" BİR HATIRAT:
Daha önce İş bankası yayınları hatırat serisinden çok kitap paylaşmıştım; bu serinin "hastasıyım" diyebilirim...
Bu kitap 2020 yılının son aylarında çıkmıştı. O zaman kitap satış yerinde görüp, "sonra alırım" demiştim, araya salgın tedbirleri girdi sonra kitap yok oldu. Bu yılın başında yeniden basıldı. Bu sefer de "nasılsa %40 indirime girer" dedim bekledim. Geçen hafta %40 indirime girdi ve aldım.
Hüsrev GEREDE, sadece bir diplomat olarak değil, bağımsızlık mücadelemiz de büyük katkısı olmuş, cumhuriyetin kurucu babalarından ve Samsun'a çıkan 18 milli mücadeleciden biri. Asker kökenli: Cumhuriyet öncesi hem balkanlarda hem doğu cephesinde görev yapmış bir subayımız. Erzurum ve Sivas kongrelerindeki heyetin içinde. Onun GEREDE soyadını ATATÜRK vermiş. Soyadını n alış hikayesi biraz trajik:
TBMM ona Bolu ve Düzce isyanlarını bastırmakla görevlendirmiş. O görev esnasında pusuya düşürülüp, GEREDE ve Düzce'de asiler tarafından esir tutulmuş. Hatta ölümden dönmüş. Yani GEREDE soyadı buradan geliyor. Daha sonrasında da Askerlikten ayrılıp milletvekilliği yaptığı dönemler başlıyor ve sonra da kurt bir diplomata dönüşüyor. Budapeşte, Sofya, Tahran, Tokyo, Berlin ve Rio de Janeiro büyük elçisi olarak görev yapıyor.
Bu hatırat, 2. Dünya savaşının odak noktası ve en önemli başkent olan Berlin büyükelçiliği sırasında tuttuğu notlardan oluşuyor.
Manzarayı şöyle düşünün; eğitimli gençliğini bağımsızlık mücadelesinde yitirmiş, ekonomik olarak toparlanmaya çalışan, önceki savaşların yarasını saramamış bir TÜRKİYE var. Ve bu Türkiye'yi 2. Dünya savaşının başında kendi yanlarında görmek isteyen, daha doğrusu savaşa sokmak isteyen İngiltere, Almanya ve Rusya (Sovyetler Birliği) var.
İşte savaşa girmemek için, diplomatik sahada "top çevirmeye" çalışan Türkiye, en