10/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2026 136. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 20:05
Nazan Bekiroğlu, Kelimeleri yalnızca yazan değil; onlara ruh veren bir hikâye anlatıcısıdır. Tarihi, aşkı ve insanın iç yolculuğunu şiirle roman arasında eşsiz bir dille buluşturur." Cümle Kapısı, Nazan Bekiroğlu'nun kelimelerle kurduğu zarif dünyanın kapılarını okura aralayan, deneme ve düşünce yazılarından oluşan etkileyici bir eserdir. Kitap; edebiyatı, insanı ve hayatı incelikli bir bakışla yorumlarken okuru da kendi iç dünyasına doğru bir yolculuğa çıkarır. Her sayfasında bilgi kadar duygu, düşünce kadar estetik barındıran özel bir eser.
Kitap Simyacıları
Cümle KapısıNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 20212,414 okunma
9/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
Eliminasyon diyeti yaptığım dönemde okumak motivasyonumu ve enerjimi dengede tutmamı sağladı. Kitap dili Latince terimleri olabildiğince sadeleştirip okuyucu sıkmadan yiyeceklerin sindirimdeki yolculuğunu basitçe okuyucuya aktarabilir. Günümüzde oluşan bilgi karmaşasında neyi neden yememiz veya yemememiz gerektiği mikrobiyataların bedendeki önemini anlamak için okunması gereken başarılı bir kitap. Yazarın diğer kitaplarını da başarılı bulduğum için bu kitap da beklentimi karşılamış oldu.
Beyinde Ararken Bağırsakta BuldumSerkan Karaismailoğlu · Elma Yayınevi · 20178,6bin okunma
Reklam
Çıban
Puan vermedi
Bazı kitaplar hikâye anlatır, bazılarıysa insanın zihninde uzun süre kapanmayan bir kapı aralar. Çıban ikinci türden bir roman. İlk bakışta teknoloji, yapay zekâ ve geleceğe dair bir kurgu okuyacağınızı düşündürüyor; fakat sayfalar ilerledikçe bunun çok daha derin bir mesele olduğunu fark ediyorsunuz. Romanın merkezinde aslında teknoloji değil; insanın sınır tanımayan kontrol arzusu, güce duyduğu açlık ve kendi karanlığıyla kurduğu ilişki yer alıyor. Birbirinden bağımsız görünen karakterler zamanla aynı yapının içinde birleşiyor ve her biri büyük resmin başka bir yüzünü gösteriyor. Serdar; başarıyı kusursuzlukla karıştıran, aklıyla yükselirken kendi iç dünyasına yabancılaşan bir karakter. Kurduğu düzenin hâkimi olduğunu sanırken, fark etmeden kendi zihninin labirentine sürükleniyor. Ezgi umut ve vicdanın temsilini taşırken, Deniz’in yükselme tutkusu insanın doyumsuz tarafını görünür kılıyor. Ayruk ise sistemle savaşırken kendi sınırlarını zorlayan bir adalet arayışını temsil ediyor. Ve sonra Bekir Amca çıkıyor karşımıza; sıradan görünen ama hikâyenin yönünü değiştiren o kırılma noktası gibi… Romanın güçlü taraflarından biri karakterlerini yargılamaması. Burada kimse bütünüyle masum ya da bütünüyle suçlu değil. Herkes kendi yarasının, kendi geçmişinin ve kendi gerekçelerinin içinde var oluyor. Bu yüzden okur karakterlerle her zaman aynı fikirde olmasa bile onları anlamaya başlıyor. Teknolojik gelişmenin özgürlük getirdiği düşüncesinin tersine, romanda ilerleme arttıkça baskı da büyüyor. Bilgi çoğaldıkça huzur değil; şüphe, yalnızlık ve çözülme hissi derinleşiyor. Hikâye bu yönüyle yalnızca bilim kurgu değil; psikolojik gerilim, toplumsal eleştiri ve felsefi sorgulamaları aynı zeminde buluşturuyor. Özellikle geçmiş medeniyetlere uzanan detaylar ve sistem eleştirisi,
ÇıbanFurkan Emre Aynur · Tilki Kitap · 202674 okunma
Puan vermedi·325 syf.··
Beğendi
·
2026 54. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 00:53
