10/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2026 152. kitabı
Merhabalar Bugün sizlere sevgili canım yazar @seydabozkurtofficial kaleminden Külce adlı şiir kitabıyla geldim. Külce isminden de anlaşıldığı gibi okurken yanıp kül olacağız... " Çocukluğumda, bir rüzgarda saçlarımı savurmuştu bu şarkı... Sabahın cüretkarlığını da onunla tanımıştım... " Bazı kitaplar okunur ve biter. Bazıları ise insanın kalbinde yaşamaya devam eder. Benim için bu şiir kitabı da tam olarak böyle bir eser. Her sayfasında kendimden bir parça bulduğum, kimi zaman hüzünlendiğim, kimi zaman umutla dolduğum satırlar vardı. Şiirlerin her biri sanki kalbin en sessiz köşelerine dokunuyor. Yazarın kelimeleri öyle içten ve öyle samimi ki, okurken yalnız olmadığınızı hissediyorsunuz. Özlemi, sevgiyi, kırgınlığı ve umudu öyle güzel anlatıyor ki bazı dizeler uzun süre zihninizden çıkmıyor. Bu kitabı sevme nedenim sadece güzel şiirlerden oluşması değil, bana hissettirdikleri. Bazen bir şiirde geçmişimi buldum, bazen de geleceğe dair umutlarımı. Her okuyuşumda farklı bir anlam keşfettim ve her seferinde aynı duyguyla son sayfayı kapattım. Hayranlık... Eğer kalbinize dokunacak, sizi düşüncelere sürükleyecek ve duygularınızı kelimelerde bulmanızı sağlayacak bir şiir kitabı arıyorsanız, bu eser kesinlikle okunmayı hak ediyor. Çünkü bazı şiirler sadece okunmaz, hissedilir. Anladım ki Anladım ki Bütün çığlıklarımı heybemde taşıdım ben, Yer Gök duyduğu haykırışlarım, Ama insanoğlunun kulağı bile çınlamadı. Anladım ki Duvarlarımı olmazlarla örmüşüm, Tek tek, ağır ağır koymuşum tuğlaları, Her yarama bir tuğla eklemişim. Anladım ki Hilal bile gece de kendine kırdın, Karanlıkla gündüz birbirine karışıyor,
KülceŞeyda Bozkurt · Parana Yayınları · 202617 okunma
7/10
·250 syf.··
2026 15. kitabı
𓆩 ♡ 𓆪 ɢᴜ̈ɴᴀʏᴅıɴɴɴ 𓆩 ♡ 𓆪 ɴᴀsıʟsıɴıᴢ? ɴᴇʟᴇʀ ʏᴀᴘıʏᴏʀsᴜɴᴜᴢ ᴄᴀɴıᴍ ᴅᴏsᴛʟᴀʀ? Bugün size @destekyayinlari ‘ndan çıkan kalemi ile ilk kez tanıştığım @eddianterofficial #elele kitabının yorumu ile geldim... #kitabınkonusu Kitap iki bölümden oluşuyor.İlk bölümde; Çok sevdiği eşini kaybeden kahramanımızın toparlanması için çoçukları,ona iyi gelir umuduyla ücra bir adadaki aşrama uçak bileti almaları ile başlıyor.Bu yolculukta ona yan koltukta sohbeti hoş Madam adında bir hanımefendi eşlik ediyor.Kahramanımız bir anda planlarını değiştirir ve kendini bu hanımefendinin evinde bulur.Madam’ın evi çok güzel,inanılmaz büyük ve ilgi çekicidir.Bahçesinde bir incir ağacı bulunmaktadır.İnciri yememesini ister.Fakat madam’ın uşağı her gelenin o incirden tatması gerektiğini söyler. Maalesef Adam dayanamayıp incirden yer.Ve bütün olaylar değişir. Peki neden o incirden yememeliydi? İkinci bölümde ise; Madam’ın evinden özünü bulmuş bir şekilde ayrılır.O evden ayrıldıktan sonra rastlantı mı kader mi bilinmez bir karşılaşma ile aşkı bulan kahramanımız için yeni bir sınav da bu yeni aşkla başlar... Peki bu aşkın sonu ne olacak? Her aşk mutlu sonla biter mi sizce? #kitaphakkındadüşüncelerim “Büyük lokma ye büyük konuşma” sözünün şekil almış hali olarak ,evet kişisel gelişim deneme türünde yer yer sevemediğim yer yer alıntılarına bayıldığım bir kitap okudum. Sevemedim dediğimi bakmayın.Benim kişisel gelişime olan önyargımdan kaynaklı yoksa akıcı sıkmayan bir dile sahipti kitap . Hiç şüphe duymadan alıp okuyabilirsiniz. Naçizane tavsiyemdir. Sağlıkla ve bol kitapla kalın... #elele #engelsiz_okurrr
El EleEddi Anter · Destek Yayınları · 2021104 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
5/10
