7 EKİM 2023'TEN EVVEL GAZETELERİN HAYATI
Gazze'de yıkımın ortasında bile her daim hayat ve umut vardı. Yıkımda yaşama arzusu da Gazze'nin bir gerçeğiydi. Öngörülememezlik ve belirsizlik yüzünden gelecek planı yapamayan ve günlük yaşamaya mahkum olan Gazneliler, hayatlarını ertelemezler, o an ne gerekiyorsa onu en iyi şekilde yapmaya çalışırlardı. Mesela bayramları bayram gibi kutlarlar, büyük ve coşkulu düğünler yaparlar, neslin devamlılığına çok önem verirler, özel günlerini kutlamaktan vazgeçmezler, misafir ağırlamayı ve ikramı çok severlerdi. Her fırsatta şakalaşır, güler, eğlenirlerdi ve bu, onları psikolojik olarak ayakta tutan bir emniyet supabıydı. Gazzelilerin en büyük eğlencesi ve nefes aldıkları yer, doyasıya yüzdükleri, piknik yaptıkları, at koşturdukları Akdeniz sahiliydi. Bütün bunlar aynı zamanda İsrail'e karşı direnmenin bir yoluydu. söyle diyorlardı:’’ yıkımın ortasında bile Gazzelilerin hala yaşamak istediğini görürsünüz.’’’’ İsrail bizi haritadan silme planları yaptıkça bizim de hayatta kalma azmimiz artıyor.’’’’ Biz kendimizi mutlu etmeye çalışırız, mutlu olmak için bir vesile ararız. Bugün savaş biter, ertesi gün hiçbir şey olmamış gibi hayata devam ederiz ve bu da İsrail'i çıldırttır.’’ GAZZE GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE DİRENİŞİN TOPRAĞI / Sayfa 55
Mesela bugün ordu Irak'a girmiş. "Bizim A timleri teröristlerin arka tarafına atıldı, mayınlar temizlendi, çatışma devam edecek" deniyor. Kamuoyu da bekliyor ki bir hafta sonra açıklama yapılacak, "2000 tane terörist ele geçirildi" denecek. Alakası yok. Olay, o gece biter. Arazi öyle tuhaf ki, terörist çıkıp gidiyor. Basında okuduklarımdan anlıyorum ama haberlerin havası ters. Harekât neden yapıldı? Bence dışarıdaki operasyondan sonra içeride de devam edecek, ondan sonra demokratik haklar, insan hakları dediğimiz olay hükümetçe Avrupa'nın diretmesiyle onaylanmak zorunda kalacak. Bir tür son şov gibi..
Sayfa 104 - Metis Yayınları·Kitabı okudu
Anı
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Yenilgi Günlüğü
Pazartesi benim adımı bağışla... "sabah uyandırıldığında pazartesiydi bunu iyice bildi, ağzı çirişli yersiz, ürkek, yeni yaratılmış gibi coşkun bir göke uyumsuz ama kararlı durmaya, direnmeye, aşk olmaya sanki elleri ve beyni hemen çalışkan kesildi sonra birden bir ışık bir ışık bir ışık hazır bir biçimlenmeyi aldı geldi çünkü -anlar gibiydim- biraz yenildi hemen bir coşkuya gidiverir alışkanlığı oturur tıraş olur, ekmek kızartıp yer kolunda sonsuz bir güç, elinde hüner olağan sanıverir doyumsuz karanlığı inanırım böyle başlar bütün pazartesiler yenilmenin tohumunu taşır her pazartesi çünkü yoktur dağların ve yaratılışın öncesi insan uzatır ellerini bir perdeyi çeker ve pazarsızlık kişiyi şaşkın eder siner buğular gibi düşüncemize her şeyin en haklısı en incesi beklemek bir tepenin mutluluğunu bir acının yakıp geçmesini beklemek.."
