Puan vermedi·112 syf.··
2026 1. kitabı
It was literally awesome and back to me my childhood who had always dreams, sleeps, watch cartoons and the only problem is which toy she's going to play with. She always waited to going to stars one day, every night she watched the sky for a while and fell asleep. If somebody got hurt, she opened her little heart, it was always pink with unicorns,but for me it turns blue and sharks, then book called this such as"grown ups". When i was a kid i always into the space and books, but i can not read at all sooo the only thing that i love was looking the Page and drawings and dreaming it. Also i always watch the cartoon and sing its song with my french that i had never been before :) since then, now im turning a "grown up" as a teenage girl but i always keep this special warm book on the bottom of my heart and mind
The Little PrinceAntoine de Saint-Exupéry · Wordsworth · 1995280,3bin okunma
Büyümek
Puan vermedi·80 syf.·
2025 48. kitabı
"Babamın bırakıp gidişinin tadı var suda; hiç orada olmayışının, gittikten sonra bana ait hiçbir şeyin olmayışının tadı..." İrlandalı yazar Claire Keegan 1968 yılında Wicklow'da Katolik ve çiftçi bir ailenin en küçük kızı olarak dünyaya gelmiştir. İrlanda kırsalında bir çiftlikte büyüyen Keegan 17 yaşında eğitimi için ABD'de New Orleans'a taşınır. Loyola Üniversitesi'nde İngiliz Dili ve Siyaset Bilimi eğitimi alan Claire Keegan 1992 yılında ülkesine geri döner. Galler Bölgesi'nde eğitimine devam eden Keegan, yaratıcı yazarlık üzerine yüksek lisans yaparken aynı zamanda lisans öğrencilerine dersler verir. Keegan eğitimini Trinity Kolej'de Felsefe yüksek lisansı ile taçlandırır. Claire Keegan'ın ilk kısa öykü derlemesi Antarctica, ABD'den dönüşünden tam yedi yıl sonra yayınlanır. Antarctica ile hem İrlanda Edebiyatı Rooney Ödülü'nü hem de William Trevor Ödülü'nü kazanan Keegan, Edebiyat sahnesine gürültülü şekilde çıkar. (Maalesef Antarctica Türkçe'de yer almıyor.) 2007 yılında Walk the Blue Fields (Mavi Tarlalardan Yürü Çev. Duygu Şahin, Yüz Kitap) adlı yine kısa öyküleri yayınlanır. 2010 yılında yayınlanan "Foster", Jaguar Yayınlarından Behlül Dündar çevirisiyle "Emanet Çocuk" adıyla 2021 yılında Türkçe'ye taşınmıştır. Foster, başlangıçta Keegan'ın adını da duyurduğu tür olan kısa öykü şeklinde The New Yorker'da yayınlanır. Oldukça ses getiren öykü The Best American Short Stories 2011'de de yer alır. Türkçe'deki Emanet Çocuk ise sonradan Faber and Faber tarafından bir novella olarak yayınlanan versiyondur. Kitabın yankıları kesilmez; Foster İrlanda Lise Bitirme Sınavı için bir metin olarak yer alırken, An Cailín Ciúin ( Sessiz Kız, 2022) adıyla sinemaya uyarlanır. Keegan, Foster'ın başarısını aşan
Edebiyat
Emanet ÇocukClaire Keegan · Jaguar Kitap · 20258,3bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Aşk Ne Acıdır Ne Mutluluk: Aşk Bir Hatırlatıcıdır
9/10
·112 syf.·
2025 244. kitabı
