1841’de “eski” Pera’yı arşınlayan masalcı Andersen’in, “Ne kalabalık! Ne hengâme!” deyişinden neredeyse iki asır sonra yine: Ne kalabalık! Ne hengâme!
Sayfa 6
20.yüzyılın en önemli ressamlarından Diego Rivera, rengarenk ve sürprizli yaşamıyla Frida'nın hayatına girdiğinde 43, Frida ise 22 yaşındadır. 21/08/1929'da evlenirler. Bu evlilik Frida'nın annesini mutlu etmez çünkü Diego'nun yaşlı, şişman, çirkin, sanatçı, bohem, komünist, ateist biri olmasından dolayı üzgündür.
Sayfa 404 - Kız Anneleri ve Damatları :)·Kitabı okuyor
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Sizi o bohem hayat konusunda uyardıkları zaman, hep alkolün ya da uyuşturucunun baştan çıkarıcı özelliklerinden veya ahlaksızlıktan dem vururlar ama düşmenin ne kadar baştan çıkarıcı olduğundan, kaybolmanın ne büyük zevk olduğundan hiç bahsetmezler. Herhalde bilmediklerinden. Belki de sadece kaybolanlar biliyordur. Evimizden uzakta, bildiklerimizden uzakta, hayal gücü güzel ve dehşet verici oyunlar oynar üzerimizde. Belki de bilgeliğin sarayına çıkan yol aşırılığın yoludur - bilgelik de deliliğin belli bir türünün adıdır. Kaybolmak, delirmek; düşerken bir şeyin üzerinde olduğumu biliyordum. Henüz oranın yakınına bile varmamıştım; ama bulunduğum yerden oraya ulaşamayacağımın da farkındaydım.
Sayfa 218 - Sel·Kitabı okudu
Edebiyat
“Aşk bohem bir çocuktur. Kural, kanun tanımaz”
Sayfa 155·Kitabı okudu
Edebiyat
Kimileri dünyayı yönetir, kimileri de yönetilen o dünyanın ta kendisidir. Servetini İsviçre'de ya da İngiltere'de saklayan bir Amerikalı milyonerle bir kasabanın sosyalist lideri arasında nitelik bakımından hiçbir fark yoktur; fark nicelikten kaynaklanır yalnızca. Uzakta, aşağıda biz varızdır, yani kılıksız insanlar, biz, bohem oyun yazarı William Shakespeare, biz, öğretmen John Milton, serseri Dante Alighieri, dün alışverişimi yapan çocuk, komik fıkralar anlatan berber, yalnızca önümdeki şarap şişesinin yarısını içmedim diye geçmiş olsun dileyerek kardeşçe bir jest yapan garson.
Sayfa 50·Kitabı okuyor
Alıntı
Dişçiye gitmek çok pahalıydı ve parasızlık er ya da geç, yapılması gereken bir seçime donüşürdü. Neticede daha önemli şeyler var hayatta derdi anneler. Ailemin, ait olduğum toplumsal sınıfın bu ihmalinin bedelini hâlâ korkunç ağrılarla, uykusuz gecelerle ödüyorum. Aradan yıllar geçtikten sonra Paris'e, Ecole Normale'e geldiğimde arkadaşlarımdan aynı soruyu duyacaktım: Ailen seni neden hiç diş hekimine götürmedi. İmdada yetişen yalanlar. Annemle babam kendilerini bohem yaşama biraz fazla kaptırmış, entelektüel insanlardı, iyi bir edebiyat eğitimi almama o kadar özen gösteriyorlardı ki maalesef arada sağlığımı ihmal ettikleri oldu.
Sayfa 19