Geçmişin Cezalandırılması. Mantık ve Adalet çelişkisi.
Geçmiş cezalandırılıyorsa, suçluda takılıp kalmak keyfiliktir: her suçun mutlak bağışlanabilirliği kabul edilmek istenmiyorsa, her bir tekil vakada kalmak ve geriye bakmamak: yani suçu yalıtmak ve onu asla geçmişle ilintilendirmemek gerekir, - aksi halde mantığa karşı günah işlenmiş olur, iyisi mi, "istencin özgürlüğü" öğretinizden, istençten-özgür, zorunlu sonucu çıkarın ve cesurca bildirin ki: " hiçbir eylemin bir geçmişi yoktur."
Sayfa 26 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları 11.Basım 2024
Alıntı
Damat Ferit altın çerçeveli gözlüklerinin arkasından gözleri kısık bakışıyla Mustafa Kemal'i kabul etti. Kendisine tam yetki vermiş olduğunu bir kere daha tekrarlayarak, bir isteğiniz olursa doğrudan doğruya bana bildirin dedi. Hiç gecikmeden yerine getirileceğinden emin olabilirsiniz. Mustafa Kemal yaptığı seçimden dolayı Harbiye nazırını tebrikten dönen Mehmet Ali bey'i de gördü. O da doğrudan doğruya kendisi ile temas etmesini söylüyordu. Haberleşme zinciri böylece tamamlanmıştır.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Bakara
Allah Adem'e bütün varlıkların isimlerini öğretti. Sonra onları meleklere göstererek, "Eğer doğru söyleyenler iseniz, haydi bana bunların isimlerini bildirin" dedi. ﴾31﴿
“Herkese bildirin ki gönülleriniz dünyalık için sizden ayrılıp gidiyorsa hakikatten uzaksınız demektir; ama eğer hakikat her an gönlünüzdeyse her nereye gitseniz herkese yakın sayılırsınız. Gazap ve öfkeden kaçının; çünkü onun başlangıcı delilik ve sonu pişmanlıktır.”
Sayfa 301·Kitabı okudu
Mübtedâ açıklaması ve müşriklerin UYDURMA demeleri
"Bu kitabın indirilmesi." Bu söz mübtedadır. Yüce ve münezzeh olan Allah kitabı hakkında şöyle buyuruyor: "Bu kitabın indirilmesi alemlerin rabbindendir." Mübtedânın haberi "alemlerin rabbindendir" sözüdür. Ancak mübtedâ, mübtedâ cümlesi ve haber cümlesi arasında ara cümle gelmiştir: "Onda hiçbir şüphe yoktur." Bu ara cümledir. Ara cümleyi hesaba katmazsak esas olan şöyle dememizdir: "Elif, Lâm, Mîm. Bu kitabın indirilişi alemlerin Rabbi tarafındandır." Mübteda ve haber. Allah (subhânehû ve teâlå) mübtedâ ve haber arasını "onda hiçbir şüphe yoktur" buyruğuyla ayırdı. Bundaki gaye mübtedâ ve haber arasında ara cümle olarak gelen bu cümlenin önemine işaret etmektir. Yani sanki Allah (subhânehû ve teâlá) bize şöyle demektedir: "Bu Kur'ân hakkında beşerden hiç kimsenin bir şüpheye düşmesi mümkün değildir. Herhangi bir kimsenin bu kitapta hata bulması mümkün değildir." Bu, Allah subhânehû ve teâlâ'nın azametinin ve ilminin kemâlindendir. Kitap yazan insanlar kitabın sonunda "ben bir beşerim, şaşarım. Hata bulursanız bana bildirin" diye yazar. Ama Allah (subhaneu teâlá) ise bir çok sürenin başında şöyle buyurur: "Bu kitapta hiçbir kuşku yoktur." (Bakara, 2) İşte burada Allah (subhånehû ve teâlâ) bu Kur'ân'da ve ayetlerinde hiçbir şüphe olmadığını beyan ediyor. Çünkü bu ayetler alemlerin, cinlerin, insanların, beşerin ve diğerlerinin rabbindendir. Sonra sürede konu bir başka hususa geçiyor: "Yoksa bu kitabı Muhammed uydurdu mu diyorlar?" (Secde, 3) Burada ayetteki "em" sözcüğü bir konudan çıkıp başka konuya geçmek için olan . "bel" [Türkçe'de bu anlamda "bu bir kenara" ifadesini kullanırız] anlamındadır. Mesela filan kişi konuşuyor: "Kardeş sen yanıma geç geldin" veya "Sen şöyle şöyle yaptın" sonra da "bel" diyor ve konuştuğu konudan başka bir konuya geçiyor.
Sayfa 9 - Hidayet yayınları·Kitabı okuyor
Haccac b. Yusuf, hafızları ve kurraları topladı -Ravi dedi ki: "Ben de onların arasındaydım."- ve "Kur'an' da kaç harf olduğunu bana bildirin," dedi. Biz de harfleri saymaya başladık. Nihayet 340.740 küsur harf olduğunda icma ettik.
Sayfa 146·Kitabı okudu
1000Kitap