“Yine inşaat örneğinden gidelim. Fetüsün beyni o kadar Hızlı gelişir ki, bunu binanın temelini atmaya benzetebiliriz. Doğumdan sonraki ilk iki ayda ise binanın iskeleti kurulur. Bir yaşa kadar, çevrenizdekilerle kurduğunuz her tür etkileşim, borçları ve kabloları döşer. Bunların hepsi bina inşaatının son derece önemli aşamalarıdır. Bina henüz tam olarak oturmamış olmakla beraber kabası bitmiştir. İki yaşında bir çocuk daha gelişimini tamamlamamıştır fakat temel yapı ve sistemleri kurulmuştur. İlerideki gelişimi bu zemin üzerine inşa olacaktır. Binanın temelini sağlam atmazsanız, içine dandik boru ve kablolar döşeyip de parkeleri, aksesuarları en cicisinden seçerseniz, temel eksiklikleri ilk etapta göze çarpmayacaktır. Fakat inşaatın ilk evrelerinde yapılan bu ihmaller ileride sorunlara sebep verecektir. Sahiden de insanın yapıp ettiği her şeyin her boyutunda, yaşamın ilk yıllarındaki deneyimlerin etkisi vardır: bunlar ister istikrarlı, öngörülebilir, sevgi dolu etkileşimler olsun isterse kaos, tehdit, öngörülemezlik ve sevgisizlik. “