Tek istediğim uyumaktı. Çünkü eğer rüyaları saymazsak, uyku tıpkı ölüm gibiydi,her şeyi silen, yaşadıklarımızı bir süreliğine de olsa sindirmemize yarayan bir unutma hâli. Bazı uykular unutmanın diğer adıydı.
Çok doğru. Dostoyevski doğru söylüyor. Ama mutsuz olduğumuzu da bilmiyor olabilir miyiz acaba? Mutlu ya da mutsuz olduğumuzu bilmek nasıl bişi? Acayip bir paradoks. Ama bence Dostoyevski de ne kadar doğru söylese de çok konuşuyor. Çok konuşan çok yanılır. Sin palabras…