Duras, aslında bu kitabı filmin senaryosu olarak kaleme alıyor; yani “filmden uyarlanmış bir roman”dan çok, edebiyatla sinemanın iç içe geçtiği bir metin okuyorsunuz. II. Dünya Savaşı sonrası travma, bireysel ve kolektif hafızayı çok başarılı bir şekilde yansıtıyor. Filmin yönetmeni Alain Resnais’dır. Ödüllü bir yönetmen olan Resnais, özellikle Cannes’da büyük etki yaratmıştır. Fransa’da çok saygı duyulan, entelektüel bir yönetmendir.Popüler olmaktan çok öncüdür.Hafıza, zaman, bilinç temaları onun imzasıdır denilebilir. Bu film de bir hafızanın yansımasıdır. Hiroşima Sevgilim, yüzeyde kısa süreli bir aşk hikâyesi gibi görünür;Fransız bir kadın ve Japon bir adam, Hiroşima’da birkaç gün süren bir ilişki yaşar.Ama asıl mesele bu ilişki değildir. Film ve kitap şu soruları sorar bize: “Her şeyi unutmak mümkün mü?” “Yaşanan acılar gerçekten geçmişte kalır mı?” Kadının Fransa’da, savaş sırasında yaşadığı yasak aşk (Alman bir askerle) ile Hiroşima’nın atom bombası travması üst üste bindirilir. Bireysel hafıza ile kolektif hafıza arasında sürekli bir yankılanma vardır.Burada aşk; Kesinlikle “Kurtarıcı” değildir. Tarafları da mutlu sona götürmez. Hatta bazen bir hafıza tetikleyicisidir. Savaşın geride bıraktığı enkaz bir kolektif hafızadır. Bu hafızayı taşıyan toplum değil, aynı zamanda bireyler de küçük hatırlatıcılarla belleklerinden yaşananları silemezler.Bu açıdan filmin senaryosu son derece olgun, zarif ve acı bir aşk anlatısıdır. Yazar senaryoda şiirsel,tekrarlarla dolu bir dil kullanmıştır. Bu üslup aynı zamanda bilinç akışı hissi verir. Bununla birlikte yazar bu eserle sinemaya, ne sadece bir aşk filmi,ne de sadece bir savaş filmi kazandırmıştır. Şöyle ki bu film,hafızanın sinemasıdır. Bu film bana aynı zamanda “Casablanca”, Günden Kalanlar (The Remains of the Day),
Film
Hiroşima SevgilimMarguerite Duras · Can Yayınları · 2011706 okunma
Kitapta Bahsedilen filmler
Puan vermedi·224 syf.··
2025 33. kitabı
2001 : A Space Odyssey 39 Steps The 400 Blows 52 Pick Up Around the World in 80 Days 8 1/2 A Hard Day's Night Unforgiven Aguirre, the Wrath of God Glengarry Glen Ross Annie Hall Mean Streets Hombre Out of Sight Notorious The Godfather The Godfather: Part 2 Mr. Majestyk Some Like lt Hot Beetlejuice Duel A Fistful of Dollars Another Woman The Bicycle Thief Night of the Hunter Carlito's Way Chunking Express The Shining True Romance Chinatown
Film KulübüDavid Gilmour · Domingo Yayınevi · 2010196 okunma
9/10
·126 syf.··
2025 65. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Ağustos 2025 18:54
Savaş sonrası eserleriyle tanınan Alman yazar Heinrich Böll'ün Nobel sonrası yazdığı ilk eseri. Kendisi 1972 de kazandı ödülü ve bu eser 1974'te çıktı, hikaye de bu dönemde geçiyor.. Kitap, mütevazı ve saygın bir ev işçisi olan Katharina Blum'un (27) hayatının, bir karnaval gecesinde tanıştığı bir adamla (terörist) yaşadığı olaylar zinciriyle nasıl alt üst olduğunu konu alıyor. Bu olaylar, Katharina'yı bir anda ülkenin en çok konuşulan figürü haline getirir. Ne yazık ki, bu ün, medya tarafından yaratılan yalanlar, iftiralar ve yanlış anlaşılmalarla doludur. Bir gazetecinin Katharina'nın hayatını manşetlere taşıma arzusu, onun özel hayatını, itibarını ve ailesini tehdit eden bir kabusa dönüşür. Roman, medyanın