Algernon’a Çiçekler sadece zekanın sınırlarını kurcalayan bir roman değil; insan olmanın, dışlanmanın ve o en derindeki "görülme" arzularımızın sarsıcı bir haritası. Kitap, bilginin ve zekanın insanı her zaman mutlu etmediğini, aksine bazen çevresiyle arasına ne kadar aşılmaz ve soğuk duvarlar örebileceğini gösteriyor. Daniel Keyes, Charlie'nin dünyasını bize doğrudan onun dilinden, onun yazdığı raporlarla anlatırken aslında bizi çok ince bir psikolojik labirente sokuyor. İnsan ilişkilerindeki o iki yüzlülüğü, saf bir sevgiyle yoğrulmamış ham zekanın ne kadar acımasız olabileceğini yüzümüze çarpan, sistemin o kibirli çarklarını çok derinden eleştiren bir yapısı var. Okurken bir yandan zihnimizin sınırlarını sorguluyor, bir yandan da şefkatsiz bir dünyanın ne kadar karanlık olabileceğini görüyoruz. Charlie’nin dünyasına adım attığım andan beri, sanki onunla aynı odada oturuyor, o labirentlerde onunla birlikte kayboluyormuş gibi hissettim. Sevilmek, sadece "ben de buradayım" diyebilmek için atan o temiz kalbini o kadar yakından hissetmek içimi sızlattı. Sayfalar ilerledikçe, onun farkındalığıyla birlikte benim de dünyaya bakışım değişti; insanların ne kadar kırıcı olabileceğini onun gözlerinden görmek beni de o yalnızlığın tam ortasına bıraktı. Charlie ve küçük dostu Algernon içimde öyle bir yer edindi ki, sanki kitaptaki bir karakteri değil de çok yakından tanıdığım, korumak istediğim birini okudum. Kitabın kapağını kapattığımda içimde kalan o derin şefkat ve buruk his, sanırım çok uzun süre benimle yaşayacak; çünkü bu hikaye bittikten sonra bile insanı kendi kalbiyle baş başa bırakıyor. (lütfn sizde bu dünyaya şansz verin ve Charlieyle tanşın... herne ise...)
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,4bin okunma
Puan vermedi·
“Bir Ömür Nasıl Yaşanır?” ile başladım İlber Ortaylı okumaya. Gezilerim, sınavlarım ve günlük işlerim dolayısıyla aramıza zaman girdi, bitirmem vakit aldı. Kitap sayın hocamızın bilgi hazinesini söyleşi şeklinde okura sunmuş. Hocamız tarihten felsefeye, edebiyattan mimariye pek çok konuya değiniyor; okurları farklı dünyalar konusunda aydınlatıyor, yeni bakış açılarına yönlendiriyor. Bilgilendirici ve öğüt verici bir üslupla ele alınan bu yapıt bizlere yol gösteriyor, fazlasını aramamız ve kendimizi geliştirmemiz için teşvik ediyor.
Bir Ömür Nasıl Yaşanır?İlber Ortaylı · Kronik Kitap · 202065,1bin okunma
Asılacak Kadın incelemesi
Puan vermedi
Bu kitabı okurken bu kadar etkileyici bir hikayeye tanıklık edeceğimi düşünmemiştim. Bir dönem yasaklandığını öğrendikten sonra merak edip okumaya başlarken baş karakter Melek'e bu denli üzüleceğim aklıma gelmemişti. Şimdi kitabın biçemi hakkında biraz bilgi vermek istiyorum okumak isteyen arkadaşlar için. Kitap 3 ayrı bölümden oluşmakta:1. bölüm Melek'in ve evin kahyasının oğlunun Melek'in kocasını öldürme suçlamasıyla mahkemeye çıkarıldıktan sonra mahkeme yargıcının aklından geçenleri okuduğumuz bir iç monolog biçiminde yazılmış. 2. bölümde mahkemeden sonraki gece nezarethanede Melek'in aklından geçenleri okuyoruz. 3. bölüm ise Melek ile birlikte mahkemeye çıkan kahyanın oğlunun olayları en başından kaleme aldığı bir metinden oluşuyor. Kitap evin beyinin yatalak annesine bakıcı olarak gelen Melek'in hikayesini anlatıyor. Melek ilk başta kadına bakmak için geliyor ama kadının ölmesiyle birlikte hikaye tahmin edilemeyecek yerlere sürükleniyor. Kitapta rahatsız edici bölümler bulunuyor bu yüzden 18 yaşından küçükler okumamalı. Ben bu yazıyı kitabın yazarı pınar Kür'ün kitabının yasaklanması ile ilgili mahkemedeki savunmasından bir kesitle bitirmek istiyorum: Kitabımda rahatsız edici sahnelerin bulunduğu doğrudur lakin edebiyatın amaçlarından biri de kitleleri silkmek,uyanmalarını sağlamaktır bunun örneklerini dünya edebiyatında da görebilirsiniz. Okuyacaklara şimdiden keyifli okumalar dilerim.
Duygu ve Düşünce
Asılacak KadınPınar Kür · Can Yayınları · 202611,5bin okunma
Reklam
Reklam