Muhtelif mesleklere ayrılmış olan dindaşlarımızın dini ihtiyaçlarını kâfi derecede karşılayabilecek bir ilmihal kitabı yazılmasına bir çok zatlar tarafından lüzum gösterilmekte ve bu hususta acizlerine müracaat edilmekte idi. Bu yüzden mukaddes dinimizin itikada, temizliğe, ibadete, kerahiyet ve istihsana, ahlaka dair başlıca hükümlerine ve bir kısım büyük peygamberlerin hayatları ile İslam dininin tarihçesine ait ve on kitaptan oluşan oldukça büyük bir ilmihal kitabı yazmayı bir vazife bildim. Allah Hazretlerinden yardımlar dileyerek bu vazifeyi yerine getirmeye başladım, en muteber, en kıymetli din kitaplarımıza müracaat ettim, ibadetler kısmını daha uzunca yazmaya çalıştım, O Kerîm Feyyaz'ın lûtuf ve inayetiyle meydana gelen bu esere "Büyük İslam İlmihali" adını verdim.
l
Ey imtiyazlı güzel, uyan derin uykudan
Hatırla bülbüllerin divane olduğunu
Dün sabah seni görüp çarpılmış gökte güneş
Önce anlayamamış ona ne olduğunu
Gönderince kalbime ışığını bu gece
Bildim bütün aşkların bahane olduğunu
Şimdi ben de garip bir haldeyim, biçareyim
Şaşırdım ayın kime pervane olduğunu
“Kendimi bildim bileli her gece kendime çeşit çeşit konularda, çeşit çeşit sözler veriyorum. Sabah kalktığımda bunların onda birini gerçekleştirebilirsem şükrediyorum. Bence kim olduğumuzu tuttuğumuz değil, tutamadığımız sözler belirliyor, artık bununla savaşmıyorum.“
Hayatın kıvrımsız dağlarında
Umutsuzluğun acısında
Yan bir kader dağında
İstanbul'un mahşer adasında
Hiç gitmedim, anlamadım etmedim
Yalnızlık mertebesini bildim
Ne kadar da saçma şeyler eyledim
Ah uzun uzun yağmurun sesi
Kulaklarının mevsimi
Gelme artık neye yarar
Gitme artık kime bakar
Yine boş sözler, anlamsız kifayetler
Aldırma bana gönlüm
Aldırma saçmalalıklarıma
Bu şiir olmayan şiire
Saçmalıklar abidesine...