Kitap, Robert Jordan isimli idealist bir Amerikalının İspanya iç savaşına katılması ve kritik bir sabotaj görevini gerçekleştirmek için düşman hatlarının gerisine geçmesini ve orada yaşadığı dört günü anlatıyor.
Hemingway savaşların en kötü formu olan iç savaşı tüm iğrençliği ve gerçekliğiyle adeta ilmek ilmek, en ufak ayrıntıyı bile atlamadan işliyor. Çevre tasvirleri sizi romanın içine sokuyor, okurken mağaranın içinde pişen yahninin kokusunu bile duyumsuyorsunuz. Bence yazarın sırrı da burada: Bu kadar yalın, düz yazıya yakın bir yazımla bile böylesine etkileyici olabilecek pek eser yoktur.
Son olarak Hemingway bize soruyor: Çanlar kamptaki cumhuriyetçi gerillalar için mi, faşistler için mi yoksa tüm insanlık için mi çalıyor?