10/10
·32 syf.·
2026 8. kitabı
Beni ne kadar çok sevdiğini de, onu ne kadar çok sevdiğimi bildiğini de biliyorum. Cebindeki böceğinin "Bil Bakalım Seni Ne Kadar Seviyorum?" incelemesi bitmiştir.
Bil Bakalım Seni Ne Kadar Seviyorum?Sam McBratney · Tudem Yayınları · 201871 okunma
Puan vermedi·88 syf.··
2026 71. kitabı
Bitkilerle aranız nasıl bilmiyorum ama benim oldukça ilgi alanım. Çocuklar için ise bence bu kitap bir şahane. Hem içindeki bilgiler hem de bir botanik sözlük olması oldukça kıymetli. Bu sözlük çocukların ilk kez duyacağı kavramlarla da ilgili olması güzel bir bilgi yolculuğu olmuş. Ayrıca kitabın sonunda eğlenceli aktivite alanları da var.Sözcük avı, bil bakalım, eşleştirme oyunu, kimim ben ve sorularla birlikte kitap daha da eğlenceli bir hale gelmiş. Üstelik doğaya bir teşekkür mektubu yazmaları için bir alan da ayrılmış. Ne güzel bir düşünce. Bitkiler her ne kadar dışarıdan bakıldığında sessiz gibi görünseler de aslında onlar da kendi yöntemlerine göre haberleşiyorlar. Belki bir gün teknoloji sayesinde onlarla iletişime geçebiliriz. Her birinin içerisinde bir kök, tohum ve çiçek mevcut. Kendi aralarındaki uyum ve sistematik bir döngü doğaya öyle işlenmiş ki nakış nakış, onların dünyasına girdikçe büyüyenmemek mümkün değil. Kitabın içerisinde bir çok bitki, görseli, morfolojik özellikleri ve söz konusu bitki ile ilgili çok çeşitli bilgiler var. Sayfa kenarlarındaki renkli cisimler ise kitaba ayrı bir hareket katmış. Çocukların eminim ki ilgisini çekecektir. Etraflarında gördükleri aslında bir çok bitkinin isimlerinin ne olduğunu öğrenecekler aynı zamanda. Özellikle endemik türler benim ayrı bir ilgi alanım. Bunları biliyor muydunuz kısmı ise belki de ilk kez karşılaşacağınız cümleler içeriyor. Özellikle bugünlerde Karahindiba o kadar çok dikkatimi çekiyor ki doğada, öncelikli olarak bitkinin sarı bir çiçek olduğunu belki çoğu kişi bilmiyordur. Olgunlaşan tohumların beyaz pamuksu ve uçmaya hazır hale geldiğinde benim en sevdiğim onları uzaklara üflemek ve yeni yaşam alanlarına ulaşmalarına belki de bir katkıda bulunmak. Kitabın içerisinde bu yolculuğa rastlamak,
1000Kitap
Bitkiler Dünyası TepetaklakEbru Alpay · Ötüken Çocuk Yayınları · 20267 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Sürgündeki Esmer Çocuklar Gibi...
