.bmbf

.bmbf
@bhdgn
Fareler ve İnsanlar( ELEŞTİRİ ve İNCELEME) spoiler içerirr!!
Puan vermedi·126 syf.··
Beğendi
·
2022 4. kitabı
OYSA HERKES ÖLDÜRÜR SEVDİĞİNİ George ve Lennie hayatlarını idame ettirebilmek için tarım isçisi olarak çalışan iki evsizdir. Birbirlerine yakın ve çıkarsız ama bir o kadar da zıt bir ilişkileri vardır. Kitabın yazarı John Steinbeck tarım isçisi bir ailenin çocuğudur. Bu sebepten bu konu ile ilgili yazmış olabilir. İnsan ilişkilerine, farklı tip insanlara, ümide ümitsizliğe, ırkçılığa ve işçilerin çektikleri zorluklara değinmiştir. Bu olayları sıradan ve zeki olan George ve onun iri yarı, cüsseli ve akli dengesi tam yerinde olmayan, unutkan arkadaşı Lennie ile okuyucuya aktarmıştır. George çiftliklerden yeni işler bulur ama Lennie sürekli kovulmalarına sebep olacak davranışlarda bulunur. Çünkü Lennie’nin bir zaafı vardır. Yumuşak şeylere dokunmayı çok sever. Çok masum bir sevgidir onun ki aslında. İnsanı fesatlaştıran aklıdır. Kitapta da bahsedildiği gibi “ İnsanın yüreğinin iyi olması için akla ihtiyacı yoktur.”¹ Ama Lennie orantılı bir güce sahip değildir. Küçük fareleri severken öldürüverir. Çünkü gücüne hakim olamaz. “İnsan en büyük zararı sevdiğine verir.” sözü bu duruma uygundur. İlk kaçtıkları yerden de bu sebepten kaçarlar. Lennie bir kadının kıyafetine dokunmak ister ama Lennie’nin durumunu bilemeyen kadın Lennie’yi yanlış anlar ve çığlık atar. Onlarda halktan linç yememek için kaçmak zorunda kalırlar. George yeni bir çiftlik bulmuştur. Lennie’yi de sıkı sıkı tembihler başını belaya sokma diye. Orda çalışıp para kazanma hayalleri vardır. Tavşanlarında olduğu bir çiftlik çünkü Lennie tavşanları çok sever. Lennie’nin istediği gibi onlar tüylü ve yumuşaktır. George bazen Lennie’den yakınır. Onun yüzünden hep başının dertte olduğunu söyler. Onu istemediğini söyler ama hemen pişman olur ve Lennie’yi ne kadar sevdiği aklına gelir. Yeni çiftliğe gelirler.
Herkes Öldürür Sevdiğini ⍨
Fareler ve İnsanlarJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 2023211,4bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Son 48 Saat ( ELEŞTİRİ VE İNCELEME) spoiler içerirr!!!
Puan vermedi·384 syf.··
Beğendi
·
2022 6. kitabı
SON 48 SAAT Heyecan sever misiniz? Cevabınız evet ise Son 48 Saat kitabı aradığınız kitap olabilir. Hatta Tina Boyd serisinin tüm kitaplarını seveceğinize eminim. Simon Kernick'in kaleme aldığı Tina Boyd serisi 6 kitaptan oluşan, suç ve polisiye türünde romanlardır. İşlediği her konuyu kitabin son bölümüne kadar gizemli tutup okuyucunun kitaba bağlanmasını ve olayların içine dalıp gitmesini sağlar. Son 48 Saat kitabının giriş bölümüyle heyecan başlar. İlk okuduğunuzda hiçbir şey anlamamakla birlikte aşırı bir merak sarar. Acaba bir sonraki bölümde neler olacak diye merak etmeye başlarsınız. Böyle olması bana cazip geliyor çünkü kitaplardan sıkılan kitleleri bile kitaba kolayca bağlayıp saatlerce okumalarını sağlıyor. Bir bakmışsınız, bitsin diye saatlerce okumaya başlamışsınız. Kitap bölümlerden ve kısımlardan oluşuyor. Bölümler çok uzun olmaması sebebiyle bölümleri kolaylıkla bitirebilirsiniz. Kısıtlı zamanlarınızda bir bölümü okuyabilirsiniz. Bölümler genel olayın içinde dallanan alt olaylardan bahsettiği için konu kopukluğu da yaşamıyorsunuz. Zaten elinize aldığınızda bir kaç sayfa okuyup bırakmanız imkansız. Merak edip saatlerce okursunuz. Kitabi okurken olayın içine giriyorsunuz. Karakterlere bürünüp olayları yaşıyorsunuz. Geriliyorsunuz, heyecanlanıyorsunuz ve korkuyorsunuz onların duygularını hissediyorsunuz. Olaylar ilmek ilmek en ince ayrıntısına kadar işlenmiş. Okurken "Yok artık!" "Oha" gibi tepkiler vermeniz çok normal. Kitabın ilk sayfasından son sayfasına kadar heyecan ve gizem soluksuz devam ediyor. Bolca kovalamaca, çatışma, ölüm ve ihanet okuyorsunuz. Bir polisiye romanında aradığınız her şey bu kitapta. Olaylar bir annenin kızının kaçırılmasıyla başlıyor. Akşam olmuş, geç saatte işten dönmüşsün ve ev karanlıklar içinde. içeri adım atıyorsun
Polisiye
Son 48 SaatSimon Kernick · Olimpos Yayınları · 20171,182 okunma
Mahalle Kahvesi (ELEŞTİRİ VE İNCELEME) spoiler içerirr!!