·112 syf.··
2026 11. kitabı
🅂🄴🄻🄰🄼🄼🄼 Harika bir hafta diliyorum herkese. Keyifler nasıl hanımlar beyler? Bugün size @destekyayinlari ‘dan çıkan kalemi ile ilk kez tanıştığım @dokmenhatice ‘nin #kemikçayı kitabının yorumu ile geldim... #kitapkonusu Bir çok çıkardığı kitaplarla tanınan yazar cesur ve yalın üslubuyla kaleme aldığı #kemikçayı onbeş insan hikayeleriyle dolu gerçekçi ve sarsıcı bir kitap. Daha çok kadının örselenmişliğine, sinmişliğine, sıkışmışlığına, tökezleyişine, örülen duvarların ardında yaşadığı hiçliğine, ayıp-suç-günah sarmalında yolunu bulmak için çabalayışına ve daha pek çok şeye tanıklık ediyor. #kitaphakkındadüşüncelerim Dili bana biraz klişe ve sıradan geldi açıkcası. Çok fazla kadına dair kitaplar okudum.Aklımdan çıkmayan “Ben malala Meyra ve Son kız” o yüzden belki de bana hitap etmedi.Ama her gün haberlerde ,gazetelerde gördüğümüz kadınlara yapılanları gelecek nesilin ibret alması,bir ders çıkarması açısından okunması gereken bir kitap. #kadınaşiddet ‘in son bulduğu bir dünya diliyorum tüm kalbimle.Farkındalık adına okuyabilirsiniz bu tarz sevenler... Sevgili @dokmenhatice kaleminiz daim okurunuz bol olsun... #alıntılar “İnsanoğlu her türlü kirden aranıyormuş da yüreğe sinen kirden arınamıyormuş meğer.”(Syf:85) “Sancılı günlerin hikâyesi kısadır. "Ne oldu?" diye sorarlar. "Hiç" dersin biter.”(Syf:32) “Önce söz kestik, ciğerime... Sonra kına yaktık kalbime.. İşte şimdi de nikahımı kıydık, hayallerime.” (Syf:30) "Anneler derin yaralara da merhem olurlar değil mi?" (Syf:87)
Kemik ÇayıHatice Dökmen · Destek Yayınları · 2020245 okunma
Bir Turan Peygamberi
7/10
·144 syf.··
2026 10. kitabı
Bir Turan Peygamberi…. Tarihimizin en kritik dönüm noktalarından, benim de araştırmayı, okumayı çok sevdiğim 1865 - 1919 yıllarına ait bu edebi eserleri okurken; siyasetin nasıl adım adım değiştiğine de şahitlik ediyoruz. Çok tatmin edici bir deneyim benim için. “AY DEMİR” de 1918 yılında, Müfide Ferit Hanım tarafından yazılmış, o yıllarda yeni yeni parlayan Türk Milliyetçiliğini, Turancılığı bize gösterecek bakalım. Kitabımızda “DEMİR” adında İstanbullu bir doktorun, aşkını ve vatanını ardında bırakıp Orta Asya’ya, Rusların esaretindeki Türk kavimlerini uyandırmaya, onlara unutmaya yüz tuttukları Türklüğü, Turan’ı anlatmaya gidişi konu ediliyor. Kitapta İstanbul’daki siyaset ortamıyla, Orta Asya’daki halkların durumlarıyla, Ruslarla, Müslüman Din adamlarıyla ilgili önemli tespitler var. Bunlara ayrıntılı olarak değineceğim. Ama öncesinde Türk Milliyetçiliği nasıl ortaya çıktı, Müfide Ferit ve kocası Ahmet Ferit kimdir bunları anlatmam gerek yoksa “AY DEMİR” gibi bir karakterin ortaya çıkışı yeterince anlaşılamaz. Şimdii, işte Reformlardı, Aydınlanmaydı, özellikle Fransız İhtilaliydi derken Avrupa’da milliyetçilik zaten vardı. Ancak bizimki gibi bir imparatorluğun içinde, milliyetçilik fikri tehlikeli olacağından uzun yıllar konuşulmadı. Osmanlı’da halk, milliyetlerinden ziyade dinlerine göre sınıflandırılıyordu. Müslimler, Gayri-müslimler şeklinde. Bugün andığımız Namık Kemallerin yer aldığı 1865’te kurulan Genç Osmanlılar bile vatan ve özgürlük vurgusu yaparken, yine Osmanlı olarak, şeriat kurallarıyla hareket edilmesini savunuyorlardı. Ayrı bir Türk milliyetçiliği, Turancılık kavramı yoktu. Taa ki Türk toprakları kaybedilmeye başlayana kadar. Kaybedilen topraklarda yaşayan Türk halkları, kalan topraklara doğru, anadoluya doğru geldikçe, gördükleri zulümün de
Ay DemirMüfide Ferit Tek · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022701 okunma
