10/10
·224 syf.··
2026 98. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 15:04
İçim çekildi okurken, birkaç kere bırakmayı düşündüm, hatta bırakıp arkama bakmadan kaçmayı.. ama her seferinde, yine elime almış yine okurken buldum kendimi. Bu kitap pedofili üzerine yazılmış müthiş etkileyici bir kitap. Bölümler arası geçiş, çoklu anlatıcı, anlatıcıların olayları kendi açısından anlatması, her birinin aslında belki de ne olduğunu ya da neden olduğunu anlayamadıkları ve çözemedikleri ya da bilseler bile, nasıl yapacaklarını nasıl yaşayacaklarını bilemedikleri yaşamları var. ‘Taciz’, ‘istismar’ sözcüklerinin arkasında saklanan, aslında çocuğun tüm hayatını altüst eden ve belki de bir daha doğru dürüst yaşayamammasına sebep olan ‘tecavüz’ü anlatıyor bu kitap. Ama Menekşe Toprak müthiş bir iş yapmış, nefret ede ede,iğrene iğrene ama elinizden bırakamadığınız bir kitap ortaya çıkarmış. Bu kitabın sonunda ana karakterimiz, sanki iyileşme yolunu bulmuş, belki hayatını yaşamaya başlayabilmiş gibi. Umarım tüm pedofili kurbanları, hayatlarını düzene sokabilir ve yaşamaya başlayabilirler .. 
PeriMenekşe Toprak · Doğan Kitap · 202647 okunma
Söylesek? Bilseler?
Puan vermedi·200 syf.··
2026 8. kitabı
Bu kitabı ikinciye okuyorum. Gönüllü velilerimle oluşturduğum kitap grubunda bu ayki kitabımız Söyleme Bilmesinler oldu. Anlamanın gücü, anlaşılmamanın çaresizliği ve anlamlandıramadıklarımızın kitabı. Bu kitabı okuduktan sonra insanlara artık az önce baktığınız şekliyle bakamayacaksınız. Bir aile, farklı isimler, farklı hayatlar… Temassızlığın doğurdu anlaşılmamışlık, anlamlandıramamışlık… 200 sayfalık bir kitaba 200 sayfalık inceleme yazılsa yeridir. Kitabı okumaya başladığınızda kızdığınız her karaktere tanık oldukça kızdığınız için suçluluk duyuyorsunuz bir miktar. Çünkü anlamaya başlıyorsunuz. Bilmediklerimizin gözümüzü kör ettiği, bilmediğimiz kadarıyla yetinerek yargıya vardığımız bir dünyadayız. Bir şey hakkında bir fikre sahip olmak kolay olmamalı. Ancak bizler her şey hakkında bir fikre sahibiz! Peyami Safa’dan bir alıntı geldi bu noktada aklıma: “Suçlamak, anlamaktan daha kolaydır. Anlarsan değişmen gerekir.” Belki de bu yüzden bilmediklerimizle bir yargıya varmayı seçiyoruz. Çünkü bireysel sorumluluğumuzdan çokça arınık olduğumuz bir yer orası. Bildiklerimiz arttıkça bireysel kontrolümüzün ve seçimlerimizin daha çok devreye girdiğini gördüğümüzden mi kaçıyoruz bilmekten? Bu yüzden mi kestirip atarak rahatlığı seçiyoruz? Değişmemek için mi? Yapabileceğimiz bir şey olmasın diye mi? Sadece karşımızdaki sorumlu olsun diye mi? Kitapta tüm karakterler kendi dünyasına göre haklı. Farklı haklılıkların birleştiği yerden haksızlıklar doğabiliyor bazen. Onu anladığım yer benim acı kaynağım olabiliyor bazen. Ne zor bir ikilem. Hiç anlamamak daha büyük bir acı olsa gerek. “Fakat dün akşam, babamın söylediği şey içimdeki bütün boşlukları doldurdu sanki. Hiçbir şeyi düzeltmedi ama boşlukları doldurdu. Olmayan, olamayan, yarım olan her şeyin anlamsızlığı anlamlı hale
1000Kitap
Söyleme BilmesinlerŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202524,4bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Garip bir deneyim..
