Bazı sorular dualardan daha dürüsttür.
Puan vermedi·70 syf.··
2026 90. kitabı
Rahel Tanrı’yla Hesaplaşıyor, adından da anlaşılacağı gibi kolay okunan ama kolay sindirilen bir kitap değil. İnanç, adalet, acı ve sorgulama üzerine düşündüren bir metin. Kitabı okurken en çok hoşuma giden şey, sorgulamanın düşmanlık olarak sunulmaması oldu. Çünkü çoğu zaman insanlara ya inanmak ya da tamamen reddetmek arasında bir seçim varmış gibi davranılıyor. Oysa hayatın içinde bazen insan inanırken de sorgulayabiliyor, severken de kırılabiliyor, güvenirken de soru sorabiliyor. Rahel’in Tanrı’yla hesaplaşması aslında biraz da insanın hayatla hesaplaşması gibi geldi bana. Yaşanan acıların, haksızlıkların ve cevapsız kalan soruların karşısında sessiz kalmayı reddediyor. Bu yönüyle kitap, kesin cevaplar vermekten çok düşünmeye alan açıyor. Her görüşüne katıldığımı söyleyemem ama zaten kitabın amacı da okuru kendi tarafına çekmek değil gibi geldi. Daha çok, uzun zamandır sormaya cesaret edemediğimiz soruların varlığını hatırlatıyor. Kitabı bitirdiğimde aklımda kalan şey cevaplar değil, sorulardı. Sanırım bazı kitapların değeri de tam burada yatıyor. Bize ne düşüneceğimizi söylemelerinde değil, düşünmeye devam etmemize neden olmalarında.
Rahel Tanrı’yla HesaplaşıyorStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202124,8bin okunma
Belki Derdimize Çare Bir Çiçek
Puan vermedi·144 syf.··
Beğendi
·
2026 35. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 18:05
İncelememe Kitabın En Sevdiğim Alıntısıyla Başlamak İstiyorum Genç dostlarımız Allah'a (c.c.) dayansınlar, çalışmaya ve gayrete sarılsınlar. Yenildik, pes ettik, demesinler. Yedi kez düşseler de sekizinci kez ayağa kalksınlar. Hayattan geriye anlatılmaya değer bir hikâye bırakmaları gerektiğini unutmasınlar. İnsan, bu hayatı boşa yaşamış olamaz. Bizden önce milyarlarca ruh yaşadı ve gitti, bizden sonra da milyarlarca ruh gelip geçecek. İnsan hayatı, sonsuz âlemde bir ışık çakımı gibi... Öyleyse buraya güzel bir sada, hoş bir iz bırakmak gerek. Yaptıklarımızla, söylediklerimizle, dokunduğumuz kalplerle... Bunun için sâ'ye, çalışmaya sarılmak lazım... Bu satırları okuduğumda içimdeki o geçici telaşın dindiğini hissettim. Bazen hepimiz "her şey üstümüze geliyor" diye düşünüyoruz ama bu kitap bize aslında hayatın ne kadar kıymetli bir "iz" bırakma fırsatı olduğunu hatırlatıyor. Düştüğümüzde "yenildim" demek yerine, yedi kere düşüp sekizinci kez ayağa kalkmanın o asil direnişini kuşanmak... Bu, ruhu gerçekten hafifleten, insanı kendi eksenine döndüren bir bakış açısı. Hayat, evet, sadece bir ışık çakımı kadar kısa ama bu kısa sürede dokunduğumuz kalpler, ettiğimiz güzel sözler ve çabamızla dünyaya bıraktığımız o hoş sada, baki kalacak olan asıl mirasımız. Eğer siz de hayatın karmaşasında soluklanacak, "tekrar ayağa kalkmak için" bir neden arayacak bir dost sesi arıyorsanız, bu kitap tam da omuzunuza dokunup "devam et" diyecek türden. Başucunuzda dursun, her sayfada kendi hikayenize dair bir parça bulacaksınız. Şimdi Geçelim Kitaba Modern zamanın gürültüsünde yorulmuş, kendi içine dönmek isteyen herkes için bir sığınak bu kitap.Bu kitap, modern dünyanın karmaşasında kaybolan, sürekli bir yerlere yetişmeye çalışan ruhumuza verilmiş bir mola gibi. Sadettin Ökten, Kemal
Belki Derdimize Çare Bir ÇiçekM. Kemal Sayar · TK Kitap · 2025970 okunma
Reklam
Şerife Bacı
10/10
·176 syf.··
2026 6. kitabı
