Olacakları kontrol edebileceğimizi sanmak da ne büyük ego. Neyimize bu kadar guveniyoruz bilmiyorum. Her șeyi doğru planlarsak yollar bizi tam istediğimiz yere çıkarır sanıyoruz Sonra hiç beklenmeyen bir anda bir olay küt diye gelip hayatının ortasına tosluyor, butun planlar dağılıyor Oluyor yani bunlar. Kimse kendini bir șey sanmasın, bizden büyük hayat var Osman.
Bașarılı bir fahişe, zavallı bir azizeden daha iyiydi. Bütün kadınlar yalanların, dolanların kurbaydı. Erkekler kadınları aldatır, aldandıkları için de onları cezalandırır; aşağılar, bu kadar düştükleri için cezalandırır; evlenmeye zorlar, sonra da ömür boyu hizmetçiliğe, küfürlere ya da dayağa mahkûm ederlerdi.
"Kimi gün dünya haritasını gözümün önüne getiriyorum, sonra da üzerine seni uzatıp düşünüyorum: Bu dünyada benim ayakta kalabileceğim alanlar senin haritada vücudunun örtemediği yerler."
Benim hayatımın amacı ne ve onunla ne halt edeceğim? Bilmiyorum ve korkuyorum. Asla istediğim bütün kitapları okuyamayacağım; olmak istediğim bütün insanlar olamayacağım ve yaşamak istediğim bütün hayatları yaşayamayacağım. Kendimi istediğim bütün becerileri edinecek kadar eğitemeyeceğim. Bunları neden istiyorum? Hayatımda mümkün olan zihinsel ve fiziksel tecrübelerin tüm renklerini, tonlarını ve çeşitlerini tatmak ve hissetmek istiyorum. Ve korkunç derecede sınırlıyım. Yine de gerzeğin teki değilim: yavan, kör ve aptal değilim. Günlerini tekerlekli san-dalyede geçiren kolsuz, bacaksız bir gazi değilim. Ayağını sürüye sürüye akl hastanesinin kapısından çikan o mongolumsu ihtiyar adam değilim. Uğrunda yaşayacağım çok sey var, yine de anlaşılması mümkün olmayacak kadar hasta ve üzgünüm. Belki bu hislerimi seçenekler arasında karar vermek zorunda kalmaktan duyduğum nefrete dayandırabilirsin. Belki de herkes olmak istememin sebebi budur - kimse beni ben olduğum için suçlayamasın diye.
"Hiçbir sey düşünmemek, hiçbir şey hatırlamamak istiyordum. Bu gecenin hadiseleri, onlara hatıralarımla bile dokunmaktan ürkecek kadar kıymetliydiler."