Puan vermedi·336 syf.·
2026 27. kitabı
Murathan Mungan’ın “Kırk Oda” projesini 40 öyküye ulaşmayı hedefleyen bir yapı olarak tasarlanmış. 1987'de başlayan projede parça parça yayılan bir coğrafya gibi. Mungan verdiği demeçteki gibi Kırk öyküyü tamamlayabilir mi? Bilmiyorum. Biliyorum ki; bu üç kitap bile zihnimdeki yüzlerce odanın kapısında bekletti. Benim için serinin üçüncü kitabı Yedi Kapılı Kırk Oda en sarsıcı olanıydı. Kitabı bitirince anladım ki; bazı kapıları açmak cesaret ister. Ama bazı kapıları sonsuza dek kapatmak o kapının arkasında çığlıklara katlanmaktan çok daha büyük bir arinma getirir.Dolayısıyla bu anlati kesinlikle okuyucusuna zihinsel katarsis yaşatmayı vaad ediyor. Aynı zamanda bir bedel, derin zihinsel angajman istiyor, bir tedavi değil ... zihinsel orgazm gibi düşün. Cümlelerinin ufkunun genişliği nefessiz bırakacak kadar güçlü. Anlam genişliği sayfalardan taşacak kadar derin. Kendini geliştir" falan demiyor. Diyor ki: "Gel, birlikte batmaya bakalım. Belki dibin dibinde bir şey çıkar." Kendinle karşılaşmanın varoluşsal huzursuzluğuna dayanacak gücün var mı? Aristoteles demiş ya hani, trajedi insanı arındırır diye…Burada da benzer şey var. Her hikaye trajedi ve bedel ile çıkıyor karşımıza. Her odada bir şeyle yüzleşiyorsun.Masal gibi başlıyor, sonra bir bakmışsın hoppp! kendi kafanın içine düşmüşsün. Hikayelerin ortak özelliği temalarının ölmek ve öldürmek üzerine kurulu olması. Hic ölmemek için ciddi mücadele vermek zorunda kaldın mı bilmiyorum? Sabah uyanıp güne devam etmek dışında... Ben kendi mücadelem adına şunu fark ettim; çoğu yaşamak için değil, ölmeye razı olmadığım içinmiş. Ama bu kitapla şunu anladım: Fiziksel ölümü bile reddetmek, onu bir tercih sanmak en büyük Deli Dumrul kibri ve yanılgısıymış. Peki ya öldürmek? Şimdi mesele şu ki; Fiziksel ölüm ve korkusu
Alıntı
Yedi Kapılı Kırk OdaMurathan Mungan · Metis Yayıncılık · 2007644 okunma
Yalnızlık Paylaşılmaz, Paylaşılsa da Cam Fanusa Sığmaz
9/10
·112 syf.·
2026 37. kitabı
İnsanların arasında da yalnızdır insan... demiştin ya Küçük Adam, meğer haklıymışsın. Biz kalabalıklaştıkça ıssızlaşan, rakam büyüdükçe küçülen tuhaf bir türüz. Saint-Exupery uçağını Sahra’ya değil, bizim o camdan kulelerimizin tam ortasına çaktı. Özdemir Asaf’ın o keskin sessizliğiyle, senin o çocuksu bilgeliğin bir masada buluştu şimdi. Gül’e Bir Çift Sözüm Var Bak hele nazlı çiçek! Küçük Prens’i buralara kadar savurdun ya, helal olsun. Ama şunu bil, o cam fanusun ardında sakladığın sadece yaprakların değil, kibrindi. Onu korumak için üzerine örttüğün o cam, aslında sevginin mülkiyete dönüşmüş haliydi. Bizim buralarda da böyledir, severken boğarız, korurken hapsederiz. Özdemir Asaf görse, seni bir camın arkasına koyanlar, aslında sana dokunmaktan korkanlardır derdi. Sen ise rüzgarı istedin, rüzgarla büyümeyi... Haklıydın. Tilki ile Hasbihal Evcilleşmek dedin, bağ kurmayı kutsadın. Ama o bağın bedelini de gözyaşı dökme riskini göze almak diye koydun önümüze. Biz vakti harcamıyoruz Tilki, biz vakti öldürüyoruz. Sen ise vakti, o sapsarı buğday tarlalarının rengine boyadın. Gözler kördür, yürekle bakmalı dedin ya, işte o gün bütün ansiklopediler sustu, bütün mühim adamlar dilsiz kaldı. Büyüklerin "Mühim" Gezegenlerinden Notlar Kral’a: Tacın var ama kimsen yok. Hiçlikte hükümdar olsan ne yazar? Yalnızlığın o cam fanusa sığmıyor işte! İş Adamına: Yıldızları sayacağına, bir tanesinin gölgesinde soluklanmayı dene. Belki o zaman gerçekten sahip olursun. Fenerci’ye: Sen en azından kendinden başka bir şeyi aydınlatıyorsun. Bu dünyada bir tek senin yalnızlığın anlamlı. Özdemir Asaf’ın Ruhundan Sızanlar Çocukluk: Kaybettiğimiz tek anavatan. Yalnızlık paylaşılmaz, paylaşılsaydı adı yalnızlık olmazdı
