9/10
·188 syf.··
2026 19. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 12:32
Okuması çok keyifli bir kitaptı... Aslında çok kadın kadın kokan kitaplar bazen beni çok sıkıyor ama bu hikâye çok güzel işlenmişti. Adı gibi hikâye örgüsü tam tadında yer yer güldüren yer yer düşündüren yer yer hüzünlendiren bir dili vardı. Bazen ne kadar güçlü olduğumuzu bilsek de hatırlamaya ihtiyacımız var... Şiddetle tavsiye ederim.
Saç ÖrgüsüLaetitia Colombani · Yan Pasaj Yayınevi · 202017,7bin okunma
10/10
·352 syf.··
2026 28. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 21:34
Bazı kitaplar vardır, bittiğinde kapağını kapatırsınız ama etkisi uzun süre sizinle kalır. Dokunmadan benim için tam olarak böyle bir kitaptı. Kitabı okurken en çok vicdan duygusu etkiledi beni. Adalet’in yıllar önce yaptığı bir hatanın peşine düşmesi, geçmişle hesaplaşması ve taşıdığı yükler bana çok tanıdık geldi. Çünkü bazen çocukken yaptığımız bir şeyi, bilinçli yapmadığımızı bilsek bile yıllarca içimizde taşımaya devam ediyoruz. Eğer düzeltme şansımız olsaydı, çoğumuz hiç düşünmeden o yola çıkardık. Sadi’nin Adalet’e bıraktığı mektup ise kitabın en vurucu yerlerinden biriydi. O satırları okurken sadece bir aşk hikâyesi okumadım; insanın kendine yüklediği suçluluğu, acıya tutunmasını ve bazen fark etmeden kendini kurban rolüne yerleştirmesini gördüm. En çok da bu yüzden kendimden parçalar buldum bu kitapta. Sonunu hiç beklediğim gibi bulmadım. İçimde her şeyin güzel bir şekilde sonuçlanmasını isteyen bir okur vardı ama hayat her zaman mutlu sonlar yazmıyor. Kitap bittiğinde üzüldüm, şaşırdım ve bir süre ne hissedeceğimi bilemedim. Belki de en sevdiğim tarafı buydu; bana bir hikâye anlatıp gitmedi, beni kendi vicdanımla ve geçmişimle baş başa bıraktı. Nermin Yıldırım’dan okuduğum ilk kitaptı ama son olmayacağı kesin. Çünkü Dokunmadan, sadece okuduğum değil, hissettiğim kitaplardan biri oldu. Nermin Yıldırım
1000Kitap
DokunmadanNermin Yıldırım · Everest Yayınları · 202511,6bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
10/10
·280 syf.··
2026 1. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 18:27
Öncelikle çevirmen Muhsin Kızılkaya'nın eline emeğine sağlık. Her ne kadar Kürtçe dilinin zenginliğini bilsek de özellikle Mehmed Uzun'un dili, betimlemeleri kitabı bir solukta okumaya değer kılıyor. Çeviri kitap olduğunu önsözden bildiğim için orjinalini mi okusam dedim lakin kürtçemin yeterli gelmeyeceğinin de bir o kadar farkındayım maalesef. Dilimize hakim olanlar kesinlikle orjinalini okumalı. Nasip olursa okuyacağım bende. Roman Memduh Selim Bey'in hayatını, aşkını ve vatan sevgisini ele almış. Çerkez kadına olan aşkı, onsuz geçen yıllarını, Agiri yıllarını, İhsan Nuri Paşa ile olan anılarına da yer yer verilmiş. Memduh Selim Bey'in bıraktığı ufak notla bitirmek istiyorum. "Kürtler dünya yüzünde Niçin her şeyden mahrum? Her şeye niçin oldular mahkum?"
Kurdî
Yitik Bir Aşkın GölgesindeMehmed Uzun · İthaki Yayınları · 20207,6bin okunma
Puan vermedi
Yazardan ilk romanım. Meşhur Dr. Jeklyy ve Mr. Hyde'ın yazarı Robert Louis Stevenson'ın Samoa Adasi'ndaki son 5 yılını kendi kurgusuyla anlatmış yazar. Stevenson adada da ünlü ve sevilen birisi, yerel halkla arası iyi. Ama adaya gelen bir misyonerle işler karışıyor. Yani Tolstoy 'a atfedilen "Tüm muhteşem hikayeler iki şekilde başlar: Ya bir insan bir yolculuğa çıkar ya da şehre bir yabancı gelir.” sözündeki gibi. Manguel de bu adada sevilen Stevenson'ın bir misyonerin adaya gelişiyle kaotik bir ortama geçişini anlatır. Kahramanın misyonerle sohbetleri iyilik, din, batılılar, adadakilerin ahlaksız yaşamı üzerine olur. Birden kendini cinayet ve tecavüz suçlusu bulan Stevenson, suçu kabul etmezken, okuyucu da gerçek suçlu kim sorusunu soruyor. Misyoner iyilik dağıtan bir rolle, ada halkının ahlaksızlığından iğrenen ve onların cezalandırılması veya dine yöneltilmesi gerektiğini vurguladığı konuşmalarla dikkat çekiyor. Daha önce işlediği suçlar ise ondan şüphelenmenize yol açsa da tam bir kanıt sunulmuyor. Bir yandan da Stevenson gerçek hayatta da Dr. Jeklyy ve Mr. Hyde mı diye kuşkuya kapılıyorsunuz. Bu kuşku yazarın da peşini bırakmıyor, alkol etkisiyle kendini kaybettiği, gerçekle düş arasında gezindiği zamanlar var çünkü. Hatta romanın sonlarına doğru karısına yüzünün değişip değişmediğini soruyor. Yani Mr. Hyde'a dönüştüğünü sanıyor. Tam bir sonla aydınlanmayan, şüpheler içinde bırakan bir son bekliyor sizi. Ben tüm misyoner, cinayet, yangın vb. sahnelerin aslında Stevenson'ın yazdığı hikayeler olduğunu düşünüyorum. Kitabın gerçekle kurgu arasında kalışı belki de iyilik kötülük kavramlarının sınırlarının da belirsizliğini vurguluyor. Din ve ahlaka davet eden kişilerin ada halkının huzurunu bozup daha çok suça yol açması da bu arada kalışın eleştirisi sanki.
