Birdemetokur

Kendi Kendine Büyüyen Çocuklar
Anadolu, hayat mücadelesi sırasında kendi kendine büyüyen çocuklarla doluydu. Hayata çarpa çarpa büyüyen çocuklar. Yanlarında her şeyi konuşabilirdi yetişkinler, onların travmaları olmazdı. Çevrelerinde tehlike yoktu, dağ bayır hayvanların peşinde koşabilirlerdi yalnız başlarına. Eğitim sisteminin kurbanı değillerdi, okumak zorunda değildiler çünkü. Dünyaya gelirler, büyürler ve yetişkin olduklarında tıpkı kendileri gibi büyüyecek çocuklar dünyaya getirirlerdi. Şimdi, ne yöne baksam hiç çocuk olmamış onca yetişkin görüyorum. Belki de bundandır yaşlandıkça çocuklaşmaları. Belki de bundandır kuramadıkları hayalleri çocuklarının sırtına belki bilerek belki bilmeden yük etmeleri.
Edebiyat
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
"Bir insan ömrüne ne kadar mutluluk sığardı? Ya da ne kadar acı? Hayatı sınırlardan uzak geçirmek mümkün mü diye çok düşünmüştü İpek. Hayatın iniş ve çıkışlarla dolu olduğunu kabul ediyordu. Bu değildi merak ettiği. Bu işin bir matematiği var mıydı? Nihayetinde bir ömür yaşanıp bittiğinde insan geriye dönüp acılarıyla mutluluklarını terazide dengeleyebiliyor muydu? Tabii bu, insanın hayatın getirdiklerini nasıl algıladığıyla, nereye koyduğuyla ilgiliydi. Fakat nereye koyarsan koy aynı anlama gelen şeyler vardı. Mesela anneni kaybetmek gibi."
Sayfa 301·Kitabı okudu
1000Kitap
“Hayatın bir matematiği, hendesesi, mühendisliği olsa ben haklı çıkardım. Yokmuş. Bir zaman kafa yordum, baktım ki benim havsalam kafi gelmiyor, bıraktım. Cennete bahçe demek, cehenneme ateş demek cahiller içinmiş. Hiçbir şey o kadar basit değil. Biz zannediyoruz ki insan ölünce çürümeye başlar. Doğru değil. İnsan doğduğu andan itibaren çürümeye başlıyor. İnsanı çürüten ölüm değil, hayattır. Başkasından değil, kendimden biliyorum”
Alıntı
“Akşam oldu. Evin çeşitli yerlerine tüneyen tavuklar kümeslerine döndü. Çekirdek aile olarak kaldınız, artık sizinki kaç çekirdekliyse. 1 kişinin eksik olduğunu işte tam olarak o zaman fark edersiniz. Yokluğun varlıktan daha çok yer kapladığı zamanlar var, bildiniz mi? Bir gün illa bilirsiniz. Yani biri eksildiğinde, evinizde yer açılmaz da tam ortasında kocaman bir delik açılır. Artık o deliğin üstüne basmadan devam etmeniz gerekir. Basarsanız düşersiniz. Kıyıdan kıyıdan yaşamak diye bir şey var, zamanı gelince mutlaka öğrenirsiniz.”
Alıntı
“Sonra insanlar evlenir. Bir yuva kurarlar. Yavaş yavaş tahammül etme güçleri biter. Affetme kudretleri de. Herkes yapılan fedakarlıkların acısını birbirinin ümüğüne çökerek çıkarır. Ama ben de… Üstelik sen… Çocuklar doğar, büyür, büzüşürler… Oradan kaçıp nefes almak, geçen sefer eksik olanı bu sefer doğru yapmak isterler. Sonra da denenip denenip olmamışı bir de kendileri denemeye kalkar. Sonrası hüsran. ”
Alıntı