dedi: yere ve göklere sığmazsın ama benim kalbimdesin, bildim.
bildim, ben sana ta o zamandan evet evet evet dedim.
“güldüren de ağlatan da O” olan Rabbim
“dirilten de öldüren de” O sensin, bildim.
sensin “güneş ve ay’ın hareketlerini bir hesaba göre” düzenleyen,
“ay için de sonunda kuru bir hurma dalına döneceği konaklar tayin” eden.
sensin “yakın göğü kandillerle donatan”, sensin “geceyi gündüze gündüze geceye katan”.
“iki doğunun da Rabbi, iki batının da Rabbi” sen,
sensin “güneş ve ay’ı bir araya getiren”.
“suyu taşıran”, “yedi göğü ve yerden de bir o kadarını yaratan”,
sensin “durur gibi göründüğü halde dağları yürütüp duran,”
Rabbim bildim sensin.
Bu tür şeylerin ahlakdışı olduğu öylesine derinlerime işlenmiş olmalı ki kendimi bildim bileli bir kadınla ilişkiye girmek gitti bana büyük bir dehşet vermiştir. Beden zevkini; kadın tenini, benimle misyonumun önüne çıkan acımasız engeller olarak düşündüm.
geç oldu ama bunu da bildim:
yarıldı aklımın serinligi
herkes bir nehrin dalgınlığıyla baktı bana
ben ey paslı sözlerin sahibi
onca zaman sonra
herkesin yalanını okşadığı yere geldim