Puan vermedi·205 syf.··
Beğendi
·
2026 14. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 21 Mayıs 2026 22:52
Ben bu kitabı yazıldığı coğrafya içerisinde değil, evrensel çerçevede değerlendirmek istiyorum. Hem karakter hem olay alegorisi açısından yazarın bize neyi nasıl anlatmak istediği ile ilgilendim açıkçası. Yani “satır aralarındaki gizli mesajlar”ı çözmeye çalıştım. Benim okuduğumdan anladıklarım şu şekilde : Tavşanlar : toplum Yılanlar : otorite Şebekler : sistemin aksak işleyişini fark eden, ancak onu durdurmak/değiştirmek için müdahale gücü yetersiz azınlık . (Çevik’in şarkısındaki ihaneti anlıyor , boa yılanının Düşünen’e gitmesine engel olamasa da yolunu uzatmasını sağlıyor.) Bu olaydan kısa süre sonra yanılmıyorsam şebek kızına tırmanmayı öğretirken şöyle diyor: “Sen düşmemek için korkudan tüm sarmaşıklara tutunuyorsun .” Ben bunu şu şekilde yorumladım . Hayatta kalmak için doğru yanlış ayırt etmeden ideolojilere tutunmak ve bilgi kirliliğinde kaybolmak( burda sarmaşığı bilgi kirliliğine benzettim) Düşünen : Toplumun bilincini simgeliyor. Tarafsız patika : Düşünenin oturduğu yer ; “aydın tradejisi” nin toplum içinde yaşandığı yer. Yani aşağıdaki düzeni ve bu düzendeki hareketi/ sürü psikolojisini görüyor , eleştiriyor, fakat hemen harekete geçemiyor. DÜşünen bu patikada sonunda korkunun yapaylığını göstermek için yılana meydan okuyarak kendini ortaya koyuyor. Ve düşünenin yaptığı şey aslında sistemin en güçlü silahının gerçek güç değil, insanların zihnindeki korku olduğunu açığa çıkarmak.Bu yüzden onun kendini kurban etmesi -bir kurtarıcı gibi- bir ‘uyanış eylemi’ olarak düşünülebilir. Çevik : Kardeşine ihanet ettiği için Yahuda benzetmesi yapıldı. Bu durumda Düşünen’e de kendini feda ettiğinden dolayı mesih benzetmesi yaptım ben. Yazar bunu bilinçli yazmış olmalı diye düşünüyorum. Bu durumda Düşünen artık bir ‘fedai’ oldu. Düşünen ve Susamış arasındaki
Tavşanlar ve Boa YılanlarıFazıl İskender · Profil Yayıncılık · 201849 okunma
10/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2026 42. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Mayıs 2026 13:27
"Karıncalarla filler hikayesi, elbette halkın yarattığı bir hikayedir. Küçük bir hikaye. Ben bu hikayeyi aldım işledim. Belki bu hikaye çağlar önce Anadoluda uydurulmuştu. Bir küçücük hikaye olarak günümüze kadar geldi ve benim elime geçti. Doğanın en büyük hayvanı olan fili sömürücü olarak aldım. Benden önce halk, bu zavallı garip hayvanı, ona düşmanlığından değil, sırf iri gövdesinden ötürü sömürücüye simge olarak almış. Sömürülenlerin çokluğunu, çalışkanlığını, yaraticılığını göstermek için de halk karıncayı almış. Neye üzülüyorum biliyor musunuz, bu kitabı okuyanlar, özellikle de çocuklar, filleri belki hiç sevmeyecekler. Bu bana çok dokunuyor. Ne yapabilirdim ki? Oysa filler bugünkü sömürücüler kadar ne korkunçtur, ne zalimdir, ne özgürlük düşmanıdır, ne de işkencecidirler. Eğer insan soyunun bu en zal iminin simgesini, benzerini, hayvanlar arasında arayacak olsaydım, belki timsahları bulurdum, boa yılanlarını bulurdum. Yok yok, sanmıyorum ki yeryüzünde bu za- limleri simgeleyecek korkunçlukta bir hayvan türü bulabilelim..." demiş Yaşar Kemal... Bu sözler üzerine söz yazmaya gerek yok.... Her kitabı gibi bu kitabı da muhteşem... İyi okumalar dilerim...
