Puan vermedi·840 syf.··
2026 32. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 09:01
Dünya'da ki savaşlar ölümler gerçek tarih ve bir aile dramı. Tek başına hayat mücadelesi veren bir kadın. Evet yahudi.. Savaş yılları acımasızlıklar, başa gelen kötü olaylar kan revan içinde kaldım resmen. Karanlıkta kalan ülkeler saldırgan ülkeler... Adı bilinmeyen askerler mahvolan gençler. Hayatta olmaktan bıkmış çocuklar. 2.dünya savaşının ağırlığı çöktü üstüme. Geçsin bitsin artik istedim. Kursagına zorla bir lokma yemek giren o çocuğu yaşatmak istedim. Zordu hayat çok zordu o dönemler.. iyiki yaşamadım dediğum yıllar...
Ve Tarih Devam EdiyorElsa Morante · Can Yayınları · 202559 okunma
Puan vermedi·424 syf.··
2026 3. kitabı
Büşra Yılmaz`ın elinden okuduğum ilk kitaptır. Kitap gayet hoş. Ölümü gerçekten çok güzel bir şekilde anlatmış. Kısaca bahsetmek gerekirse hayattan bıkmış ve birçok kez intihar etmeye çalışmış ve başaramamış bir kıza yaşamayı öğreten bir adam var. Hayattan zevk almayı bırakmış insanlar için tutunacak bir dal olabilir. İçinde yoğunlukla psikolojik cümleler bulunmakta. Senaryosu yazıldığı döneme göre gayet iyi. Tavsiye ederim.
Büşra Yılmaz
Ölüme Fısıldayan AdamBüşra Yılmaz · Epsilon Yayınları · 202014,7bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
"Yaşamalıyız"
5/10
·128 syf.··
2026 1. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 01 Ocak 2026 19:14
Babaları ölünce kasabada sıkışıp kalan üç kardeş yıllarca "Moskova’ya gidersek kurtuluruz" diye avunur ama kimse adım atmaz. Olga öğretmenlikten bıkmış, Maşa mutsuz evliliğinden subay Verşinin’e kaçmış, İrina ise çalışarak çıkış arayan ama hayalleri sönen en küçük kardeştir. Arada geçen zamanda kumar batağındaki erkek kardeşleri Andrey evi karısı Nataşa’ya kaptırır, aşklar biter, askerler gider ve Tuzenbah düelloda ölür. Büyük olay olmayan, çay içilen masalarda sessizce tükenen hayatları anlatan oyun, eylemsizliğin ve ertelenen umutların trajedisi gibidir.
Üç Kız KardeşAnton Çehov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20169,8bin okunma
Sıra dışı Bir Çocuğun, Kitapların ve Özgürlüğün Hikayesi: Matilda
8/10
·252 syf.··
2026 7. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 14:53
Filmini büyük bir hayranlıkla izlediğim Matilda’yı, sonrasında kitabından okumak benim için bambaşka bir deneyim oldu. Sayfaları çevirirken filmdeki sahnelerin tek tek gözümde canlanması, hikayeyle kurduğum bağı daha da güçlendirdi. Hem izlerken hem okurken hissettiğim şeyler o kadar ortaktı ki, Roald Dahl’ın bu büyülü dünyası zamansız bir başyapıt olduğunu bir kez daha kanıtladı. Genelde çocukların anne ve babalarının birer kopyası olması, onların rollerini benimsemesi beklenir. Toplumun kodladığı "doğru" budur. Ancak Matilda’da bunun tam tersini görüyoruz. Matilda, onu hiçbir şekilde anlamayan, vizyonsuz ve sevgisiz bir ailenin içinde adeta kendi kendini yetiştirmiş bir çocuk. ​İşte tam bu noktada kitabın bize sunduğu en değerli mesaj devreye giriyor: Kitapların bir insanı nasıl inşa edebileceği. Matilda’nın o küçücük yaşta kütüphane yollarını aşındırarak sığındığı o sayfalar, ona sadece bilgi vermedi; onu büyüttü, geliştirdi ve ona ailesinin sunamadığı o vizyonu kattı. Kitaplardaki bilginin ne kadar kıymetli olduğunu ve bir insanın karakter gelişiminde nasıl mucizeler yaratabileceğini Matilda'nın gözlerinde çok net görebiliyoruz. Hikayede Bayan Trunchbull gibi "Gerçek hayatta da maalesef böyle insanlar var" dediğimiz zorba bir karakterin karşısında, Bayan Honey gibi bir vahanın olması içimizi ısıtıyor. Matilda ve Bayan Honey arasındaki o sohbetler, o naif muhabbet çok etkileyiciydi. En çok hoşuma giden detay ise Bayan Honey’nin karşısındaki küçücük kız çocuğunu küçümsemeyip, onu kendisine denk bir birey, bir ruh ikizi olarak görmesi oldu. Bu, bir çocuğun ruhuna dokunabilecek en güzel yaklaşımlardan biri. Matilda’nın ilk başlarda zihniyle nesneleri hareket ettirebilmesi ama daha sonra zor ve karmaşık derslere geçtiğinde bu yeteneğini kaybetmesi kitaptaki en
