Bu söylenir mi
"Eşi­nin sana sunduğu saygı mı?” Feyre hareketsiz kaldı. Amren, “Tek kelime daha etme Nesta Archeron,” diye uyardı. Feyre sordu, “Ne demek istiyorsun?” Ama Nesta umursamadı. Kükreyip dururken düşünemiyordu. “İçlerinden biri size, saygıdeğer Yüce Leydi’ye rahminizdeki bebeğin sizi öldüreceğini söyledi mi?” Amren havladı, “Kapa çeneni!” Ama emri yeterli bir onaydı. Yüz yüze gelen Feyre, “Ne demek istiyorsun?” diye tekrar fısıldadı. “Kanatlar. Çocuğun Illyrialı kanatları do­ğum sırasında Peri bedenine saplanacak ve ikinizi de öldürecek.” Feyre nefes aldı, “Madja doğumun riskli olacağını söyledi. Ama Kemik Oymacısı... Bana gösterdiği oğulda kanat yoktu.” Sesi ke­sildi. “Bana sadece görmek istediğimi mi gösterdi?” Nesta, “Bilmiyorum,” dedi. “Değerli, mükemmel Rhysand’ının haftalardır neden huysuz bir piç olduğunu sorgu­lamadın mı? Öleceğini bildiği için. Biliyordu ama yine de sana söylemedi.” Feyre titremeye başladı. “Eğer ölürsem...” Bakışları dövme­li kollarından birine sürüklendi. Amren’e “Hepiniz bunu biliyor muydunuz?” diye sorarken başını kaldırdı, gözleri yaşlarla par­lıyordu. Amren, Nesta’ya doğru solgun bir bakış attı ama “Seni telaş­landırmak istemedik. Korku herhangi bir fiziksel tehdit kadar ölümcül olabilirdi,” dedi. “Rhys biliyor muydu?” Gözyaşları Feyre’nin yanaklarından döküldü, boyayı oraya yaydı. “Hayatlarımıza yönelik tehdit hakkında?” Karnını saran dövmeli eline baktı. Ve Nesta hayatında bir kez bile Feyre’nin içinde büyüyen çocu­ğu sevdiği kadar sevilmediğini biliyordu. Bu Nesta’daki bir şeyi kırdı. Öfkeyi kırdı. Kükreyen gözyaşları düşmeye başladı. Çok ileri gitmişti. O... tanrılar.
Alıntı
günler geçti ve ben artık bilmiyorum hangisiyim ben? o pek mağrur görünen mi yoksa ezelden beri mağlup olan mı?
Sayfa 84 - yky·Kitabı okuyor
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Son cümle bütün cümleleri hiçe saydı gitmek doğru olandı
Dünyanın bir ucu desen gider miydik bilmiyorum ama isterdik o an bunu. Hani çocuk desen, nikah desen delirip tamam demek gibi. Hani iman edilmiş her doğruyu bir çırpıda inkar etmek gibi. Yani diyorum ki sana göre değişirdi her şey. Tabi gün gelir giderim diye küçük harflerle yazdım tüm bunları.
Ne kalbimde ne de düşüncelerimde suç var; üstelik neyle suçlandığımı da bilmiyorum.
Sayfa 132·Kitabı okudu
Sana şimdiden, gerçeği söyleyip söylemeyeceğimi bilmiyorum. Ama bir gün herhalde bir mucizeyi anlatacağım.
Alıntı
“Ama, yurt aradığım günlerde havasını, sessiz ve huzur dolu çevresini çok sevdiğim ve girmek için bir yıl beklediğim bu medrese bozuntusu yurtta, hayatımı kurtarmak için katlandığım kahır dolu günlerden sonra elime geçen ne? Yanlış yaşanmış ve bir daha geri gelmeyecek ilk gençlik yılları değil mi? Yalnız öğretmen çıkaran bir fakülteye, öğretmen olmamak kararıyla girmiş, iyi bir öğrenci sayıldığı halde, dört yıllık bölümünü beş yılda bitirememiş; şiiri ve hikâyeyi denedikten sonra eleştiride karar kılmış, fakat onu da başaramamış bir edebiyat, felsefe ve filoloji öğrencisi; doğulu mu batılı mı olmak gerektiğine henüz karar verememiş bir Anadolu çocuğu olan ben, Beşir Güner, geleceğimden ne bekleyebilirim? Okuyucunun görmediği, bir kısım aydının kuşkuyla göz gezdirdiği, sanatçının okumuyormuş gibi okuduğu ve bir kaç bin satan dergilerin lütfen basıp para vermediği yazılarıma mı, hiç doğmamış bir zengin kızıyla evleneceğime mi, yoksa anlaşamadığım politikacıların beni milletvekili seçtireceğine mi güveniyorum? Kala kala bir gazetecilik kalıyor ki, onu da ne hayaller uğruna bir daha bulaşmamak kararıyla iki yıl önce terk ettim. Dört yıldır hazırladığım ailem benden bir şey beklemiyor ama, aldığım kredinin ödenmesi başıma dert. Kendimi sanatçı bildiğim için de, savruk bir hayata alışmışım. Düzenli yaşamak, dokuzda başlayıp beşte bırakmak, benim için imkânsız gibi. Bu yüzden, evlenip çoluk çocuk sahibi olacağımı da sanmıyorum. Ben tam anlamıyla yanlış yaşamış, kaybolmuş biriyim. Hayatımın ne manâsı var, onu da bilmiyorum.” - Mustafa Miyasoğlu, Kaybolmuş Günler, s. 12-13
Sayfa 12 - elifbe suffe·Kitabı okudu
Alıntı