Ah, sen bu yüreği bilmezsin! O ne deli, ne uçarıdır bilsen! Bunu sana mı soruyorum? Sen ki benim tehlikeli bir durgunluktan coşkun bir sevince, tatlı bir hüzünden azgın bir çarpıntıya düştüğüme tanık olarak, kaç kez benim için kaygılanmış, üzülmüşsündür! İşte bu nedenle, kalbimi hastalanmış bir çocuk gibi nazlandırıyor ve şımarmasına ses çıkarmıyorum.
Sayfa 12 - Panama Yayın·Kitabı okudu
Dirilmeni umuyorum
inandırdı beni: “Sen daha temel atacak zeminin sağlamlığından emin olmadan inşaata geçmek istiyorsun. Düşün ki bu çocuğun içindeki her şey karmakarışık bir halde, hatta bir insanın oluşumu için gerekli ilk çizgiler bile çizilmemiş daha.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Nesta gene başladı
"Bunu kabul edemem.” “Senin için yapıldı.” “Bunu kabul etmeyeceğim” diyerek düzeltti. Küreyi kutusuna geri koydu ve ona verdi. “İade et.” Gözleri kapandı. “Bu bir hediye, lanet bir alyans değil.” Nesta kaskatı kesildi. “Hayır, bunu Eris’ten bekleyeceğim.” “Tekrar söyle bakayım.” “Rhys, Eris’in beni eşi olarak istediğini söylüyor. Elim karşılığında istediğimiz her şeyi yapacakmış.” “Evet demeyi düşünmüyorsun. Anlıyorum. Biraz fazla yaklaştım ve sen beni yine ittin. Güvenli olan yere. Eris gibi bir engerekle evlenmek benimle olmaktan iyidir.” “Seninle değilim,” diye tersledi Nesta.
Nesta ve Cassian·Kitabı okuyor
Alıntı
Arkadaşları soruyorsun. Arkadaş mefhumu? Tuhaf bir sual. Arkadaş ne demektir, onu bile unuttum. Arkadaş demekle Cevdet, Nihat, Ferit, Kenan ilh. gibilerini mi kastediyorsun? Eğer öyleyse suallerine cevap vereceğim! Cevdet'i sen gideliden beri ya iki kere veya üç kere gördüm. Fakat bu görüşler gayet resmi idi. Beylik elfazla bir iki kelime konuştuktan sonra ayrıldık. Sözlerinde derin bir istihzanın izleri okunuyordu. Bana eminim ki hasut" nazarlarla bakıyordu. Sanki evvelki Cevdet değildi bu Cevdet, bilmem başka bir Cevdet'ti sanki. O laubali Cevdet şimdi ortada yok. Hallerine bir resmiyet gelmiş, vakarlı bir resmiyet! Onu çok tuhaf buldum. İşte bu. Eğer tekrar görürsem, görmek lütfuna mazhar olursam, aramızdaki resmiyete rağmen selamını tebliğ ederim. Bizim ev halkına yolladığın gurbet selamlarını tebliğ ettim. Teşekkür ve bilmukabele selam ederler. İşte böyle Talat, mektubuna layık olduğundan pek fazla cevap verdiğimi sanıyorum.
Sayfa 14·Kitabı okuyor
Gazeteyi soruyorsun? Ne hakla? Muharriri olmak hakkıyla mı? Yazı göndermeden ne diye haber istiyorsun? Öyle ya sen zaten sebatkâr bir adam değil misin? Gazete çıkarmaya karışmak senin nene gerekti? Birinci nüshayı senin iki şiirin ve benim yazılarımla çıkarmıştım. Fakat... Senden mektup ve yazı gelecek diye bir hafta bekledim. İki hafta bekledim, baktım olmadı. Öyle ya. Gazeteyi yalnız benim yazılarla çıkaracak değilim ki. Hususi değil ki. Müşterek. Mutlaka her nüshada ikimizin yazısı bulunacak. İşte bekledim, bekledim ve baktım: Sen, bizleri ve gazeteyi unutmuşsun. Üçüncü haftanın sonunda lanet okuyarak (kim olduğunu biliyorsun!!!) birinci nüshanın çıkardığım sayılarını, hepsini yırttım attım. Aşk olsun! Tebrik ederim. Sen bu denaeti de yapacaktın demek! Yaptıkların gittikçe çoğalıyor. Yoksa bu, arkadaşlığımızın silinmesi uğruna bir başlangıç mı? ()
Sayfa 13·Kitabı okuyor
İkinci Millet Meclisi'ne girebilmek için, bilgi, emek ve seciyesiyle tanınmış olmaktan ziyade, sadakat ve yumuşak başlılıkla tanınmış olmak ve türlü vasıtalarla Gazi'ye hulul edebilmek işe yaramıştı. Sözle ve kalemle dalkavuklar, almış yürümüştü. Mektuplarla, şiirlerle, Mustafa Kemal Paşa'ya bir düzine tekrarlanan .sözler muayyendi: "Bizi sen kurtardın, ne emir buyurulursa ayn-ı keramettir" ve bir sürü methiyeler.