı sabırsızlıkla bekliyorum 🥹
SONUNDA BİTTİ
2/10
·272 syf.··
2025 25. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 23 Ekim 2025 10:49
Nereden başlayacağımı bilmiyorum; o kadar yorucu bir kitaptı ki sanırım ömrümde bu kadar sıkıcı bir kitap daha okumadım. Zaten okuyamadım. 8. bölümden itibaren sesli kitap şeklinde dinlemek durumunda kaldım. Sadece şunu söyleyebilirim ki kitabı herhangi bir sayfadan itibaren okusanız da olay örgüsü yine değişmeyecek; kendinizi Necip karakterinin kafasında kurduklarıyla bulacaksınız. Romanda üç farklı karakter baz alınıyor: Suat (kadın), eşi Süreyya ve onun kuzeni Necip. Necip, evlilik istemeyen, bu konuda çok fazla önyargısı olan biri. Kadınlara yönelik düşünceleri ve aşağılamaları kitap boyunca beni çok sinirlendirdi. Günümüzdeki “prenses erkek” kavramına çok yakın tavırları vardı ve gerçekten yorucuydu. Suat ile Süreyya’nın evliliğini gördükçe onlara özenip Suat gibi bir eşi olmasının hayalini kuruyor ve arzuluyordu. Ama bunlar o kadar ağır ve sıkıcı betimlemelerle aktarılmıştı ki artık yeni bir bölüme geçmektense yeni bir paragrafa geçmeyi hedefler oldum. Sonrasında dayanamayıp sesli kitap şeklinde dinledim; onda da durum farksızdı ama yine de daha katlanılır olduğunu söyleyebilirim. Süreyya’ya gelince; yalı sevdalısı, tek aktivitesi tekneyle gezmek olan ve etrafında yaşananlara karşı kör ve akılsız bir karakter. Metin boyunca Suat’a çok bağlı gibi lanse edilse de kitabın sonunda bunların hiçbir öneminin olmadığını anlamış olduk. Korkak ve sefil birisi. Suat daha naif görünse de pek akıllı olduğunu düşündüğüm bir karakter değil. Necip’in ona olan ilgisini fark ettikten sonra saf duygularla karşılık verse bile, en ufak olayda nem kapacak birisi. İlk psikolojik roman olduğu söyleniyor ama en çok Necip’in buhranlarına şahit oluyoruz. Kitaptaki üç farklı karakterin de düşüncelerinin yansıtılması daha mantıklı olurdu diye düşündüm. Belki kitabın sonlarına doğru
EylülMehmet Rauf · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202150,1bin okunma
MKY isimli okura yanıt verildi
b
yalnız olmadığımıza sevindim 🫠

b

, bir kitap okudu
10/10
·210 syf.··
Beğendi
·
8 günde okudu
·
Okunma: 15 Aralık 2025 15:26
·
2025 41. kitabı
Yu Hua
8.5/10 · 70,7bin okunma
büşra isimli okura yanıt verildi
b
Teşekkür ederim büşra, ben de merakla okuyorum şimdiden beğendim 🫶🏻
SONUNDA BİTTİ
2/10
·272 syf.··
2025 25. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 23 Ekim 2025 10:49
Nereden başlayacağımı bilmiyorum; o kadar yorucu bir kitaptı ki sanırım ömrümde bu kadar sıkıcı bir kitap daha okumadım. Zaten okuyamadım. 8. bölümden itibaren sesli kitap şeklinde dinlemek durumunda kaldım. Sadece şunu söyleyebilirim ki kitabı herhangi bir sayfadan itibaren okusanız da olay örgüsü yine değişmeyecek; kendinizi Necip karakterinin kafasında kurduklarıyla bulacaksınız. Romanda üç farklı karakter baz alınıyor: Suat (kadın), eşi Süreyya ve onun kuzeni Necip. Necip, evlilik istemeyen, bu konuda çok fazla önyargısı olan biri. Kadınlara yönelik düşünceleri ve aşağılamaları kitap boyunca beni çok sinirlendirdi. Günümüzdeki “prenses erkek” kavramına çok yakın tavırları vardı ve gerçekten yorucuydu. Suat ile Süreyya’nın evliliğini gördükçe onlara özenip Suat gibi bir eşi olmasının hayalini kuruyor ve arzuluyordu. Ama bunlar o kadar ağır ve sıkıcı betimlemelerle aktarılmıştı ki artık yeni bir bölüme geçmektense yeni bir paragrafa geçmeyi hedefler oldum. Sonrasında dayanamayıp sesli kitap şeklinde dinledim; onda da durum farksızdı ama yine de daha katlanılır olduğunu söyleyebilirim. Süreyya’ya gelince; yalı sevdalısı, tek aktivitesi tekneyle gezmek olan ve etrafında yaşananlara karşı kör ve akılsız bir karakter. Metin boyunca Suat’a çok bağlı gibi lanse edilse de kitabın sonunda bunların hiçbir öneminin olmadığını anlamış olduk. Korkak ve sefil birisi. Suat daha naif görünse de pek akıllı olduğunu düşündüğüm bir karakter değil. Necip’in ona olan ilgisini fark ettikten sonra saf duygularla karşılık verse bile, en ufak olayda nem kapacak birisi. İlk psikolojik roman olduğu söyleniyor ama en çok Necip’in buhranlarına şahit oluyoruz. Kitaptaki üç farklı karakterin de düşüncelerinin yansıtılması daha mantıklı olurdu diye düşündüm. Belki kitabın sonlarına doğru
EylülMehmet Rauf · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202150,1bin okunma
hanifi yikilmaz isimli okura yanıt verildi
b
Teşekkür ederim