Palmiyelerin Altında StevensonAlberto Manguel · Yapı Kredi Yayınları · 2020246 okunma
Puan vermedi
Bugün masamda sadece ismiyle bile ilgimi çekmeyi başaran ve beni doğrudan okumaya yönlendiren bir kitap var: Samir Puri’den Batısızlık. Kitap, yüzyıllar boyunca alışık olduğumuz ve hiç değişmez sandığımız dünya düzeninin aslında nasıl derinden sarsıldığını göstererek resmen ezber bozuyor. Yazar Samir Puri ise sadece teoride kalmamış; uluslararası ilişkiler, diplomasi ve güvenlik alanlarında sahada bizzat bulunmuş, Singapur'daki prestijli Uluslararası Stratejik Araştırmalar Enstitüsü'nde (IISS) kıdemli araştırmacılık yapmış çok yönlü bir akademisyen. Bu yüzden dünyadaki güç dengelerini çok iyi bilen, bir gözle konuşuyor. Onun bu net anlatımıyla; demografik, ekonomik, askeri ve kültürel açıdan çok daha farklı, çok sesli bir geleceğe doğru gittiğimizi net bir şekilde görüyorsunuz. Kitap, televizyonlardaki o sığ tartışmalardan sıyrılıp ayaklarımızın altındaki zemini sarsan bu büyük değişimi çok daha geniş bir çerçeveden görmemi sağladı. Batı dünyasının elindeki o eski gücü ve ayrıcalıkları kolay kolay bırakmayacağını bilsek de bu dönüşümün aslında bazı coğrafyalarda düşündüğümüzden çok daha fazla ilerlediği gerçeğiyle yüzleşiyorsunuz. Peki bu kitap bana ne kattı? Bana en büyük katkısı, günlük haberlerin ötesine geçip dünyadaki büyük resmi ve ulusların arkadaki o görünmez hareketlerini daha net okuma becerisi kazandırması oldu. "Dünya nereye gidiyor?" sorusuna çok daha geniş ve tarafsız bir pencereden bakmayı öğrendim. Özellikle kimler okusun? Tarihin, siyasetin ve dünyadaki güç dengelerinin perde arkasını merak eden, "Her şey anlatıldığı gibi mi gerçekten?" diye soran ve dünyayı tek bir taraftan izlemekten sıkılan herkesin keyifle okuyacağı, zihin açıcı bir kitap.
BatısızlıkSamir Puri · Yeditepe Yayınevi · 20252 okunma
10/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2026 36. kitabı
#kendimdenözürdilerim "Hepimiz zaman zaman karanlık renkler seçiyoruz. Yoruluyor, eksiliyor. vazgeçmeyi düşünüyoruz. Ama her sabah önümüze bırakılan o boş tuval, hâla söz hakkımız olduğunu hatırlatıyor. Fırça elimizdeyse, hikâye bitmiş değildir. " Merhaba kitap severler bugün size Semra 'un tavsiyesi üzerine okuduğum, Miraç Çağrı Aktaş 'nın kaleminden çıkan ve okurken kendinizden parçalar bulabileceğiniz bir eser ile geldim. Kitabımız, belki de hayatımda ilk kez, özür dilemen gereken kişi başkası değil.. sözü ile başlamakta ve bu çerçeve de ilerleyerek bilsek bile farkındalığını yaşamamıza neden olacak düşüncelerle devam ediyor. Dünya telaşı, çevre karmaşası, gelecek kaygısı, geçmişin keşkeleri derken insan kendini bir çok noktada kaybediyor, yeri geliyor kendimizle mücadele ediyoruz, en çok kendimizi eleştiriyor en çok kendimize sert davranıyoruz. Oysa ki en çok kendimize ihtiyacımız var, kendimizi onaylamaya, kabul etmeye ve değer vermeye ihtiyacımız var. Yazar farklı noktalardan, çeşitli olaylardan yola çıkarak ulaşmamız gereken nihai sonucun kendimizden özür dilemek olduğunu anlatmış. Kalemine bayıldım ben, kitabı okurken mutfakta veya balkonda kahve eşliğinde edilen sohbetlerin verdiği keyfi aldım. Bazen bu sohbetlerde üzücü, kırıcı noktalar olsa da aydınlanma yaşarız, iyi gelir ya öyle bir eser oldu benim için. Kitap 'en büyük ihmal ben' ile başlayıp kendimden özür dilerim diyerek bitiyor. Arada birbirinden anlamlı içerikler farklı başlıklarda toplanmış. Farklı kitaplardan, yazarlardan, bilinen insanlardan veya olaylardan alıntılar verilerek hisler açıklanmış. En sevdiğim yanı ise tüm her şeyin Allah'a teslim olmakla, dua ile vurgunlanmasıydı. Okurken beni en çok etkileyen kısımlar; duaların kabulü samimiyetin kadar yakındır sana, kişisel
Kendimden Özür DilerimMiraç Çağrı Aktaş · İndigo Kitap · 2026224 okunma