Pınar Özdinç

‘’Fazlasıyla aklı başında bir yöntemle varoluşumdan bütün çelişkileri uzaklaştırmıştım ve bu çelişki yokluğu canlılığımı söndürüyordu. İsteklerimin giderek daha da azaldığını ve zayıfladığını, duygularıma bir tür donukluğun yerleştiğini görüyordum; belki de en iyisi şöyle ifade edecek olursam, bir tür ruhsal iktidarsızlık ve yaşamda tutkuyla yer alabilme yetersizliği hissettiğimi söyleyebilirim.”
Sayfa 7·Kitabı okudu
Reklam

Pınar Özdinç

, bir kitap okudu
Puan vermedi·440 syf.·
82 günde okudu
·
2018 6. kitabı
Ayşe Kulin
7.9/10 · 6,2bin okunma
“Denilecek ki, despot (hükümdar), tebaalarına top­lum içinde huzur sağlıyor. Kabul edelim ki öyle olsun. Fakat, despotun şan ve şeref hırsı yüzünden tebaalarının girmek zorunda kaldıkları savaşlar, doymak bilmez tamahı ve bakanlarının yaptıkları eziyetler, onları kendi aralarındaki anlaşmazlıklardan daha çok perişan ederse, bu huzurdan ne kazançları olur? Hele bu huzur tebaaların felâket ve sefaletlerine sebep olursa, bundan ne kazanmış olurlar? İnsan zindanda da sâkin yaşar ama, bu kadarı ora­dan memnun olmaya yeter mi ki? Kyclopes’in mağarasında hapsedilmiş olan Yunanlı­lar da, parçalanıp yutulmak sıralarını bekleşirken, orada sessiz sessiz yaşıyorlardı.”
‘’Şimdi buradayız işte. İşlediğimiz günahın kefaretini ödüyoruz. Bir adam tarafından kandırılmaya izin vermiş, onun peşine körü körüne takılmış olmamızın kefaretini; başkaldıran insan tanımını unutma, bencillik, öngörüsüzlük, vurdumduymazlık, diktatöre boyun eğme, küçük hırslarımıza kapılma günahlarının kefaretini. Gündelik yaşamımız içinde küçük boyun eğişlerimizden oluşan küçük günahların hikayesi bu.’’
Sayfa 181·Kitabı okudu
Reklam