1000Kitap
Filler SultanıYaşar Kemal · Toros Yayınları · 199415,7bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Görünmeyeni göstermek için yazılan bir Masal
9/10
·208 syf.··
2026 17. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2026 17:28
Fazıl İskender Tavşanlar ve Boa Yılanları Kitabı #kitapdünyam okuma maratonu sayesinde okudum. Kitabı okurken yazarın hayatına dair öğrendiğim detaylar beni en az kitap kadar etkiledi. O yüzden biraz yazar hakkında bilgi vermek istiyorum. Gökyüzünde Bir Yazar, Fazıl İskender Kimdir? Fazıl İskender sadece masa başında oturan bir yazar değil; aynı zamanda ifade özgürlüğünü savunan, siyasete girmekten çekinmeyen (1989-1992 yıllarında Abhazya Özerk Cumhuriyeti'nde milletvekilliği yapmış) cesur bir aydın.Yazar, bir diğer ünlü romanı olan ve yayınlanma serüveni oldukça sancılı geçen Çegemli Sandro ile 1989'da SSCB Devlet Ödülü'nü, ulusal edebiyata katkılarından dolayı da 1994 ve 2014 yıllarında Rusya Federasyonu Devlet Ödülü'nü almış. Belki de yazarla ilgili en romantik ve büyüleyici detay şu: 1983 yılında Kırım Astrofizik Gözlemevi'nde keşfedilen 5615 numaralı göktaşına, onun onuruna "İskender" adı verilmiş! 1960 yılında evlendiği şair Antonina Mihaylovna Hlebnikova ile evliliklerinin 50. yılını (yarım asrını!), 2011 yılında birlikte çıkardıkları Kar ve Üzüm adlı ortak şiir kitabıyla kutlamışlar. 2016 yılında dünyaya veda eden yazar, arkasında hem gökyüzünde dönen bir taş hem de ölümsüz eserler bırakmış. Kitaba yönelecek olur isek; "Kusursuz" Düzendeki O Büyük Aksaklık demek kitap için doğru bir tanım olur. Kitabın (ve aslında İskender’in edebi duruşunun) omurgasını oluşturan çok kritik bir cümle var kitapta altını çizdiğim: "Ütopik olduğu söylenen, bir ütopyaya doğru gittiği söylenen bu toplumsal düzende bir aksaklık var, onu düzeltmek lazım, ama nasıl?" kitabın basit bir hayvan masalından ziyade; totaliter rejimlerin, kitle psikolojisinin ve iktidar ilişkilerinin sarsıcı bir röntgeni olduğunu vurgulamaktadır. Öne Çıkan Ana Temalar: **• Alegorik Anlatım ve Gönüllü
Edebiyat
Tavşanlar ve Boa YılanlarıFazıl İskender · Profil Yayıncılık · 201849 okunma
Fil Yutmuş Boa Yılanı
9/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2023 15. kitabı
Antoine de Saint-Exupéry’nin Küçük Prens’i, ilk bakışta bir çocuk kitabı gibi duran ama her yaşta yeniden anlam kazanan bir eser. Çölde bir pilotla karşılaşan küçük bir çocuğun anlattıkları, aslında büyümek, yalnızlaşmak ve dünyayı kaybetmek üzerine derin bir sorgulamaya dönüşüyor. Antoine de Saint-Exupéry’nin dili son derece sade. Cümleler kısa, anlatım berrak; ama bu yalınlığın altında güçlü bir sembolik yapı var. Kral, iş adamı, sarhoş ya da fenerci gibi karakterler, yetişkin dünyasının anlamsızlıklarını temsil ediyor. Küçük Prens’in gezegenler arası yolculuğu, bir masal formunda ilerlese de insan ilişkilerine, sevgiye ve sorumluluğa dair evrensel sorular soruyor. Kitabın en güçlü yanı, duygusal yoğunluğunu abartıya kaçmadan kurabilmesi. Tilki ile olan bölüm, dostluk ve bağ kurma üzerine söylenmiş en sade ama en etkili metinlerden biri. “İnsan ancak yüreğiyle baktığında doğruyu görebilir” düşüncesi, kitabın merkezinde yer alıyor. Küçük Prens, kısa ama etkisi uzun süren bir anlatı. Hem çocukluk saflığını hem de yetişkinliğin kayıplarını aynı anda hissettirebilen nadir eserlerden. Her okunuşta başka bir cümlesi öne çıkan, zamansız bir klasik.