Sayfa 272·Kitabı okuyor
Şiir
"Felsefi düşünecek olursak ki bugün öyle düşünüyoruz, hayatın bizzat boş küme aksiyomu olduğunu öne sürebiliriz. Sıfırla başlar, sıfırla biter. Her iki durumun da mevcudiyetini biliriz fakat iki deneyimin de bilincinde olmayız."
Sayfa 336·Kitabı okudu
Alıntı
Fatiha 1.Bölüm
EUZUBİLLAHİMİNEŞŞEYTANİRRACİM BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM Elhamdulillahi rabbil âlemin esselatu vesselamu aleyke ya seyyidel evveline vel ahirin ve ila cemiil enbiyayi vel murselin ve ila cemiil evliyayi vel hamdulillahi rabbil âlemin. Kovulmuş, taşlanmış şeytandan rahman ve rahim olan Allah’a sığınırız. Daha önce rabbimizi isimlerinden tanıyalım, sevilmeye neden layık olduğunu bilelim ve onu, onun muamelesini sevelim diye sohbetlerimizi yapmıştık. Şimdi de hep beraber Fatiha Suresi’ni Kur’an’ın özü olarak nasıl anlayabileceğimizi, Fatiha’yı anlamasak olur mu, Fatiha’nın bize ne kazandıracağını, Fatiha’nın kulluğumuzdaki yerinin ne olduğunu öğrenmeye, anlamaya çalışacağız inşallah. Biri; “bismillahirrahmanirrahim” dediğinde; “benim rabbim rahman ve rahimdir, bana karşı merhamet sahibidir. Bana yaptığı muameleler rahmetinin eseridir, rahmetinin sonucudur. Beni yaratan, seven, rahmetiyle bana muamele eden odur. Allah bana nasıl bir muamelede bulunursa bulunsun, onun muamelesi güzeldir, ben onun muamelesini beğeniyor, kabul ediyorum; çünkü o benim rabbimdir” demiş olur. El hamdu lillâhi rabbil âlemîn:(Fatiha /1) “Hamd, övme ve övülme âlemlerin rabbi olan Allah içindir.” Bu ayeti namazda Allah’a söyler, dua olarak okuruz. Namazda bu ayeti okuduğumuzda; “ya rabbi! Hamd, övme ve övülme senin içindir, sana layıktır. Övgüye layık olan sensin, ben de seni övüyorum ya rabbi! Sen bana nasıl bir muamelede bulunursan bulun, ben seni överim; çünkü senin her işin övgüye layıktır. Bütün kâinatta ve varlıkta her ne varsa hepsini kâmil olarak, eksiksiz ve noksansız olarak yaratmışsın, bana da kâmil insan olayım diye dünya sahnesinde bir hayat tanımışsın. Sen bana nasıl bir muamelede bulunursan bulun, senin o muamelen hamda, övülmeye layıktır; yani güzeldir, benim kazanabilmem için en
Sayfa 155·Kitabı okuyor
Çin'den Camii Fotoları
Bakın o fotoğraflar Şangay'dan Pekin'den. Buralarda serbest. Camiler, iftarlar... Gerçekten de Han bölgelerinde yani Çinlilerin çoğunluk olduğu yerlerde açık. Sorun Doğu Türkistan'da. Bizim liderler gitti Türkiye'den Şangay'da namaz kıldı. Orada yapabilir. Ben beş sene Pekin'de okudum. Biz öğrenciyken rahat rahat gidiyorduk. Mesele Doğu Türkistan. Bakın yine bir Türk devlet yetkilisi Urumçi'ye gitse. Cami açılır. İzin var. Hep beraber oradaki rehberlik eden yetkililer de camiye gider. Sonra Türk yetkililer ayrılır. Biz arasak; "kardeş dün Türkiyeli konukları camiye götürdün ne güzel... Bugün de biz hep beraber gitsek." Bulamazsınız ertesi gün. Şov hemen biter. Görevli olarak gitmiş
Sayfa 120 - İleri Yayınları, İstanbul, 2020
Alıntı