B'

B'
@bktkrdl
|onlyonehuman| 'kuşlardakaderleuçar*
Faculty of fine arts
30 Mart
18 okur puanı
Eylül 2015 tarihinde katıldı
Hıdırellez
Sevdikleriyle bir arada olsun. Kolu kollarına değsin, gözü gözlerinin içine baksın. Lafları birbiriyle başlasın. Nesi varsa, bölüşecek biri olsun; nesi yoksa, bulup getirecek biri olsun. Bu birileri az ama öz olsun. Bazıları dünyada tek olsun. Sevgisinin tamamını harcasın. Harcasın ki, ona büyük bir miras kalsın. Sevmekten bıkıp usanmayacağı biri olsun. Onun yeri ayrı olsun. Onu soysun,başucuna koysun,ama yalan uydurmasın. O her şeyine, her haline tek tanık olsun. Bir hareketiyle güldüren, bir hareketiyle ağlatan olsun. Duyguların hepsi onda olsun. Kalbi buna teslim olsun. Bütün şarkılar onu anlatsın. Aşık olsun, sırılsıklam olsun. Kurumasın.
Reklam
Iskalanmış Bir Hayatın Mazereti/ Muhammed Büyükköroğlu
Sana bu mektubu uzak bir şehirden, başka bir ülkeden değil, seninle aynı göğün altından, aynı kasvetli sokakları iki yabancı gibi adımlarken yazıyorum. Öylesine yakınsın bana, bir o kadar uzak. Pencere pervazına yuva yapan ürkek güvercinleri izliyorum. Bu dünya keşmekeşinde uslanmadan her sabah kanatlanıp sonra her akşam dingin yuvalarına geri dönüyorlar. Sen seviyorsun diye bir kedi sahiplendim. İsmi Pusat. Baygın gözlerle beni süzüyor. Kedersiz, öylesine uysal. Her gün mutat üzre yürüyorum, konuşuyorum, her zaman yaptığım işleri sürdürüyorum; ama nasıl anlatsam, dünyaya karşı bir müstağnilik, yeri dolmayan bir boşluk var içimde. İçimde derin bir hiçlik, velhasıl sensizlik var. Bardağımda acımış bir çay, küllük tıka basa dolu. Şimdi sana bu satırları yazıyorum. Söylemek istediklerim var, söyleyemediklerim. İlk kez alıyorum kâğıt ve kalemi elime. Kalem ki üzerine yemin edilmiş; öylesine hürmetkar, öylesine dikkatliyim. Sözün lades kemiğini yakalamak için besmeleyle başlıyorum. "Bazı savaşlar kaybedilirse şereflidir zaferle dönenler mağlup olanlardır" Bilmem kaçıncı kez mağlubum sana. Seni, en iyi sensizliğin anlattığı bir gecenin tam orta yerindeyim. Saat gecenin üçü. Şehla bir dolunay var gökyüzünde. Yaz gecelerinin asudeliği, yerini güz mevsiminin hasret kokan ayazına terk etmiş. Oysa yatmaya hazırlanıyordum, ertesi günkü anlamsız yavanlığa dayanabilmek için. Beyhude bir savaş başlıyor içimde, sen ve ben. İçimde bitmeyen, içimden gitmeyen bir savaş... Sokakları denize açılmıyor bu şehrin. Serin meltemleri okşamıyor yüzümü. Trahomlu şairler hiç adımlamamışlar bu kaldırımları. Oysa ben, İplikçi Camii'nin köşesindeyim şimdi. Seninle ilk kez karşılaştığımız yerde. Gözlerinden akıp gönlümü musahhar alan sevdanın başladığı yerde. Bozkır ayazı içimi ürpertiyor. Bir
Sayfa 15
... hoparlörden kısık sesle Feyruz söylüyordu: Ben sevgilime aitim, sevgilim de bana Ey beyaz serçe, bana soru sorma artık Ne kimse yorulsun, ne de kimse üzülsün Ben sevgilime aitim, sevgilim de bana
Dipnot yayınları·Kitabı okudu
Beni bir gün unutacaksan, bir gün bırakıp gideceksen, boşuna yorma derdi; boş yere mağaramdan çıkarma beni. Alışkanlıklarımı özellikle yalnızlığa alışkanlığımı kaybettirme boşuna. Tedirgin etme beni. Bu sefer geride bir şey bırakmadım. Tasımı tarağımı topladım geldim. Neyim var neyim yoksa ortaya döktüm. Beni bırakırsan sudan çıkmış balığa dönerim. Bir kere çavuş olduktan sonra bir daha amelelik yapamayan zavallı köylüye dönerim. Beni uyandır. Oğuz Atay, Tutunamayanlar
Aşk
Aşık olmak için yatmak, cinsellik, bunlar gerekmiyor.
Sayfa 109 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Reklam