Edebiyat
Küçük PrensAntoine de Saint-Exupéry · Can Çocuk Yayınları · 2015280,1bin okunma
Puan vermedi
altı yaşındayken çizdiği "bir fil yutan bir boa yılanı" resminin büyükler tarafından "şapka" sanılması üzerine hayal kırıklığına uğrar ve ressam olma hevesini kaybeder. Büyüklerin ancak sayılarla ve açıklamalarla ilgilendiğini, öze inemediklerini düşünür.
Küçük PrensAntoine de Saint-Exupéry · Tuti Kitap · 2018280,1bin okunma
Küçük Prens
9/10
·136 syf.··
2025 3. kitabı
Küçük Prens ,yazar Exupery tarafından yazılmış,her yaştan okuyucunun zihnine farklı anlamlar katan bir kitaptır.Yazar 6 yaşındayken bir fil yutmuş boa yılanını resmeder fakat yetişkinler bu resimde bir anlam bulamazlar ve yazara farklı ilgi alanlarına yönelmesini isterler.Pilot olan yazar bir gün Sahra çölünün ortasına düşer.Medeniyetten kilometrelerce uzak ve yalnızdır.Suyu ise kısıtlıdır.B 612 astoitinden sarı saçlı bir çocuk gelir.Küçük Prens.Sarı saçlı Küçük Prens,yazardan bir koyun çizmesini ister.Yazar önce 6 yaşındayken çizdiği resmi ona gösterir umutsuz bir şekilde.Ne de olsa anlamayacaktı fakat Küçük Prens bunun bir fil yutan boa yılanı olduğunu,ona bir koyun çizmesini istediğini söyler.Yazar ona bir kutu çizer ve koyunun içinde olduğunu söyler.Küçük Prens sevinir.Onun bir çiçeği vardır.Kendini beğenmiş,sorumsuz bir çiçektir.Küçük prensin korkulu bir rüyası vardır bu baobab ağaçlarıdır.Küçükken temizlenmesse büyüdüğünde gezegeni parçalar.Küçük prens bir yolculuğa çıkar.Bütün gezegenlere gider.Kral,ayyaş ve genellikle kendini beğenmiş,egolu insanlarla karşılaşır.Tekrardan Dünya’ya dönen Prens,bir yılanla karşılaşır.Yılan korkutucudur.Prens onunla sohbetler eder.Sohbetlerinde benim gözüme çarpan bir kısım var.Prens yılana “İnsanlar nerede,insan kendini çölde yalnız hissediyor” der yılan ise ona “İnsanlae arasında da yalnız kalır insan” diyerek yanıtlıyor.Buradaki vurgu insan kalabalıkların içinde olsa bile anlaşılmadığında, sevilmediğinde ve bağ kuramadığında kendini yalnız hisseder. Yani yalnızlık, fiziksel olarak tek başına olmak değil, duygusal bir eksikliktir.Daha sonra Prens bir tilki ile karşılaşır.Tilki daha hoştur ve zariftir.Tilki evcilleştirmeden bahseder.Evcilleştirmenin birbirine ihtiyacı olmayan iki varlığın,birbirini sahiplendiğinde birbirine
Roman
Küçük PrensAntoine de Saint-Exupéry · İstek Yayınları · 2019280,1bin okunma