Kendi kendime şöyle diyordum: “Herhangi bir şeyde üstünlük gösteren biri mutlaka her zaman ardından konuşulan biri olur. Öyleyse ne olursa olsun bir şeyde üstünlük gösterelim; aranan biri olacağım, fırsatlar çıkacak ve geri kalanını da yeteneğim yapacak.” Bu çocukluk aklımın değil gevşekliğimin safsatasıydı. Kendimi yetiştirmek için gereken büyük ve hızlı çabalardan ürkerek, tembelliğimi pohpohlamaya çalışıyor ve onun utancını ona lâyık kanıtlarla örtüyordum.