Yollar tıpkı Bingöl-Erzurum arasındaki gibi bomboştu. Haritanın sonuna yaklaştıkça insanlar gittikçe azalıyor, her­kes ülkenin bu soğuk, yalnız ve kimsesiz topraklarından uzak durmaya çalışıyordu sanki.
Ah bu Yavuz Bingöl yok mu ;))
Bu tren benim ömrümde hep kara bir tren olarak kalacak.
Sayfa 66 - Timaş Yayınları·Kitabı okudu
Reklam
1977 yılında, 1 Mayıs kutlamaları için Taksim’de toplanan kalabalığın üzerine ateş açılmış ve 36 kişi hayatını kaybetmişti. 1 Mayıs katliamını Sivas, Bingöl, Malatya, Kahramanmaraş ve Çorum olayları takip etti. Bu olayların ortak yönü solcu-Alevi vatandaşların saldırıya uğraması ve hepsinin faili meçhul olarak kalmasıydı. Olaylardan sonra saldırılara iştirak eden bazı kişiler yakalanarak hapsedilse de eylemlerin arkasındaki asıl güç odakları ve kişiler hiçbir zaman ortaya çıkarılamadı. Gerek Maraş’ta gerekse de Çorum’da, CHP tabanının önemli bir kısmını teşkil eden Alevilere ait ev ve işyerleri hedef alınmıştı. Katliam ve yıldırma girişimleriyle Aleviler üzerinden, bütün olarak sola ve özellikle de CHP’ye gözdağı verilmek isteniyordu.
Alıntı
“Bingol Şewtî” misali Acılarımızı bile Halaylarla dile getiren bir milletiz Deliyiz vallahi deli.
Bugün özellikle, Erzincan, Pülümür, Dersim, Bingöl yöresinde dağlara sığınanlar, dağları mesken tutan Aleviler, Yavuz sonrası Doğu Anadolu'da tam yetkili katil rolündeki İdris-i Bitlisi'nin zulmünden canını kurtaranlardır
Alevilerin Cumhuriyet'i desteklemelerinin yalnızca uzak dönem Osmanlı baskısı ile ilişkisi yoktur. Önemli bir bölümü Şafi Kürtlerden oluşan Hamidiye Alayları'nın, XIX. yüzyıl sonlarından itibaren, özellikle Erzincan, Dersim, Maraş, Bingöl, Varto gibi yörelerde Alevilere yönelik saldırıları, baskıları ve bunun sonucu olarak yarattıkları korku ortamı, bugün bile canlı tanıkların anlatımıyla birçok Alevinin belleğindedir.
Reklam
Reklam