"Garip bir gezegen, garip insanlarıyla.
Zaman teslim olur, ama tanımazlar.
Protestolarını ifade etmenin yolunu bulur,
Resimler yaparlar, bunun gibi mesela:
İlk bakışta özel bir şey yok.
Su görürsün
Bir sahil görürsün.
Akıntıya karşı zorlukla giden bir tekne görürsün.
Suyun üstünde bir köprü ve üstünde insanlar görürsün.
İnsanlar görünür şekilde adımlarını sıklaştırır,
çünkü demin başlamıştır bir yağmur
kara bir buluttan aşağıya kamçılarcasına.
Mesele şu ki arkasından hiçbir şey olmaz.
Bulut ne biçimini ne rengini değiştirir.
Yağmur ne yoğunlaşır, ne durur.
Tekne hareketsizce süzülür.
Köprüdeki insanlar
biraz önce bulundukları yere koşarlar.
Burada araya sokuşturmadan olmayacak:
bu hiç de öyle masum bir resim değil.
Burada durdurulmuştur zaman.
Yasaları çiğnenmiştir.
Gelişen olaylara etkisi engellenmiştir.
Hakaretle defedilmiştir.
Bir âsinin sayesinde,
belirli birinin, Hiroşige Utagava diye
(nasıl olmuşsa, aslında
İyilik ve kötülük, farklı taraftan bakıldığında farklı gözüken aynı şeydir; kötülük kendi içinde, yani kendi özdeşliğinin
kökeninde değerlendirildiğinde, iyiliktir; buna karşın iyilik, kendi içinde ayrışma ya da özdeş olmama hali içinde düşünüldüğünde, kötülüktür. Bunun için şu söz tamamen doğrudur: Kendisinde kötülük yapacak malzeme ya da güç olmayan kişi, iyilik için de hazır değildir, bunun örneğine de günümüzde sıkça rastlarız. Ahlak anlayışımızın savaştığı tutkuların her biri, karşıtı olan erdemlerle aynı kökü paylaşan güçlerdir.