Edebiyat
Küçük PrensAntoine de Saint-Exupéry · Can Çocuk Yayınları · 2015280,3bin okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2026 11. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 24 Şubat 2026 11:10
“ Anlatırsan unuturum, Öğretirsen hatırlarım, Beni dahil edersen öğrenirim.” -Anne with an E ”Bir çocuğun zihni ,onun en muhteşem oyuncağıdır.”Evetttt bir serinin daha sonuna geldik.İlk kitap Göğü Yere İndirelim de Deniz’in Afrika macerasını ,ikinci kitap Yeryüzünün Kalbinde Bamba’nın Türkiye maceralarını okumuştuk.Düşler Atlası ise iki kitapta adı geçen tüm karakterlerin öğretmenleri ile beraber Aditya Adası’na tatile giderken fırtına yüzünden Tavşan Adası’na sığınmaları ve yaşadıkları birbirinden güzel maceraları konu alıyor.Tavşan Adasında bir kabile ile tanışırlar ama en çok dikkat çeken isim Ra’dır.Yaşadıkları maceralar bunun bir sonu olmalı denilecek cinstendi ama diğer iki kitap gibi bu da çok keyifli ve eğlenceliydi.Bakalım bu ekip Tavşan Adasını kurtarabilecek mi,sonunda yaşanan sürpriz onları ne kadar şaşırtacak ?hepsini okuyunca öğreneceksiniz.Bu kitapta da Ra’nın sonu olmayan hayallerinden asla vazgeçmemesini ve kararlılığını,arkadaşlık ve dostluğun önemini,paylaşmayı,yardımlaşmayı,iyi insan olmayı okudum.Özgür Balpınar kalemini gerçekten çok sevdim.Oldukça yalın,sizi yormayan,maceracı bil dil kullanması bence okuru çok etkiliyor.Öğrencilerim de ben de seriyi çok sevdik,yeni maceralarda buluşmak dileğiyle.Hepinize bol okumalı günler diliyorum
Düşler AtlasıÖzgür Balpınar · Genç Timaş Yayınları · 2018889 okunma
Piraye - Seyir Hakkında
Puan vermedi·408 syf.··
2026 8. kitabı
·
72 günde okudu
·
Okunma: 26 Şubat 2026 11:33
Seyir, kişisel gelişim kategorisinde satılan bir kitap. Daha önce okuduğum kişisel gelişim kitaplarından farklı olarak bu kitaptan kesinlikle bir şeyler kaptığımı düşünüyorum. Yer yer hoşuma gitmeyen ve gereksiz bulduğum sayfalar oldu, yaşama bakış açımı genişçe değiştiren sayfalar da... Kitabın genel çerçeve ile ortaya koymak istediği şey şu ki: Zihninize neyi nasıl alırsanız, hayatınıza giren diğer şeyler de o şekilde gider. Romanın çekirdeğine inersek eğer, karşımıza "hikaye yazma" kavramı çıkıyor. Yani şöyle açıklayayım: Mesela bugün bu sabah bir sunumunuz vardı ve asla hazırlandığınız gibi sunamadınız. Hocanız/patronunuz da size çeldirici sorular sorarak cevapsız kalmanıza sebep oldu. O anda kendinizi aşağılanmış ve rezil olmuş hissettiniz. Sunumdan sonra öğle yemeğinde, metroda, eve yürürken, evde, duş alırken ve gece yatağa yattığınızda... Bütün gün bu olayı düşünüp durdunuz; yani olayın üzerine hikaye yazdınız. "Şu benim hakkımda ne düşünmüştür, o anda nasıl gözüküyordum, bir daha sunum yaparsam ne olur, en başından buna hiç kalkışmamalıydım..." Sayfa 284: "Hiçbir zaman mesele olan değildir Mina. Olan bir anda olur ve biter. Mesele senin zihninde o olanla ilgili yazılan hikayeden kaynaklanır her zaman. Sonrasında yaşadığın hep hikayendir. 'Ben bozuk olanım' kimliğini o andan itibaren kuşanmış olan sensin. O hikayeyi yazan sensin. ... Olan bir kere olur, hikaye her gün yaşanır tekrar ve tekrar. Ve bil bakalım her gün kim sana onu yaşatır? Kendin tabii." Yaşadığımız kötü anıların bizi üzmesine yine biz sebep oluruz; onları anı olmaktan çıkarıp hikayeleştiririz zihnimizde. Kitapta değinilen konulardan biri de seçimler. Nasıl biri olmayı seçerseniz öyle birine dönüşürsünüz. Kitaptan örnekle; sigara içmeyen biri olmaya karar verdiyseniz, içmezsiniz ve artık sigara
1000Kitap
SeyirPiraye · Mona Yayıncılık · 202115,2bin okunma