Puan vermedi·150 syf.··
2019 12. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 08 Şubat 2019 00:00
Bu gün #johnsteinbeck ile çıkıyoruz huzurlarınıza. Malum #johnsteinbeckokuyoruz grubumuzla birlikte düzenli olarak aylık okumaya aldık kendilerini. #kısasürensaltanat bu ay için seçtiğim kitabımdı. Steinbeck bu kitabında Fransız Devrimi'nin altını üstüne getirmiş. (mizahıyla kafa göz dalmış diyecektim ama ayıp olur diye vazgeçtim)Şöyle ki; Sürekli krizlere gebe olan Cumhuriyet rejiminden usanan Fransızlar hadi Krallık dönemine geri dönelim diyorlar ve kadim krallığın soyundan gelen, küçük evinde karısı ve kızıyla yaşayan, balkonu ve teleskopuyla uğraşan, sakin sıradan bir hayat süren amatör gök bilimci Pippin'i kral ilan ediyorlar. Pippin meteor akınının heyecanına kendisini o kadar kaptırıyor ki, kral seçildiğinden dünya üzerinde haberi olmayan bir tek kendisi kalıyor. Kral olmak kolay değil tabi ki :) " Bir haftadır tek başıma kalamadım. Uykudan uyanışımı bile seyrediyorlar. Giyinirken yardım ediyorlar. Yatak odamın içindeler. Neredeyse banyoma bile giriyorlar. Ben yumurtamı kırarken dudakları geriliyor. Kaşığımı kaldırdığım zaman, gözleriyle kaşığı ağzıma kadar izliyorlar. Sen de kendini mutsuz sayıyorsun... " diye dert yanıyor. Haklı adam, kendisi gök yüzünü izlerken, birden bire bütün magazin basını kendisini izlemeye başlayınca, saray görevlileri, soylular, siyasetçiler derken alışamıyor haliyle :) Tüm bunlar işin mizahi yönü tabi ki . Kral kime denir? Neden vardır? Kimin piyonudur? Arz talep ilişkisi sadece ticarette midir? Demokrasi nedir? Siyasi kurumlar nasıl kurban seçer? Monarşi bu kralı nasıl yaratmıştır? Hepsi bir aradayken kapitalizmi de eleştirmemek olmaz değil mi. Bütüne bakıldığında toplumsal olaylara ustalıkla dokunmuş. Ben keyifle okudum, sizde okumadıysanız okuyun derim. "Tarih okumak insana kehanet yeteneği vermese de, ihtimal çizgilerini
Kısa Süren SaltanatJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 2015810 okunma
7/10
·448 syf.··
2026 15. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2026 16:25
Selamlar. Bu kitabı sevdim mi sevemedim mi bilmiyorum. Okurken keyif aldım, kitap akıcıydı ama diğer yandan bazı şeyler önceki kitaplara nazaran çok hızlı işlenmiş gibi geldi bana. Ben önceki kitapları dark romance’ten çok psikolojik gerilim olarak nitelendirmenin daha doğru olduğunu çünkü bu kitaptaki karakterlerin de olayların da romantize edilmemesi gerektiğini düşünüyordum. Bu kitapta ise olaylar tamamen romantizme dönüyor. İki kitap arasındaki bu değişimin böyle birden olmasını ben pek sevemedim Elder ve Pim’in ilişkisinin gelen olarak ne kadar tartışmaya açık olduğu hepimizin malumu. Bir önceki kitabın sonunda yaşananlardan sonra Pim’in Elder’a bir mektup yazması ve otelden ayrılmasını okumuştuk. (Pim’in yanına hiçbir şey almadan oteli terk etmesi saçmalıktı ama bu kısmı geçeceğim.) Pim’in yaşadığı aydınlanma çok ani geldi bana. Bir önceki kitapta Pim “Yalnız başıma bu dünyada ayakta kalamam” gibi bir motivasyonla Elder’ın yanında kalmaya kararlıyken bu kitapta Elder’a inanılmaz aşık olduğunu fark ediyor ve ona bu işkenceyi çektiremeyeceğini düşünerek gitmeye karar veriyor. Hangi ara bu kadar aşık oldun ?! Hadi onu da geçtim neyine aşık oldun ? Sana sürekli ültimatom veren, benim gemimde kalacaksan benim dediğimi yapacaksın modunda takılan, düşüncelerini sanki hakkıymış gibi talep eden, sana tecavüz etmiş bir adamın neyine, hangi ara bu kadar aşık oldun ? Yani bütün bu yaşananlar düşünüldüğünde Pim’in bu aşık halleri ve ben onu iyileştirebilirim tripleri bana inanılmaz saçma geldi. Önceki kitaplarda Pim’in gücüne, kararlılığa, ayakta kalma ve adapte olabilme yeteneğine ne kadar hayran kaldıysam bu kitaptaki birbirinden manasız düşüncelerine o kadar sinir oldum. Pim zeki bir kadındı. Bu kitapta ise inanılmaz aptalca kararları var. Pim’le ilgili saçma bulduğum
ThousandsPepper Winters · Pukka Yayınları · 2025140 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·360 syf.··
2026 36. kitabı
Okurken çok sıkıldığım, sürekli kendini tekrar eden cümlelerden oluşan bir kitap. Son sayfaya sabırla geldiğimde kitabın yarım bırakıldığını görmek çok sinir bozucuydu. Kafka'nın vasiyeti; ölümünden sonra yazdıklarının basıma verilmemesiydi. Ancak arkadaşı vasiyetin tam tersini yaptığı için yarım kalmış kitaplara rastlamak mümkün. Benim için zaman kaybı bir eserdi.
ŞatoFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201712,3bin okunma
MUHTEŞEM NOKTA
10/10
·448 syf.··
Beğendi
·
2026 35. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 17:53
Bu kitap kesinlikle büyülü bir kitap. hakkında hem olumlu hem olumsuz yorumları gördüm. Bu yüzden beklentimi orta seviyede tuttum fakat beklentimi aştı. İtiraf etmeliyim ki bir ara kendimi kurt gibi ulurken buldum aklım başıma geldiğinde ise yaptığıma kahkahalarla güldüm umarım komşular uluma sesini duymadılar:) devrim ve isyan konularını sevenler mutlaka okumalı. Ayrıca güçlü kadın karakter okumak isteyenler Bence bu kitap sizi tatmin eder kadınlar çok güçlü çok Zeki bayıldım doğrusu. İlk sayfasından son sayfasına kadar bütün sayfalar doluydu karakterler muhteşemdi tabii ki En sevdiğim karakter SEVRO ♡ kapanış kelimem tabii ki AaaaUuuuuuu ;)
Kızıl YükselişPierce Brown · Pegasus Yayınları · 20152,533 okunma
Puan vermedi·416 syf.··
2026 15. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 18:14
Sonunda, nihayet, bu yaşta, yani 55 yaşıma bir iki ay kala Henning Mankell okuyabildim. Polisiye seven okurların yolu Henning Mankell ile bir yerlerde kesişiyor olmalı mutlaka. Benim de başıma geldi bu. Kitabı sevdim. Farklı, değişik bir şey anlatmıyor ve öncelikle bunu sevdim. Muamma çözmek veya çok sıradışı bir katilin sıradışı cinayetlerini anlamak için kafa patlatmak ve suçluyu inanılmaz zekâsı için yüceltmek yerine her zaman yaşanabilecek suç örneklerinden birini çözmeye çalışan Kurt Wallander'in belki bir polisiye klişesi sayılabilecek hayat hikâyesine rağmen kanlı canlı bir insana dönüşmeye çalışması benim için önemli zaten bu sebeple 10 kitaplık serinin 2. kitabını aldım. Polisiye kitaplarda dedektifler veya polislerin çalkantılı hayatlarının birbirine benzemesi dikkat çekici. Dramatik şeyler yaşayan polisler veya dedektifler söz konusu... Eşinden ayrılmış veya eşini veya çocuğunu kaybetmiş bir polis veya dedektif... Farklı örnekleri varsa da ben denk gelmedim galiba, bir önemi de yok . Kitabı beğenmemdeki diğer sebep hikâyenin sürekli olarak takıntılar veya sorunlar yerine bütün toplumla ilişkisi üzerine de kafa yormasıydı. Sadece insanların psikolojik çıkmazlarına problemlerine hastalıklı taraflarına değil de toplumda ters yüz olmuş, çıban haline gelmiş bir meselenin insana suç işletebilecek bir noktaya gelmiş olmasına da dikkat çekilmesi iyi bir öge bence. Böylece suçlunun olası karizmatik karakteri veya kişiliği yerine ona sebep olmuş olabilecek sosyal koşullarla ilgili de söyleyecek bir şeyleri oluyor hikâyenin. Acaba yazar diğer kitaplarında da bu bakış açısını sürdürüyor mu? İyi polisiye iyi edebiyattır diyen kimdi hatırlamıyorum, ama karanlık yüz bu konuda örnek olarak gösterilebilecek bir kitap bence. Yazarın kurt wallander karakterini çok iyi
Karanlık YüzHenning Mankell · Ayrıksı Kitap Yayınları · 2021244 okunma
10/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 01:14
Kaybediyoruz. Evet her gün bir şeyleri kaybediyoruz, elimizden, avucumuzun içinden savrulup gidiyor farkına bile varmıyoruz. Ya da varıyoruz belki de bilerek yapıyoruz. Yapmasaydım daha kötüsü benim başıma gelirdi diye avunuyoruz. Bu hayatta aslında en çok da kendimizi kandırıyoruz... İncelemeye geçmeden önce şunu belirtmek isterim ki Bu kitabı Vicdanınızı yanınıza alarak okuyun lütfen olur mu? Teknolojik olarak cevap verecek olursam insan %100 vicdan sahibi olarak dünyaya geliyor. Telefonunumuzun şarjına değer verdiğimiz kadar kendi vicdanımıza değer vermiyoruz. Sahi şuan yüzde kaç vicdana sahibiz? Yüzde 80, 50, 20 ? 0? Neyse konudan çok uzaklaşmadan, kitaba dönecek olursam.. Tolstoy’un anlatmak istediği İnsan neyle yaşar? Kısmına geçmeden önce beni derin derin düşündüren ve kendime İnsan nasıl okumalı? İnsan neden okumalı? İnsan nasıl insan kalır? Sorularında takılı kaldığım nadir eserlerden biri oldu bu kitap. Bahsedeceğim tek paragraf ve aslında beni en derinden etkileyen söz “Küçük çocuklar gibi olmazsanız, göklerin egemenliğine asla giremezsiniz.” Keşke onlar bize değilde biz onlara benzeyebilseydik. Onların kalpleri, vicdanları, bakışları, gülümsemeleri başka bambaşka.. Evet bezmeyemedikçe de hem yeryüzünü hem de gökyüzünü ahlaken ve vicdanen kirletiyoruz. Buraya kadar okuduğunuz için teşekkür ederim. Kitap ile alakalı olarak son olarak; kıssadan hisse(anlatılan bir hikaye, yaşanan bir olaydan veya tarihi bir kıssadan çıkarılması gereken ahlaki ders.) okumak bana iyi geldi. Eminim size de iyi gelecektir. 01:54 12 Haziran 2026
İnsan Neyle Yaşar?Lev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024234,1bin okunma