Hayat herhalde bir katakulli değildi.Ama neydi?Bu hayatın bir manası olmak icap ederdi.İnsan dünyaya sadece yemek,içmek,koynuna birini alıp yatmak için gelmiş olamazdı! Daha büyük ve insanca bir sebep lazımdı.
-Evet!diye karşılık verdi Julien kararlı bir sesle; yaşamımda beni en çok sevmiş olan varlığın bile beni unuttuğu bu şehirden bir daha hiç geri dönmemek üzere ayrılıyorum.
-O aşağılık şarkı kesildi,dedi.
-Çok şükür! diye karşılık verdi zafer kazanmışa benzeyen yönetici,o dilencilerin seslerini kestirttim.
Bu dilenci sözcüğü Julien'e çok ağır geldi; davranışları bu ortama uygundu,ama yüreği henüz o noktaya gelmemişti.
Bir başka kente gidecek,orada herşeye sıfırdan başlayacaktı.Nedense olmamıştı bu kez.Kısa sürede iki üç görev değişikliği yaşamıştı.İşleri hep pisti,bayağıydı. Bilinmeliydi ki Çiçikov dünyada en yüksek duyguların insanıydı.Evet, yaşamının bir döneminde temiz olmaktan uzak bir takım çevrelerde sürünmek zorunda kalmıştı;ama ruhundaki soylu temizliğini hep korumuştu