8/10
·88 syf.··
2026 5. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 09 Nisan 2026 16:11
Kitap hakkında ne hissedeceğimi bilemiyorum. Başta tabi ki garipsedim, ara ara güldüm, sonra üzüldüm, bir ara böcekle empati yaptım :) sonra kafam karıştı ardından yine üzüldüm. Kurgunun başında Gregor kötü rüyalar gördüğü bir gecenin sabahında kendini yatağında dev bir böceğe dönüşmüş olarak buluyor. Ve kısa süreli bir şaşkınlıktan sonra işini, müdürünü, işe geç kalınca olacakları düşünmeye başladığı bir telaş içinde buluyoruz onu. Yani durum bu iken sanki daha önce düşünüp telaş edilmesi gereken şeyler varmış gibi geldi bana ama sen bilirsin Gregorcuğum O haldeyken işine geç kalma telaşı duyması dışında kurgunun geri kalanı, her ne kadar başlı başına absürt bir konu olsa da , daha gerçekçiydi diye düşünüyorum. Ailenin bir ferdi bir anda dev bir yaratığa dönüşüyor. Her ne kadar onun aileden biri olduğunu bilseler de karşılarındaki bu yaratıktan korkmaktan ve iğrenmekten kendilerini alamıyorlar. Bir süre onu anlamaya, rahat ettirmeye çalışsalar da zamanla varlığından rahatsızlık duymaya başlıyorlar. Odası artık ıvır zıvırın atıldığı bir ardiyeye dönüştürülüyor va kapısı da iyice kilitleniyor. Böceğe dönüşmüş bir insandan bahsediliyor ama insan gerçek dünya ile kıyasladığında bir çok benzerlik bulabiliyor "Dönüşüm"de. Şöyle ki: Gregor normalken ailede hiç kimse çalışmıyor ve hepsi onun elinden geçiniyor. Ama artık iş göremez ve bakıma muhtaç bir hâle geldiğinde tahammül edilemez oluyor. Bir süre sonra odası bile özel alanı olmaktan çıkıyor. İnsanların kendi aile fertlerini veya hayırsız evlatların kendi anne babalarını işleri düştükçe sömürüp, onlar yardıma muhtaç olduklarında, hastalanıp yataklara düştüklerinde ise nasıl gözden çıkardıklarını anımsattı bu bana. Ama şunu da belirtmek isterim kitapta anlatılan aile için kötü ve gaddar bir aile bir profili
1000Kitap
DönüşümFranz Kafka · Panama Yayıncılık · 2015268bin okunma
Puan vermedi·96 syf.·
2026 10. kitabı
Rap dünyasının malum iki devinden biri Sagopa’nın parçalarının başında bir söz vardır. Sago yine yapmış diyeceksin. Felsefi yazın hayatımızda bu sözün karşılığı da ACM yine yapmış diyeceksin olarak kabul etsek yeridir. Bir telif eseriyle karşımıza çıkan yazarları diğerlerinden değerli görmek kimsenin garipsemeyeceği bir davranış olsa gerek. Hele bir de mevcut literatürü faş ederek adımlarını atan müellife denk gelmek biz okur dünyasının en büyük nimetidir. Girmeyi planladığımız ama bir fırsat bulup da giremediğimiz sokakların aslında girmeye gerek yokmuş yada büyütüldüğü kadar olmadığını gösteriyor bize. Mevcut problem diyeceğimiz kitabın konusuna gelirsek bizi bekleyen cevaptan ziyade bir usul şeması olduğunu görüyorum. İlmin çoğu ‘iddianın lazımlarını görme’ düsturunu okuduğumuz diğer kitabında olduğu gibi tutarlı bir şekilde kötülük iddialarına uyguluyor bu düsturu. Bizde hem bir şeyler öğreniyoruz hemde böyle bir yolda varmış diyoruz ve bu sayede diğer karşılacağımız problemlere de bu düsturu uygulama sözü veriyoruz adeta. Sorunun öncüllerini düşündürterek ilerlemeye başlıyor Meriç, bu sayede yarım yamalak itirazı muhalif tarafa geçerek muarızın yerine tamamlayıp cevaplıyor. Böylelikle ağırmış gibi