Puan vermedi·144 syf.··
Beğendi
·
2022 3. kitabı
Bizden Biri Toplumla iç içe olan yazarlar, toplumu eserlerinde doğru şekilde yansıtırlar. Sait Faik'te böyle biridir. Toplumcu-gerçekçi tarzda bir eser vermiştir. Mahalle Kahvesi kitabında, Sait Faik gözlemciliğini zirveye çıkarmıştır. Olan biteni o an ne görüyorsa aktarmıştır kitabına. Okurken olayların içine çekiyor, fakat uzun betimlemeler de bir zaman sonra bunaltıyor. Ayrıca bu öyküler hayatın içindendir. Yazarken yaşadığı çevreden yaralanmıştır. Toplumda sıradan diyebileceğimiz olayları kaleme alarak cevherlerini ortaya çıkarma ve fark edilmeyenleri fark ettirme çabası içerisindedir. Bizlere sıradan gelen olaylardan sayfalar dolusu öyküler çıkarabilir. Mahalle Kahvesi kitabi yazarın 6. Kitabıdır. Kitap 22 farklı kısa hikayeden oluşmaktadır. Kitaptaki 22 hikâyenin 13'ü kentte, 8'i Burgaz Adası'nda, biri köyde geçmektedir. 22 hikâyenin 20'si şimdiki zamanla, ikisi ise geçmiş zamanla anlatılmaktadır. Öykülerin tümünün anlatıcısı birinci tekil kişidir. Böyle olmasına rağmen Sait Faik, sadece beş öyküde kendinden bahsetmektedir. Hikâyelerdeki dil zaman zaman tamamen konuşma diline dönmektedir ve bol bol argo kullanılmıştır. Çok uzun olamayan ve okuması kolay bir kitap lakin uzun olay örgüleri ve heyecan arayanları birazcık sıkabilir. Kitap 1950 yılında yazılmış. 72 yıllık bir kitap olmasına rağmen konular ve olaylar çok da yabancı gelmiyor. Dili de bu döneme çok fransız değil. Ben okurken hikayeler bana eski Yeşilçam filmlerini hatırlattı. Kitaba ismini veren ilk hikayeden sizlere kısaca bahsetmek istiyorum. Öykü sıradan bir mahalle kahvesinde geçmektedir. Sait Faik camdan dışarısını seyreder, kahvede olan biteni izler ve betimler. Sıradan olayların dışında başka bir olay yaşanır. Babası hasta bir genç vardır. Hayırsız bir evlattır. Kız kardeşini kötü
Hikaye-Öykü
Mahalle KahvesiSait Faik Abasıyanık · İş Bankası Kültür Yayınları · 20129bin okunma
Devlet tüm bölümler (ELEŞTİRİ VE İNCELEME) spoiler içerirr!!!
