Talat paşa, Muhaliflerinin söylediği gibi cahil bir adam kesinlikle değildi.
Fransızca bilir ve Fransız edebiyatının ve bilhassa 1789 ihtilallerinin
anlatıldığı kitapları okurdu.
Göreci doktrinde her bireye özgü olduğu varsayılan tepki biçimleri aslında önceden biçimlendirilmiştir, neredeyse daima koyun melemesidir -bilhassa görelilik klişesi böyledir.
…, insanların bir şeyleri,(belki bilhassa) en çirkin eylemleri dahi neden yaptığını anlamanın her zamana daha iyi olduğunu düşünmüştüm diye hatırlıyorum. Oysa hayatımızı öfkeyi ödüllendirip merhameti cezalandıran algoritmaların dümen suyunda geçirdiğimiz bugünlerde bu tavır- daha fazla kınayıp daha az anlama- sağdan soldan hemen herkesin otomatik tepkisi haline gelmiş durumda.
Sevip sadık kaldığımızı sandığımızda aslında bağımlı olduğumuzun farkına varmamızı, iyi niyetli ve yardımsever olduğumuzu sandığımızda kendini beğenmişliğimizin (narsisizm) farkına varmayı, başkaları için sadece onların iyiliği için bir şeyler yaptığımızı sandığımızda sadizmimizin farkına varmayı, cezayı talep eden şeyin adalet duygumuz olduğunu sandığımızda
yıkıcılığımızı keşfetmeyi, kendimizi sağduyulu ve "gerçekçi" gördüğümüzde korkaklığımızın farkına varmayı, fevkalade
mütevazı davrandığımıza inandığımızda kibrimizin farkına varmayı, hiç kimseyi incitmeme niyetiyle hareket ettiğimizi
düşünürken aslında özgürlükten korktuğumuzun farkına varmayı, kaba olmak istemediğimizi sanırken samimiyetsiz
olduğumuzun farkına varmayı, bilhassa tarafsız olduğumuza inanırken aslında hain olduğumuzu keşfetmeyi gerektirir.
Tek bir fikre saplanıp kalmış insanlar daima ilgimi çekmiştir, zira biri kendini ne kadar sınırlarsa sonsuzluğa da o kadar yakındır; bilhassa da dünyadan kopuk gibi görünenler, özel malzemeleriyle kendilerine karıncalarınkine benzer acayip, sahiden eşsiz bir küçük âlem inşa ederler.