görünen mesele kendi içinde ilerlemeden hafifleyiveriyor. Ardından malumunuz ‘lazımı’ meselesinden bence en kritik yer olan müddeilerin psikolojik algılarına bir sıçrayış yaparak aslında ne düşündüklerini bilseler söylemekten utanırlar seviyesinde bir tahlil yapıyor. Bu açıdan değerlendirildiğinde mevcut din eleştirilerinin kibirden maskesi kaldırılıyor. İnsanın egosuna yenilişini tam tersi bir sıçrayışla kendi egosunu tanrılaştırarak Yaratıcı’yı yönlendirmeye kalkışının nasıl bir saplantı olduğunu gösteriyor. Ayrıca entelektüel bir okuma olarak mevcut yandaş
Felsefe ve Düşünce
Kötülük ProblemiAltay Cem Meriç · Tin Yayınları · 2026290 okunma
-2-
Puan vermedi·160 syf.·
2026 10. kitabı
Kitabı okumaya başladığınız anda Selma’nın buhranlı, karanlık ve değişken ruh hali sizi bir meraka sürüklüyor. Nevzat ve Halim’in arasında yaşanan güven meselesi ve gizledikleri tüm bilgiler, her ikisi içinde hayati bir önem arz ediyor. Konuşulamayan her şeyin bir sorun yumağı olacağını bilseler acaba yine de sessiz kalırlar mıydı? Selma’nın büyüsüne öylesine kapılmışken bu mümkün müydü? Peki ya komşu Salim Bey’in teorileri kitabın sonunda acı bir tecrübeye dönüşür müydü? Hızla ve keyifle okudum. Keşke bir devam kitabı olsaydı dedirtti.
Duygu ve Düşünce
Selma ve GölgesiPeyami Safa · Alkım Basım Yayın · 20173,392 okunma
8/10
·353 syf.··
Beğendi
·
2026 78. kitabı
𝗦𝗘𝗥𝗧 𝗞𝗢𝗥𝗨𝗬𝗨𝗖𝗨 𝗞𝗜𝗭 ~𝗶𝗻𝗮𝗻𝗺𝗮𝗸~ Herkese Merhabalar... Bugün sizlere kalemi ile yeni tanıştığım yazarımızın seri olan kitabının ilki ile geldim. Hızlı okunan ve neler olacak diye merak edilerek son sayfaya hızla gidilen bir kitap. Biraz hızlı akan bir kurgusu da var diyebilirz. Yaşananlar sizi etkisi altına alıp karakterler ile bağ kuruyorsunuz. Yazarımız ilk kitabı diye biliyorum biraz ilk kitap heyacanını da aldım. Yoruma geçmeden önce yetişkin içerik olduğunu söylemek isterim. Ama bu ibareyi cinsellik yönünden almadığın( ki herkes yetişkin içerik deyince ilk akla gelen o oluyor) olumsuz örnek teşkil edecek durum ve davranışlardan dolayı aldığını da hemen ilave etmek istiyorum. Pinhan ve Bulut Pinhan zengin bir ailenin kızıdır. Paradan nefret eden kalıplara uymayı sevmeyen ve kuralları sevmeyen kızımız 17 yaşında bir lise öğrencisidir. Ailesi son derece modern olup bir de ablası vardır. Okulu da pek sevmeyen Pinhan için günler aynı tek düze gider. Okul harici görüştüğü ve çok sevdiği Uraz ve onun arkadaşı kız vardır. Ailesi ise onun kendi hayatlarına karışmasını ister. Bir gün okula bir çocuk gelir... Eee bu hep böyle olmaz mı? Biri gelir ve senin yolunda gitmeyen hayatını başka bir yol ile çiçeklendirir. Hele ki ikisininde ruhunda ve yaşamında eksiklik, ışıklarını sızdırmayan çatlak var ise birbirlerine iyi gelir. Yeni çocuk Bulut... Onun hikâyesi ise bambaşka. Zengin ama mutsuz çünkü sevgisiz. Ona sorulan tek soru paran var mı? Annesini kaybeden ve babası ile yaşayan Bulut, babası tarafından annesini öldürmek ile suçlanır. Pinhan ve Bulut birbirine ilk başlarda zıt gidip kavga ediyor olsalar da zamanla yakınlaşırlar. Ama ailesinin Pinhan için başka planları vardır , tabi Bulut'un da zengin bir aile olduğunu bilseler ama illa ki ortaklarının takıntılı oğlu olacak
Sert Koruyucu KızEda Boğatemür · Patara Kitap · 20258 okunma