" Bakın bu halk bıkmış, yenilgi görmekten bıkmış. Ben muzaffer bir kumandan olarak gidiyorum karşılarına ve diyorum ki, bir kez daha kazanacağım. "
Sayfa 70 - İnkılap yayınları·Kitabı okuyor
Atam
...aynı rüzgar tarafından kimbilir nerelerden sökülüp koparılmış kızlar; hayattan bıkmış kadınlar, artık tanıştıkları her adamla kendini yeniden yaratabiliyormuş gibi yapmaya hali kalmadığını fark eden, geçmişteki hayallerini hatırladıklarında aşınmış dişleriyle kendi kendilerine çarpık çarpık gülen kadınlar...
Sayfa 27 - İthaki Yayınları·Kitabı okuyor
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Barbo'nun şaşkınlığı
"Ahu yenge, tam olarak Timur Komutan'ımda ne buldunuz?" "Adam, Ahuzar için tüm İstanbul'u ayağa kaldırdı. Kanpusu adını her yere kazıdı," diyen masanın ucundaki Cengiz'di. "Sizin tim arkadaşınız. Onu daha iyi tanıyor olmanız lazım. Bu da soru mu şimdi?" "Valla ben tanımamışım." dedi Barbaros anında, "Yeminler olsun, yıllarca sırt sırta silah tuttuk ama ben bu adamı tanımamışım. Ağzını açıp, ettiği iki kelamdan biri küfürken bu adam nasıl evlendi, oğlum?" Yanındaki Zülfikar'a dönmüş, isyanını ona dökmüştü. "Bu nasıl mümkün olabilir? Adam konuşmuyordu, lan?" Zülfikar aynı isyanları duymaktan bıkmış gibiydi. "La, oğlum, bu adamın bu seviyeye gelebilmesi için konuşması lazım." diye isyanını sürdürdü Barbaros. "Konuşmadan böyle olunur mu lan?" Timur ne denli sessiz kaldıysa hiçbiri şaşkınlığını atamıyordu. En çok da Barbaros. "Konuşuyor ki," dedim. Bu defa hepsi şaşkındı. "Ne konuşuyor?" dedi Süleyman. "Misal?" dedi Aybüke. "Ay, ben de merak ettim," diyen Gökçen'di. "Azıcık anlat, lütfen." Murathan hep bu anı beklemiş gibi keyifle baklava yiyordu. Yusuf Ali, Timur'un kinini anladığından olsa gerek bu sefer onun göğsüne tünemiş, bir eliyle amcasının yanağını okşayarak, yatıştırmaya çalışırken diğer eliyle gizliden Güneş'in elbisesinin uçlarıyla oynuyordu. "Lan, Tönge," diye keyifle bağırdı Doruk. "Adamlara ne yaşattın? Hepsi şaşkınlık içinde." Mukbil kendince bir çıkarım yapmıştı. "Dostum, adam ekip lideri olana kadar bizi bile ciddiye alıp konuşmadı. Hepimiz bize emir versin diye peşine koştuk. Kendi ekibine on katını yaptığına eminim. Sence şaşırmaları normal değil mi?" Tim üyeleri daha çok şaşırdı. "Ekip lideri mi?" dedi hepsi aynı anda. Bunu bireysel olarak en net şekilde dile getiren Aliş oldu. "Kim? Timur Komutan'ım mı ekip lideriydi?" Kızılgerdan ekibi
Her gün, her yerde aynı yüzleri görmekten, aynı sözleri işitmekten bıkmış usanmıştı.
Sayfa 32 - İletişim Yayınları, 11. Baskı - 2020 - İstanbul·Kitabı okudu
Edebiyat
Arap baharını başlatan Bouazizi
2010 yılında bugünün sabahında, Muhammed Bouazizi her sabah yaptığı gibi meyve sebze arabasını Tunus şehrinin bir taraflarına doğru itmekteydi. Her gün olduğu gibi, polisler kendilerinin icat ettiği ödemeyi tahsil etmeye geldiler. Ama Muhammed o sabah ödemedi. Polisler onu dövdüler, arabasını devirdiler ve etrafa saçılan meyve sebzeyi ayakları altında çiğnediler. Bunun üzerine Muhammed üzerine benzin döküp kendini ateşe verdi. Ve herhangi bir sokak sahcısının boyunu aşmayan o küçük ateş birkaç gün içinde, hiç kimse olmaktan bıkmış insanlar tarafından yangın yerine çevrilen tüm Arap alemini sardı.