Esra Bakir Akdemir

Esra Bakir Akdemir
Sıla hasretiyle sınanan, kiyan kokusuyla sermest olan, Kaptan-ı Deryasına meftun bir şiirzede ve şimdi bir de "denizin adına, suyun tadına ulaştıran" Ronya'sına anne.

Esra Bakir Akdemir

, bir kitap okudu
Puan vermedi·191 syf.·
169 günde okudu
·
Okunma: 01 Eylül 2022 08:39
·
2022 7. kitabı
Frédéric Gros
7.8/10 · 9,1bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Dolayısıyla yürümek durmadan faniliğimizi hatırlatır bize; kaba ihtiyaçlarla ağırlaşmış bedenlerimiz nihayetinde toprakla bir bütündür. Yürümek kendimizi topraktan yukarılara taşımak, yerçekimini yenmek veya hız ve yüksekliğin aldatmacasıyla faniliğimizi unutmak değildir; yerin kütlesiyle, bedenin kırılganlığıyla ve bu yavaş yavaş gömülmeyle uzlaşarak faniliğe alışmaktır. Yürümek ayakta, öne eğilmiş bir bedenden ibaret olmayı kabullenmektir. Ancak şaşırtıcı olan şudur ki bu yavaş teslimiyet, bu müthiş dermansızlık bize var olmanın, o eğilmiş bedenden fazlası olmamanın ermiş sevincini yaşatır. Kurşundan bedenlerimiz, orada yeniden kök salacakmış gibi, her adımda düşer toprağa. Yürümek dimdik ölmeye yapılan bir çağrıdır.
Sayfa 161·Kitabı okudu
İnsan
Masa Başı Felsefecileri ve Kinikler
"Masa başı felsefecisi" diye adlandırabileceğimiz felsefeci, şeylerin görünümüyle özleri arasındaki zıtlıkları ifşa etmekten zevk alır. Görünüm perdesi ardında saklı özü ve saflığı ayırt etmek ister, ama dünyanın renklerini bir yana bırakıp bunu kendi düşüncelerinin ne kadar da derin olduğunu göstermek için yapar. Maddi olan şey aldatıcıdır, değişken ve görecelidir, beden bir kılıftır, hakikatse ruhta, fikirde ve zihinde gizlidir. Kinik bu bilindik zıtlaşmanın dışına çıkar. Görünümlerin ardında ne bir hakikat arar ne de kendine bir hakikat yaratır. Daha ziyade, hakikati içkinliğin alışılmadık doğasından çekip çıkarır; dünyanın maddi görüntüsünün hemen altında, onu taşıyan sütunların izini sürer. Doğadan; güneşten,rüzgârdan, topraktan ve gökyüzünden daha hakiki bir şey yoktur; onların hakikati de sonsuz enerjilerinde saklıdır. Yerinden kıpırdamayan felsefecinin ebedi anlaşılabilirlik içinde bir sığınak bulmak adına göz ardı ettiği maddilik, o ne umursamasa da, hâlâ karmaşık ve çok çeşitlidir.
Sayfa 118·Kitabı okudu
Felsefe
Tekvir Suresi
GÜNEŞ, karanlığa gömüldüğünde, ve yıldızlar ışıklarını yitirdiğinde, dağlar kaybolup gittiğinde, ve doğurmak üzere olan dişi develer başıboş bırakıldığında, bütün hayvanlar bir araya toplandığında, ve denizler kaynadığında, bütün insanlar [yaptıklarıyla] eşleştirildiğinde, ve diri diri gömülen kız çocuklarına sorulduğunda, hangi suçtan dolayı öldürüldükleri, [insanların yapıp ettiklerinin] dosyaları açıldığında, ve gökyüzü açılıp ortaya serildiğinde, [cehennemin] yakıcı ateşi parladığında, ve cennet gözler önüne getirildiğinde, [O gün] her insan [kendisi için] ne hazırlamış olduğunu görecektir.
Sayfa 76 - işaret yayınları·Kitabı okuyor
Din
Müddessir Suresi
Böylece Allah, [yoldan çıkmak] isteyeni saptırır, [doğruya ulaşmak] isteyeni ise doğru yola ulaştırır. Ve Rabbinin güçlerini kendisinden başka kimse bilemez: bütün bunlar ölümlü insan için yalnızca bir uyarıdır. EVET hilali düşün! Geçip gitmekte olan geceyi düşün ve ağaran sabahı!
Sayfa 70·Kitabı okuyor
Din