“Acaba bu son mu?” diye düşündü. Son… Kurtuluş… Her şeyin bitmesi ve perdenin inmesi. O büyük ve ferahlatıcı boşanma. Bütün kafasındakilere, hepsine birden “paydos!” demek, kapıları açmak ve yol vermek, son zerresine kadar her hatırayı, her hayali, her tasavvuru koymak ve herhangi bir nesne, cansız ve şuursuz bir mevcut olmak, bu güneşin altında parlak bir yılan sırtı gibi, bir ucu dikilen sokağa, güneşin yer yer bir cüzam gibi kemirdiği duvarlara, evlere katılmak, varlığın çemberinden çıkmak, bütün tenakuzlarından kurtulmak…
Sayfa 69·Kitabı okuyor
Aynı evi paylaşan, hiç konuşmadan, kavga etmeden, birbirine dokunmadan seneler geçiren insanların geçimi de geçimsizlik değil mi?
Alıntı
Reklam
Boşanmış kadınlar, kendi başlarına üç defa ay hali beklesinler. (Bakara 228)
Sayfa 260 - Ensar yayınları
Alıntı
Mutsuz evliler çocukları da bu mutsuzluğa mahkum etmemeli.
Eğer bir insana ona aşık olduğunu söylemiyorsan ve o da sana söylemiyorsa çocukların olmaması daha iyidir.
Bakara 222. Ayetin tefsiri.
Ey Muhammed! Sana ay halinde kadınlarla cinsel ilişkide bulunmanın helal mı haram mı olduğunu soruyorlar. Onlara de ki: O, pis bir şeydir. Bu halde kadınlarla cinsel ilişkide bulunmak eşler için bir eziyettir. Öyle ise, hayız halinde kadınlarla cinsel ilişkiden uzak durunuz. Hayız kanları kesilip de boy abdesti alıncaya kadar onlarla cinsel ilişkiye yaklaşmayınız. Bundan maksat, bu halde iken onlarla cinsel ilişkide bulunmamaktır. Yoksa kadınları hayızlı iken Yahudilerin yaptığı giöi yaklaşmamak, onlarla oturup kalkmamak ve birlikte yiyip içmemek değildir. Onlar boy abdesti alıp temizlendiklerinde Allah'ın sizin için helal kıldığı taraftan, yani arkadan değil, çocuk üreme yolu olan ön taraftan onlarla cinsel ilişkide bulunabilirsiniz. Allah günahlarından tevbe edenleri, fuhuş ve pisliklerden uzak duranları sever.
Ensar yayınları
1K
Neden ayrıldınız? Anlaşamadık. Neden boşandınız? Anlaşamadık. Anlaşamamak çok anlaşılır bir nedendi ayrılmak için ama kimseye bu kadar açıklama yeterli gelmiyordu. Daha geçerli sebepler istiyordu toplum bizden. Hiç değilse şiddetli bir geçimsizlik istiyordu. Oysa şiddetsiz, sessiz bir geçimsizlik de az şey değil ki. Aynı evi paylaşan, hiç konuşmadan, kavga etmeden, birbirine dokunmadan seneler geçiren insanların geçimi de geçimsizlik değil mi? Çiçeği ha bir günde koparıp atmışsın kökünden, ha yavaş yavaş solmasına izin vermişsin.
Sayfa 15·Kitabı okuyor
Reklam
Reklam