Oysa bulaşın en tehlikeli olduğu yer kalabalıklardır; kötü ya taklit edilir ya da nefret yaratır, ama her iki tutum da başlı başına tehlike; ya sayıca çok oldukları için onlara benzersin ya da farklı oldukları için nefret duyarsın. Denize açılan tüccar gemide sefih, kâfir, kötü insanlarla birlikte olup olmadığını bilmek isterken pek haklıdır, böyleleri bela getirir diye düşünür. Bu yüzdendir ki büyük fırtına patlamadan önce tanrıları imdada çağıranlarla alay eder Bias; “Kesin sesinizi” der, “bari benimle birlikte olduğunuzu bilmesinler.”
600 yıldır aynı…
Yalnızlık Münzevi yaşamla faal yaşamı uzun uzun karşılaştırmayı bir kenara bırakalım ama ihtiras ve açgözlülükle ilgili şu gösterişli “şahsi değil kamusal çıkarlarımız için dünyadayız” sözünün üstünde tepinenlere söyleyecek iddialı bir çift lafımız var; vicdanlı davranır gibi görünürken aslında tam tersine, kamusal alandan kişisel çıkar sağlamak için statü, yetki ve öteki dünyevi işler peşinde koşuyor değil miyiz daha çok? Çağımızda buna ulaşmak için başvurduğumuz yöntemler gösteriyor ki, değmez. Yalnızlıktan tat almayı sağlayan hırs konusuna gelince, herkese açıkça dirsek atarak toplumdan kaçıp durmak değil mi o? Her yerde kötü ya da iyi olunabilir; ama Bias haklıysa, en çok kötülük var. Ya da bir din adamına göre bin kişi içinde tek iyi yok:
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Günümüzde hekimler geçerli ve güvenilir bilgi için tıbbi yayınlara güvenemezler. Bu ifadeler, en saygın tip dergilerinden biri olan New England Journal of Medicine (NEJM)'in 20 yıllık editörü Dr. Marcia Angell'ın, 2008 yılında Journal of the American Medical Association (JAMA)'da yayımlanan bir makalesinin (Angell, 2008) sonuç cümlesidir. Angell tam olarak şöyle diyordu: ...Resmin bütününe bakarsak, yanlılığın (bias) sadece birkaç izole durum için söz konusu olduğunu söylemek saflık olur. Yanlılık tüm sisteme sızmıştır.
Sayfa 32·Kitabı okudu
Dünyanın gerçek anlamda ilk felsefe tarihçisi sayılan Diogenes Laertios (180-240) bu yedi bilgeyi şöyle sıralar: Kleobulos, Solon, Khilon, Pittakos, Thales, Bias, Periandros. Bu liste biraz daha genişletilecek olursa içine İskit'ten Anakharsis, Peloponnese'ten Myson, Siros'dan Pherekydes, Girit'ten Epimenides de girer.
Sayfa 58
"Hayatta Kalma Önyargısı" (survivorship bias)
Hayatta kalma önyargısı, sadece hayatta kalan ya da başarılı olan örneklerin göz önünde bulundurulup, başarısız örneklerin göz ardı edilmesiyle ortaya çıkan bir mantık hatasıdır. Bu önyargı, bir durumun veya olayın gerçek nedenlerini ve olasılıklarını yanlış anla­ mamıza yol açar. İnsan zihni de bu önyargının esiridir. Kimimiz çok, kimimiz az ama hepimiz mutlaka bu etkinin altındayızdır. Dünyayı bu önyargının merceklerinden görürüz. Bu nedenle de büyük bir ço­ ğunluğumuz başarılı insanların hikayelerinden alınacak derslerin çok değerli olduğunu düşünürken, başarısızlıktan ölesiye korkup kaçarız.İşte ben de tam olarak böyle yaptım. Bana "hayatta kalanlardan" yola çıkarak yazılmış başarı hikayelerine inandım. Sonuçta onlar başar­ mışlardı ben de aynı yolları izlersem başarabilirdim. Yerimden kalk­tım, çok çalıştım, kendime inandım ve gerçekten istedim. Ancak tüm çabama rağmen düşen uçaklardan biri olmaktan kurtulamadım. Ama yaşadıklarım sonrasında bir daha bu salaklığı yapmaya ve uyu­maya niyetim yok.
Sayfa 16 - Kronik Kitap
Sosyal medya algoritmaları; olumsuzluk yanlılığı (negativity bias ) nedeniyle daha çok stres , kıyas ve tatminsizlik üretmektedir. Bu nedenle pozitif düşünce ve duygu birlikteliği artık bir "kişisel gelişim tercihi" değil , bir zihinsel hijyen meselesidir.
Sayfa 13·Kitabı okudu