Puan vermedi·952 syf.··
2026 31. kitabı
·
37 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 16:18
Bazı romanlar öyle bir cümle ile başlar ve öyle bir cümle ile biter ki;bende ‘’Anna Karenina’’romanın cümlesi ile başlayıp ‘’ Middlemarch’’son cümlesi ile bitireyim "Bütün mutlu aileler birbirine benzer, her mutsuz aileninse kendine özgü bir mutsuzluğu vardır." Herkes birbiri ile mutlaka bir yerde bir iletişimi vardır metaforu ile başlayan uzunca bir roman.. Kasabadaki her birey, farkında olsun ya da olmasın, birbirinin hayatına dokunur. Birinin mali çöküşü, diğerinin evliliğini; birinin dedikodusu, ötekinin kariyerini etkiler. Eliot, toplumu biyolojik bir organizma gibi ele alır. Middlemarch, büyük kahramanlıkların veya tarihi zaferlerin romanı değildir. Aksine, "isimsiz ve sıradan hayatların" dünyaya yaptığı katkıyı yüceleştirir. Romanın o meşhur, sarsıcı final cümlesi eserin tüm özünü özetler: "Dünyanın iyiliği, kısmen tarihe geçmemiş eylemlere bağlıdır; eğer işler sizin ve benim için olduğu kadar kötü gitmiyorsa, bu yarıda kalmış sadık hayatlar yaşayan ve kimsenin ziyaret etmediği mezarlarda dinlenen insanlar sayesindedir." George Eliot, hayatta büyük ideallerimizin çoğunun toplumsal gerçeklerin duvarına çarpıp kırılacağını, ancak yine de şefkat, empati ve küçük de olsa doğru eylemlerle yaşamanın hayatı anlamlı kıldığını söyler. Döneminin ötesinde bir psikolojik derinliğe sahip olan bu eser, bugün bile insan ilişkilerini anlamak için en iyi rehberlerden biri olabilir...
MiddlemarchGeorge Eliot · Yapı Kredi Yayınları · 2025534 okunma
Puan vermedi·80 syf.·
2026 1. kitabı
Francis Bacon’ın "Yeni Atlantis" (New Atlantis) eseri, hem felsefe tarihi hem de bilim kurgu/ütopya edebiyatı için tam bir dönüm noktasıdır. Kitabın adı zaten doğrudan Platon’a (Eflatun) bir naziredir. Platon, Timaios ve Kritias diyaloglarında Atlantis adında, lüks ve kibir yüzünden tanrılar tarafından cezalandırılıp sulara gömülen muazzam bir uygarlıktan bahseder. ​Bacon bu esere "Yeni Atlantis" diyerek Platon’a şu mesajı gönderir: ​"Senin Atlantis’in gücünü, zenginliğini ve bilgisini kibre, savaşa ve sömürgeciliğe alet ettiği için helak oldu. Benim 'Yeni Atlantis'im ise bilgiyi Allah korkusuyla ve insanlığın hizmetinde kullandığı için ayakta kalacak." *** Roman, Peru’dan yola çıkan bir geminin Pasifik Okyanusu’nda kaybolmasıyla başlar. Azıkları tükenen, hastalıktan kırılan ve ölümün eşiğine gelen mürettebat, kendilerini haritalarda hiç görünmeyen gizemli bir adanın açıklarında bulur. ​Gemicilerin ulaştığı adanın adı Bensalem’dir. Bu isim rastgele seçilmemiş, İbranice iki kelimenin birleşiminden oluşturulmuştur: ​Ben: "Oğul" anlamına gelir. ​Salem (Şalem/Selam): "Barış" veya "Kudüs" (Yeruşalim) anlamına gelir. ​Yani Bensalem, kelime anlamıyla "Barışın Oğlu" veya "Yeni Kudüs" demektir. *** Gemiciler adaya yanaşmak istediklerinde, diğer klasik ütopyaların aksine vahşi bir dirençle karşılaşmazlar. Aksine, son derece organize, temiz, dindar ve yardımsever bir halkla karşılaşırlar. Kendilerine hemen ilaç, yiyecek ve kalacak yer (Yabancılar Evi) sağlanır. ​Bacon burada okuyucuya ilk mesajını verir: İdeal bir toplum, yabancıya korkuyla değil, kurumsallaşmış bir merhamet ve düzenle yaklaşır. *** Adanın kalbinde olan bilim merkezine Süleyman Evi (Solomon's House) denir. Kitapta adanın eski krallarından Solamona’nın bu merkezi kurduğu ve buraya İsrail Kralı Hz.
Yeni AtlantisFrancis Bacon · Maya Kitap · 20243,407 okunma