sansasyonel habercilik uğruna gerçeği nasıl çarpıtabileceğini, bir insanın mahremiyetinin ve onurunun nasıl çiğnenebileceğini güçlü bir şekilde gözler önüne seriyor. Bu durum, Katharina'yı derin bir yalnızlığa ve çaresizliğe iterken, okuyucuyu da "dürüst habercilik" kavramı üzerine düşünmeye davet ediyor. Masum bir kadının yaşadığı bu iftara inanılmaz bir hal ve akabinde birtakım suçlaın yaşanmasına neden oluyor. Almanya gibi bir ülkede -dönemin medyasının- yaşanılan bu olayın günümüzde nasıl daha kötü olaylara sebebiyet vereceği (benim gözümde) çok daha büyük bir durum. Böll'ün kalemini seviyorum. Daha önce okuduğum "Palyaço" romanında olduğu gibi savaş sonrası Almanya'yı müthiş bir gözlemle aktarıyor. İnsan özgürlüğünün nasıl ihlal edildiğini, bir kadının (erkekte olabilirdi) medya ve basın gücünün karşısında nasıl mağdur olduğunu ve bunu sonucunda yaşanan kötü olayların "ahlaki" açıdan nasıl yorumlanması gerektiğini görmek (üzerine düşünmek) istiyorsanız kesinlikle okumalısınız. (dipnot: Kitapta dikkat edilmesi gereken iki husus var. Birincisi çok fazla
Edebiyat
Katharina Blum'un Çiğnenen OnuruHeinrich Böll · Can Yayınları · 2019822 okunma
Puan vermedi·128 syf.··
2025 7. kitabı
CARMILLA / SHERIDAN LA FANU Uzun süredir kitaplığımda duran eseri nihayet okudum. Carmilla, İrlandalı yazar Sheridan Le Fanu’nun 1872'de yayımladığı Gotik tarzda bir novella. Carmilla, vampir edebiyatının ilk dönem örneklerinden biri. Bram Stoker’ın Drakulasından (1897) 25 yıl önce yazılan eser, ilk defa The Dark Blue dergisinde (1871–1872) tefrika edilir. İrlandalı bir yazar olan Bram Stoker'ın Dracula eserine esin kaynağı olan hikaye, antolojilerde yer almış ve birçok defa sinema ve diğer türlere uyarlanmış. Roy Ward Baker'ın yönettiği Vampir Aşıklar (1970) esere görece sadık kalmış bir uyarlama. Yakın tarihli uyarlamalar arasında ise Maurico Chernovetzky ve Mark Devendorf'un yönettiği Styria ve 2014 - 2016 arası üç sezon yayınlanan televizyon dizisi Carmilla var. (tabii bunlarda bulunup izlenilecek) Fanu, başka bir eseri Horoz Ve Çapa (The Cock And Anchor) ile de diğer bir İrlandalı yazar olan James Joyce'u etkilemiş, bu etkiyle Joyce, Finnegans Wake (Finnegan Uyanması ya da Finneganın Vahı- bu eserde kitaplıkta okunmayı bekleyenler arasında) adlı eserini yazmış. Üçüncü bölümde; "Yatağın ayakucu tarafındaki duvarda Kleopatra'nın, sinesine dek uzanan yılanlarla betimlendiği kasvetli bir goblen vardı." diyor. Dip notta ise bununla ilgili; Kleopatra'nın bir meyve sepetine konulmuş yılanın ısırığı sebebiyle öldüğü yolundaki efsaneye gönderme yapıldığı yazıyor. Bu da bana Kız Kulesi efsanesini hatırlattı. Tüm efsaneler birbirine mi benziyor? Doğaüstü olayları inceleyen Dr Hesselius'un dosyalarından biri olan bu hikayede olaylar, Avusturya’nın Güney Doğusunda küçük bir yerleşim Sytria’da geçiyor. Laura, yaşadıklarını anlatıyor, böylece dehşetli öyküyü ilk ağızdan dinlemiş oluyoruz. Schloss adlı kalelerinde Laura, babası, mürebbiyeleri ve birkaç
CarmillaSheridan Le Fanu · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20186,4bin okunma