İstiklal Yolunda Kahraman Bir Türk Kadını ​İstiklal Yolunda Kahraman Bir Türk Kadını Şerife Bacı adlı romanın Şerife Bacı'nın şahsında Türk kadınının kahramanlığını destansı bir anlatımla ebedileştirmesi Türk tarihi ve edebiyatı için önemli bir adım olmuştur. Bu bağlamda Şerife Bacı'nın destansı kahramanlığının anlatıldığı bu romanın, Türk milletinin her bir ferdi tarafından okunmasının gerekliliğini vurgulamak kaçınılmazdır. ​Murat BAŞESGİOĞLU ​"... O sırada oda kapısının önünde ayakta bekleyen Şerife atıldı: 'Ben gelirim Muhtar Emmi, ben gelirim. Hem bizim öküzlerin huyunu benden daha iyi bilen olmaz. Sürer götürürüm. Madem bize ihtiyaç var, madem asker cephede mermi bekler, madem vatan kurtulacak, elbet gelirim. Muhtar Emmi, madem yavrular vatansız kalmayacak, madem biz camimizden, namusumuzdan emin olacağız, elbet gelirim.'" ​İşte Türk kadınının fıtratını yansıtan cümleler böyle dökülmüştü Şerife'nin dudaklarından... ​Her alanda değer üreten Türk kadını savaşlarda da kahramanca mücadele etmiştir. Bu mücadele sürecinde bizzat savaşlara katılmanın yanında, cephe gerisinde hastanelerde hasta bakıcı ve hemşire olarak, fabrika ve atölyelerde mermi ve cephane üreterek, cephedeki askerlere mermi taşıyarak, askerlerin dikim ve yiyecek ihtiyaçlarını karşılayarak önemli görevler ifa etmişlerdir. Türk kadınlarının düşmana karşı efsaneleştiği dönemlerden biri de Millî Mücadele dönemidir. ​İstiklal Yolunda Kahraman Türk Kadını Şerife Bacı da işte bu mücadelenin genç bir kadının ruhunda uyandırdığı destansı bir kahramanlığın sonraki kuşaklara miras kalan değerli hatırasının bir romanıdır.
Şehit Şerife BacıMuharrem Kaşıtoğlu · Pozitif Yayınları · 2023179 okunma
Kusursuz Zekanın Gedikleri: Dracula
8/10
·496 syf.··
Beğendi
·
2026 37. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 10:40
Sinema tarihinde Nosferatu'dan bugüne kadar sayısız kez evrilen, popüler kültürün suyunu çıkara çıkara bitiremediği Dracula'yı, yani her şeyin başladığı o asıl metni olduğu gibi konuşmak lazım. Karşımızda yüzyıllardır ayakta kalan devasa bir kale var evet ama bu kalenin de ciddi gedikleri var. Kitabın temposu ara ara öyle bir düşüyor, anlatı o kadar sarkıyor ki, sayfalar boyu bitmek bilmeyen betimlemelerin arasında kayboluyorsunuz. Bram Stoker o dönem ne bulduysa, toprağın renginden sisin yoğunluğuna, ağaçların yaprağından odadaki eşyaların tozuna kadar her şeyi ama her şeyi betimlemiş. Betimlemenin adeta dibine vurmuş, anlatıyı hantallaştırdıkça hantallaştırmış. Eğer kitaptaki bu aşırı, boğucu ve lüzumsuz betimleme yükünü şöyle bir ayıklayıp dışarı çıkarsak, karşımızda çok daha kısa, dinamik ve soluksuz okunacak bir roman kalırdı. Ha, hikaye kötü mü? Asla. Ama bazen insanı gerçekten yoruyor. Kitabın sonu beni genel olarak tatmin etti, yalan yok. Ama itiraf etmeliyim ki içimdeki o karanlık edebi canavar çok daha fazla mücadele, çok daha fazla kan ve vahşet görmek isterdi. Bram Stoker o muazzam gotik atmosferi kurup finali biraz aceleye getirmiş gibi. En azından Lucy hariç, o canavar avcısı kemik kadrodan sarsıcı bir kayıp verilmesini beklerdim. Mesela Jonathan Harker... İşte tam bu noktada Stoker bence yüzyılın ters köşe fırsatını kaçırmış. Kitapta bize sunulan, yüzyılların getirdiği o kusursuz ve muazzam Dracula zekasını düşününce, kontun hamleleri bazen çok sığ kalıyor. Jonathan Harker, Dracula'nın şatosundan kaçtı, evet. Ama neden Mina gibi bir etki altına alınmadı? Eğer Dracula o dehasını kullansaydı, Jonathan'ı zihnen ele geçirip avcı grubunun içine gizli bir ajan, canlı bir bomba gibi salardı. Jonathan içeriden kaleyi fethederken, Dracula'nın en gizli ve ölümcül
