"Masa da Masaymış Ha" şiirimden de yaşamım boyunca kurtulamadım. Antolojilerde aynı şiir, şiirimi uzaktan bilenlerin dilinde aynı şiir, yabancı dillere şiir mi çeviriyorlar benden, ille Masa şiiri de olacak. Bir gün Ankara'da Sayın Ahmet Muhip Dıranas'ın da bulunduğu bir masadayız. Bir ara Dıranas bana döndü, adı geçen şiiri övdü. "Üstad, ben o şiirden bıktım," dedim, "benim başka şiirlerim de var." Dıranas gülümseyerek, "Eh, ben de Fahriye Abla şiirimden bıktım, ne yapalım, her şairin bıktığı bir şiiri vardır," dedi.
İstanbul'u bıraktım demeye çalışıyorum. Bir süre kullanmamaya karar verdim; ciğer dalak bırakmadı. Bundan sonra cenazesine bile gitmem diyeceğim de, gideceğimi adım gibi biliyorum. İstanbul'dan değil ama her hayat yıkıp kuruşumda yine senden ayrılmaktan bıktım, artık ne olacaksa olsun Osman.