UNUTULMUŞ KADINLAR - KRISTIN HANNAH
Kristin Hannah benim en sevdiğim yazarlardan birisi, bunu biliyorsunuzdur. Her videomda kitaplarına mutlaka yer vermeye çalışıyorum. Bülbül, Kış Bahçesi, Gece Yolu, Evden Çok Uzakta, Sevgi Uğruna Yaptıklarımız, Ateşböceği Yolu… bütün kitaplarını çok seviyorum ve kime önerdiysem de hep beğenildi. İkili insan ilişkilerini çok güzel yansıtıyor, mutlaka bir ders çıkarıyor insan okurken kitaplarını.
Unutulmuş Kadınlar son çıkan kitabıydı, okumak için sabırsızlanıyordum açıkçası fakat kitaba başladığım andan itibaren kitapta bir gariplik fark ettim. Hiç Kristin Hannah gibi değildi üslup ve inanın kitabın sonuna kadar da sürekli kapağına baktım kitabın gerçekten Hannah mı okuyorum ben diye. O kadar sıkıcı, o kadar bunaltıcı bir kitaptı ki…
Vietnam Savaşı zamanında abisini savaşa gönderen Frankie’nin abisi öldükten sonra gönüllü olarak savaşa katılıp hemşirelik yapmasıyla başlıyor kitabımız.
Savaş konulu kitapları her zaman çok sevmişimdir, özellikle bu savaş zamanında bir kadın kahraman varsa ve bu çok güçlüyse… Ama bu kitapta maalesef o duygu bana geçmedi. Hemen yazarın en sevdiğim kitabıyla kıyaslama yapmak istiyorum: Bülbül. Bülbül’de de Isabelle karakterimiz savaşta birçok olay yaşadı ama öyle güçlü cümlelerle yazılmıştı ki kitap okurken hüngür hüngür ağladığımı hatırlıyorum. Unutulmuş Kadınlar’ da Bülbül’de hissettiğim duyguların binde birini bile hissetmedim.
O kadar duygusuzca yazılmış ki gerçekten bunu yazan Hannah olamaz ya! Çok şaşırdım!
Sürekli bomba patlıyor, mermi yağıyor, alarm çalıyor, cesetler vs tamam evet savaş konulu kitap bu ve bunlar çok normal. Ama düşünün ki her cümlede bunlar yazıyor sayfalarca… Savaştan sonraki süreçte Frankie’nin yaşadıkları da etkileyici olabilirdi, eğer daha farklı bir anlatım olsaydı. Ben