MatildaRoald Dahl · Can Çocuk Yayınları · 20224,300 okunma
İçimizde açığa çıkmayı bekleyen bir ışık vardır daima
10/10
·133 syf.··
Beğendi
·
2026 15. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 00:20
Kitabın ismine bakarak hassas olan insanların belki de 'ben bunu okursan etkilenirim, kötü etkiler beni' dediği/ diyeceği bir kitap. Ama açıp okunmaya başlandığı zaman öyle olmadığını anlıyor insan. Kitabın isminden de anlaşılacağı gibi bir İntihar Dükkanı'mız var. Tuvache ailesinin nesillerden beri işlettiği bir dükkandır bu dükkan. Şehrin karamsar ve hayattan bıkmış insanlarının kendilerini intihar etmek için türlü türlü malzemeler aldıkları bu dükkanın sahibi olan Tuvache ailesi karamsar bir ailedir, gelen müşterilere ihtiyacı olan araç gereçleri verir hatta bazılarına nasıl yapacağını bile gösterirler. Müşteriye 'görüşmek üzere' değil 'elveda' diyerek veda ederler. Çünkü bu dükkana gelen kişi bir dahaki sefere istese de gelemiyor. Aile de bunu bilip buna göre davranmaktadır. Bir kişi hariç. Anne babasının deyimiyle kazara doğan Alan. Alan aile fertlerinin tüm karamsarlığına rağmen dükkana doğan bir güneş gibidir. Gelen müşterileri yanaklarından öper, selamlaşır ve veda sözcüğü olarak elveda demek yerine görüşmek üzere der. Ailesi ne kadar zorlasa da Alan'ı kendileri gibi düşündüremez, kendi karamsarlıklarını ona bulaştıramazlar. Ve sonunda Alan'ın varlığı dükkanın atmosferini,işleyişini hatta aile fertlerini bile değiştirmeye başlar. Hepsinin içindeki ışık yavaş yavaş görünmeye başlar. Bu da ne kadar karamsarlık ve karanlık olursa olsun ışığın sızacağı bir yer bulduğunu düşündürüyor insana. Kitap akıcı bir şekilde işlenmiş. Kısa kısa bölümler şeklinde yazılmış olması da kitap okuma alışkanlığı olmayanlar için güzel bir detay. Yazarın okuduğum ilk kitabı ama gerek dili gerek tarzı ile diğer eserlerini de okuma isteği uyandırdı. Çokça beğendiğim bir eser oldu. Son bölümü biraz hızlı ilerleyip insana 'ne oldu az önce' dedirtip finali de 'ne oldu
İntihar DükkânıJean Teule · Sel Yayıncılık · 202417,7bin okunma
Puan vermedi·376 syf.··
2026 59. kitabı
Bu aralar okuduğum en farklı mitolojik hikayelerden biri buydu sanırım. Genelde bu tarz kitaplarda daha görkemli, pırıltılı bir dünya bekliyoruz ama bu sefer her şey çok daha karanlık ve kasvetliydi. Tanrıların gölgesinde hayatta kalmaya çalışan insanların o mücadelesi kitabın her sayfasında hissediliyor. Okurken o tekinsiz atmosferi ve çaresizliği gerçekten alıyorsunuz. Karakterlerin arasındaki dinamik de çok yerindeydi. Özellikle birinin artık her şeyden bıkmış, kadim bir yorgunluk taşıyan halleri ile diğerinin ne olursa olsun “daha sıkı savaş” diyerek direnmesi arasındaki o zıtlığı sevdim. Geçmişini bilmeyen, sadece o anki acıyla ve görevlerle yoğrulan birinin ruh halini okumak, hikayeyi sıradan bir fantastik kurgudan ayırmış. Ruhların bedel olarak ödendiği o sahneler de akılda kalıcıydı. Yazarın anlatımı oldukça akıcı, yer yer destansı bir havası olsa da sizi yormuyor. Eğer mitolojinin o bildiğimiz yüzünden sıkıldıysanız ve biraz daha sert, ayakları yere basan ve insan psikolojisine dokunan bir şeyler arıyorsanız bence seversiniz. Sonuçta her şey bittiğinde aklınızda kalan o verilen büyük tavizler ve pes etmeyen bir ruhun inatçılığı oluyor.
Karanlığın KızıKatharine Corr · Eksik Parça Yayınları · 20267 okunma