Kanunu Esasi'nin otuz birinci maddesi gayet sarihtir. Diyor ki: ''Mebusan âzasından biri veyahut birkaçı heyeti mebusanın dahili dairei vazifesi olan ahvalden dolayı vükelayı devletten bir zat hakkında mesuliyeti mucip şikâyet beyan ettiği halde evvela heyeti mebusanın nizami dahilisi mucibince bu misillu mevaddin heyete havalesi lazım gelip gelmeyeceğini müzakereye memur olan şubede tetkik olunmak üzere şikâyeti müş'ir heyeti mebusan reisine verilecek takrir reis tarafından nihayet üç gün zarfında o şubeye gönderilir ve bu şube tarafından tahkikatı lazime icra ve iştika olunan zat tarafından izahatı kâfiye istihsal olunduktan sonra şikâyetin şayanı müzakere olduğuna dair ekseriyetle tertip olunacak kararname heyeti mebusanda kıraat olunarak ve ledel'iktiza şikâyet olunan zat davet ile bizzat veya bilvasıta vereceği izahat istima kılınarak azayı mevcudenin sülüsan ekseriyeti mutlakasile kabul olunursa muhakeme talebini müş'ir mazbatası makamı sadarete takdim ile ledel'arz müteallik olacak iradei saniye üzerine keyfiyet divanıâliye havale olunur'' denilmesine göre demek ki vükelayı devletten bir veya birkaç zatın aleyhinde vazifesi olan ahvalden dolayı mesuliyeti mucip şikâyet beyan edildiği halde o şikâyetin tahkikatının icraası münhasıran Meclisi Mebusan'ın şubesine aittir.
Gece yarısına doğru Tuileries'nin oradayız, biraz oturmamızı istiyor. Önümüzde, boşluktaki eğimini gözleriyle izliyor göründüğü bir fıskiye dimdik yükseliyor. "Senin ve benim düşüncelerimiz bunlar. Bak nereden çıkıyor, nereye yükseliyorlar, tekrar suya düştüklerinde şu güzelliklerine bak. Suya karışır karışmaz aynı güç tekrar kavrıyor onları, yeniden şu kırık dökük yükseliş, şu düşüş... Sonsuza dek hep böyle." Haykırıyorum: "Fakat Nadja ne kadar garip bir şey bu! Senin asla bilemeyeceğin, bir süre önce okuduğum bir kitapta neredeyse aynı biçimde ifade edilen bu imgeyi de nereden çıkardın?"