Bu aralar sana bakınca denizi düşünüyorum.
Durup dururken değil.
Hani iskelede oturursun da, su çekiliyormuş gibi gelir insana. Kimse fark etmez. Martılar bağırır, balıkçılar ağlarını toplar, çocuklar koşar.
Ama sen bilirsin.
Deniz biraz daha uzaklaşmıştır kıyıdan.
Sen de öyle.
Hâlâ buradasın. Gülüyorsun. Konuşuyorsun. Bana ismimle sesleniyorsun.
Fakat aramızda, gözle görülmeyen bir mesafe büyüyor.
İnsan bazı ayrılıkları yaşayamaz. Sadece sezer.
Bir ağacın gölgesinin akşamüstü uzaması gibi, bir vapurun yavaş yavaş küçülmesi gibi.
Bilmiyorum.
Belki de hiçbir yere gitmeyeceksin.
Ama nedense, sana her baktığımda, uzaktan geçen bir gemiye el sallıyormuşum gibi geliyor.