…meşgul oluyoruz, böylece sıkılmayız ama yine de kasıtlı ya da şiddetli tutkulara sahip değiliz; bir eylemi gerçekleştirdikten sonra, sorumluluk duygusu ve bundan dolayı da pişmanlık acısı yoktur. İrademizden sonsuza dek vazgeçmiş olduk ki bu ondan yalnızca bazen vazgeçmekten daha kolaydır; tıpkı bir arzudan tamamen vazgeçmenin onu belli bir sınırda tutmaktan daha kolay olması gibi.
Sayfa 126·Kitabı okuyor
“Öyle söyleme eğiliminde olsak da, muhtemelen başkalarının yerine hissedemeyiz; yalnızca kendimiz için hissederiz. Bu sözler acımasız görünüyor ama tamamen doğru bir şekilde anlaşıldığında öyle değildir. Ne babayı, ne anneyi, ne eşi ne de çocuğu severiz, daha ziyade onların bizde uyandırdığı haz verici duyguları severiz.”
Sayfa 121·Kitabı okuyor
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Dışımızdaki her şeye gelince, bir şeyin şu ya da bu şekilde olacağı, şu ya da bu şekilde gerçekleşmesi gerektiği hakkında bir karara varmamıza izin verilmemiştir; biz yaklaşık olarak kesin, hesaplanabilir olan şeyiz: İnsanlık yasadır, doğa yasaların yokluğudur.
Sayfa 108·Kitabı okuyor
Friedrich Nietzsche
Az ve sevgisiz.— Her kitap, belirli bir okuyucuya ve onun tarzına göre yazılmıştır ve bu nedenle çoğunluğu oluşturan diğer okuyucular tarafından olumsuz karşılanır. Böylece itibarının temelleri çok dardır ve çok yavaş inşa edilebilir. Vasat ve kötü kitaplarsa, çoğunluğun hoşuna gitmeye çalışır ve beğenildiği için daha başarılıdır.
Felsefe
Anlaşılmaktadır ki, insan, güneşle arasına bir kitap koymalıdır, Kuzey Afrika'da, dinin bu özgül yorumunda!
Sayfa 71
Alıntı
Friedrich Nietzsche
Karanlıkçılar.— Cehaleti savunan siyaset (obskürantizm) tarafından kullanılan karabüyünün en önemli özelliği kafaları karartmak istemesi değil, dünyanın resmini lekelemek, varoluş hakkındaki tasarımımızı karartmak istemesidir. Bunun için çoğu kez tinlerin aydınlanmasını yok etme yolunu seçer. Kimi zaman, tam tersini yapar ve zihni en üst mertebeye yükselterek zihnin meyvelerine karşı tam bir bıkkınlık yaratmaya çalışır. Şüpheleri hazırlayan ve aşırı kurnazlıkları ile zekâya karşı şüphe duymaya çağrıda bulunan müşkülpesent metafizikçiler, daha ince bir obskürantizmin iyi birer aracıdır. Kant'ın bile bu bağlamda kullanılması mümkün müdür? Hatta kendi ifadesine göre, böyle bir şeyi en azından geçici olarak istemiş olması mümkün müdür; bilgi sınırlanarak inancın yolunu açabilir mi? Tabii ki bunu başaramadı, tıpkı bu iyice inceltilmiş ve oldukça tehlikeli, hatta en tehlikeli obskürantizm yolunda ondan sonra gelenlerin başaramadığı gibi: Çünkü karabüyü, bir ışık halesi içinde göze batıyor.
Felsefe