DrakulaBram Stoker · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20236,3bin okunma
Puan vermedi·320 syf.··
2026 25. kitabı
·
36 saatte okudu
·
Okunma: 25 Mayıs 2026 22:25
Hep Eksik, Hasret’in hikâyesiyle başlıyor ama aslında hepimizin zaman zaman yaşadığı bir duyguyu anlatıyor. Hasret, çocukluğundan beri maddi imkânsızlıkların, görülmeme hissinin ve özgüven eksikliğinin içinde büyüyor. Özlem’e duyduğu hayranlık ve kıyaslama duygusu da zamanla onun hayatını şekillendirmeye başlıyor. Bu eksiklik hissi öyle büyüyor ki artık sadece bir duygu olmaktan çıkıp karakterinin bir parçasına dönüşüyor. Kitabı okurken Hasret’e hem üzüldüm hem de zaman zaman kızdım. Üzüldüm, çünkü çocukluğundan taşıdığı yaralar onun kendine bakışını derinden etkilemişti. Kızdım, çünkü hayatına giren güzellikleri, fırsatları ve mutlu olabileceği anları çoğu zaman göremedi. Sürekli sahip olmadıklarına odaklanırken elindekileri kaçırdı. Bence kitabın en güçlü yanı da burada. Hasret’in asıl eksiği para, başarı ya da aşk değildi. Kendini olduğu haliyle değerli görebilmekti. Kitap boyunca şunu düşündüm: Bazı eksiklikler bizi geliştirebilir, bize hedef verebilir. Ama bazen de eksiklik hissine o kadar tutunuruz ki hayatımızdaki güzel şeyleri göremez hale geliriz. Kitabı bitirdiğimde bende kalan duygu şu oldu: Herkesin bir eksiği vardır. Ama hayat, o eksikleri tamamlamayı beklerken kaçırılmayacak kadar değerlidir.
Edebiyat
Hep EksikMelike İlgün · Kırmızı Kedi Yayınevi · 202618 okunma
Görünmeyen Üniversite
10/10
·160 syf.··
2026 25. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 18:22
"Görünmeyen üniversite" kitabı salt bir kitap olmayıp hacimce küçük içerdiği anlam ve derinlik itibariyle ciltlerce kitabın anlatamadığı mevzuları az ve öz ve kısa anlatımıyla sıkmadan yormadan anlatıyor. 1960'larda Anadoludaki her kesimden insanı kendine hayran bırakan Hocaların Hocası Mehmet Zahid kotku Hazretlerinin tasavvuf ahlakını üslubunu ve hizmetlerini anlatıyor. Yazar, mürşidi ile tanışmasıni da ele alıp sonraki süreçte tasavvufta yaşadığı bazı durumları kısa vecih sözlerle bize aktarıyor. Bütün bunları anlatırken günümüz insanının "Modern Dünya" içindeki teknik gelişmelerle beraber nasıl kaybolduğunu, eşyaya nasıl esir düştüğünü dile getiriyor. İnsanın modern dünyanın esiri olmaktan ancak peygamberin izinden giderek kurtulabilecegini ifade ederken bizi peygambere götürecek Görünmeyen üniversitelere ihtiyaç olduğunu belirtiyor. Görünmeyen üniversiteler insanı çağın aglarindan bağlarından kurtarıp güzel ahlak sahibi olmaya davet eder. Adeta insanın elinden tutarlar. O gizli bir el,manevi bir eldir. Onu çoğu kez göremezsiniz ancak gönlünüzde kalbinizde hissedersiniz.onlar kalbinize dokunur,kalbiniz üzerinde iz bırakır. Onlarsız yola çıkılmaz, çıkılamaz. Onlar her çağda olduğu gibi bu çağın da iz sürücüleridir.Yoldan çıkmış,Yolunu kaybetmiş maddi ve manevi hastalıklara duçar olmuş bu çağın insanına Görünmeyen üniversiteler birer sığınak, durak, hatta hayatın merkezi olmuşlardır.Onlar yeryüzünün kandillerdir. Birer pusuladir. Yazar, bütün bunların farkında olup o büyük zatları bize tanıtmak istemiştir. En büyük zenginlik insanın kalbinin sükunet içinde olması çağın kirinden arinmasidir. İşte onlar sizi çağın ağından, kirinden kurtarıp sizi kendinize getirirler, nefes almanızı sağlarlar. Size nefes olurlar. Modern çağda nefessiz kalan maddi ve manevi hastalıklara
Görünmeyen ÜniversiteErsin Nazif Gürdoğan · İz Yayıncılık · 201990 okunma
Reklam
Reklam