Onu dinlerken gülsem mi ağlasam mı bilemiyor, iyi ve kötünün bu kadar çabuk suret değiştirmesine hayret ediyordum. Hayat dediğimiz bu dikenli bahçede, doğru ve yanlış, güzel ve çirkin, iyi ve kötü böylesine kaypak olabilir miydi? Bugün ayıpladığımız kabahat nasıl yarın birdenbire alkışladığımız bir erdem haline gelebilirdi? Hani bir mektubunda insanın hamurunda iyilikle kötülüğün beraber karıldığını yazmıştın ya, ne dersin, faziletle rezaletin durmadan yer değiştirmesi bundan mı? Zavallı insan evladı!
Sayfa 272 - Everest Yayınları
Alıntı
"Yaş otuz beş! Yolun yarısı eder, Dante gibi ortasındayız ömrün. Delikanlı çağımızdaki cevher, Yalvarmak, yakarmak nafile bugün, Gözünün yaşına bakmadan gider. Şakaklarıma kar mı yağdı ne var? Benim mi Allahım bu çizgili yüz? Ya gözler altındaki mor halkalar? Neden böyle düşman görünürsünüz, Yıllar yılı dost bildiğim aynalar?" Cahit Sıtkı Tarancı
Sayfa 93
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
“Ciddi olarak ölümsüz olmayı arzulayan var mı? Kim sonsuza kadar yaşamak ister? Şunu bilmek ne kadar sıkıcı ve yavan olurdu: Bugün neler olduğunun hiç önemi yok, bu ay, bu yıl: Daha sonsuz gün,ay ve yıl var. Sayılamayacak kadar çok, kelimenin tam anlamıyla. Böyle olsaydı eğer, başka bir şeyin anlamı kalır mıydı? Artık zamanı hesap etmemize gerek kalmazdı, hiçbir şeyi kaçırmazdık, acele etmemizin anlamı olmazdı. Bir şeyi bugün ya da yarın yapmamız fark etmezdi, hiç fark etmezdi. Kaçırdığımız milyonlarca şeyin, ebediliğin karşısında hiçbir değeri kalmazdı, bir şeyin arkasından üzülmenin de anlamı olmazdı, çünkü onu telafi etmek için zaman hep kalırdı. Günün akışına bile karışamazdık, çünkü bu mutluluk, akan zamanın bilincinde olmaktan beslenir, avare kişi ölümün karşısında bir maceraperesttir, telaşın zorlamasına karşı çıkan bir haçlı askeridir. Her zaman ve her yerde ve her şey için zaman olsaydı: Zaman harcamanın vereceği keyfe yer kalır mıydı?”
Bugün günlerden cumartesi, saat öğleden sonra iki; ajandama göre işverenlerimin alıştırma yapabilmesi için beş tane ıstakoz haşlamam gerekiyor. Ne kadar çok para kazandıklarını buradan anlayabilirsiniz.
Cihat/özgürlük
1. Hayat hakkı 2. Özgürlük Bu değerlerin birincisi geneldir, tüm canlıları kuşatır. Tüm canlılar, yaşam haklarını tehdit eden şeylere ve oluşlara mukavemet ederler, karşı çıkarlar. İkinci değer, insana has bir değerdir ve 'insana özel' bir saldırı hakkı getirir. Bu değer, özgürlüktür. Özgürlüğüne musallat olanlara saldırı sadece insan için söz konusudur. Ve belki de insanı insan yapan, bu saldırı hakkının kullanılmasıdır. Tanrı'nın tek düşmanı zulüm olduğuna göre, Tanrı'nın elçileri olan peygamberlerin temel niteliklerinden biri de hayat ve özgürlük haklarına saldıranlara saldırmaktır. Bunun din dilindeki özgün adı Cihat olarak belirlenmiştir. Kutsal mesajın cihat dediği budur; Allah ile aldatan özgürlük düşmanlarının kendileri gibi düşünmeyenlere saldırıları veya kendilerinden olmayanların mal ve servetlerini yağmalamaları değil. O ikincisi, 'cihat' adı altında çapulculuk ve cinayettir. Ne yazık ki bu çapulculuk ve cinayet, tarih boyunca, Tanrı'nın iradesi ters yüz edilerek, Tanrı adına aralıksız işlenmiştir. Ve bugün de işlenmektedir.
Sayfa 152
Din
Türk milleti her vakitten ziyade bugün, O Büyük Rehber'in ardı sıra yürüyüp geçtiği yola dönüp bakmak ihtiyacındadır. Türk milleti bu yolda ne kadar imkânsızlıkların üstesinden geldiğini ve 'makûs talihini' [kötü talihini] ne çetin engellerle çarpışarak yendiğini bir kere daha hatırlayacaktır... & Yakup Kadri Karaosmanoğlu