5/10
·372 syf.··
Beğendi
·
2022 2. kitabı
1.Bölüm Kitabi okumaya başlamam biraz zaman aldı. Başlayıp bıraktığım oldu defalarca. İlk okuyanlar içinde böyle olacağını düşünüyorum. Anlaşılması zor bir kitap, bir roman gibi olaylar zinciri yok. Karşılıklı konuşma şeklinde ilerliyor. Konuşulanları anlamak da oldukça zor. Okuyup geçmek yetmiyor, söylenilenleri düşünmekte gerekiyor. İlk bölümü anlamak için 2 3 defa okuduğumu da itiraf etmek istiyorum. İlk bölüm Sokrates ve Kephalos'un yaşlılık ve zenginlik konusu üzerine konuşmasıyla başlayıp, doğruluk ve eğrilik konusuna kayıyor. Konuşmalar kavga ve sataşma şeklinde değil karşılıklı, fikirleri açıklama ve çürütme şeklinde nezih bir yöntem ile ilerliyor. Günümüz şartlarında, devirler atlanmış ve insanlar gelişmiş olmasına rağmen bu şekilde kaliteli sohbetlerle karşılaşmak çok zor. Günümüz insani fikre saygı duymak yerine kendi doğrularını dayatma peşinde. Başkalarının fikirlerini doğru açıklamalar ile çürütmek yerine yalanlamayı tercih ediyorlar bu da karşıdaki kişinin kabullenmesini zorlaştırıyor. Sokrates’in izlediği yöntem ise karşıdaki insanın fikirlerini yalanlayıp inkar etmek yerine onlara sorular sorarak fikirlerinin yanlış olduğunu düşündürerek doğruyu kendilerinin bulmasını sağlıyor. Sokrates ”Kimseye hiçbir şey öğretemem, sadece onların düşünmelerini sağlayabilirim” diyor. Bu söz Sokrates’in düşündürerek öğretmeyi amaçladığını gösterir niteliktedir. Devlet kitabını Platon yazmıştır. İçinde ki ana karakter Platon'un hocası olan Sokrates’tir. Platon hocasının sohbetlerini kaleme almıştır. Fakat yazdıkları tamamen Sokrates’e mi ait yoksa kendisi de bir şeyler kattı mı bilemiyorum Kitap 10 bölümden oluşmakta. 1.bölüm, Doğruluk nedir? , Doğruluk kişinin işine gelen midir? , Doğru olmak mi daha kârlıdır, olmamak mı? , Eğrilik nedir? , Doğrular
Felsefe-Düşünce
DevletPlaton (Eflatun) · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201932,8bin okunma
1984( ELEŞTİRİ VE İNCELEME) spoiler içerir!!!
9/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2022 1. kitabı
OLAĞAN DİSTOPYA Günümüzde ve tüm çağlarda da olduğu gibi zor şartlar altında kalan insanlar zamanla bulundukları duruma adapte olurlar. Zavallı insanların bu adaptasyonundan faydalanmak isteyen açık gözler de, insanların başına yönetici ve lider konumunda geçerler. Bu liderler kendi çıkarları doğrultusunda oluşturdukları sistemlerine insanları adapte ederler. Sistemlerinin içinde olmaya zorlarlar. Kendi kurallarını insanlara zorla dayatırlar. Bu sistemin dışında kalmak isteyenleri ise dışlarlar ve cezalandırırlar. İnsanlar bir müddet sonra bu saçma düzenlere göz yummaya, alışmaya başlarlar. Hatta bazıları hallerinden memnun bile olur. Bir çift kıyafetleri olsa da, 20 saatten fazla çalışsalar da kısaca çok kötü durumda olsalar da başlarındaki şahsı kendilerine ilah edinip ona sevgi dolu sözcükler yağdırarak onu yüceltirler. Çünkü onlara vadedilen hayattaki en değerli şey olan yaşamdı. O kadar körelmişlerdi ki yaşamak yetiyordu onlara. Yaşamın kalitesinin bir önemi yoktur onlar için. George Orwell’in 1984 kitabındaki distopya genel hatlarıyla bu şekildedir. Körü körüne yaşayan insanların gözlerini bir nebzede olsa açıp, her yönetmeye kalkana boyun eğmemeyi, sorgulamayı öğretmeyi amaçlamıştır. Elbette ki her toplumun bir lidere, bir yol göstericiye ihtiyacı vardır. Liderin hitap ettiği kitle sefalet içinde yüzerken, bu sistemin başındakiler bolluk içinde yaşıyorlarsa bu bir yönetim değil zulümdür. Liderlerin kendi çıkarlarını gözeterek oluşturdukları bu sisteme, çeşitli yalan ve vaatlerle insanları bu sisteme dahil ederler ya da sistemde tutarlar. Sistemin başındakiler ayaklananları, baş kaldıranları ve sisteme karşı gelenleri ortadan kaldırırlar. Sitemdeki ufak bir pürüz her şeyi mahvedebilir, diğer itaatkar halkı galeyana getirebilir ve uyuyan halkı uykusundan
Felsefe-Düşünce
1984George Orwell · Can Yayınları · 2023199,9bin okunma