Yazarin tek romanı olan dorian grayin portresi ile bilgeliğini, kaleminin gücünü bir kez daha tescillemişti kendimce
okudukça düşündüren düşünürken tekrar okutan cinsten yoğun bir anlatım. birçok kişilik analizini içinde barındırması da kitaba ayrı bir lezzet katmış.
fakat kitabın sonunu bir noktadan sonra net bir şekilde tahmin etmek mümkün. kitabı sadece sona ulaşma gayesiyle okuyan arkadaşlar için hayal kırıklığı yaratabilir
oscar wilde romanındaki üç ana karakteri için şöyle demiştir; "basil hallward, ben olduğumu sandığım kişidir; lord henry dünyanın ben sandığı kişidir; dorian ise benim olmak istediğim kişidir, belki başka bir çağda
iki satır vardır ki beni çok etkilemiştir ve aynı zamanda romanın da özüd özetidir
"bir hüznün resmi gibi
kalbi olmayan bir yüz."
Sana gitme demeyeceğim.
Üşüyorsun ceketimi al.
Günün en güzel saatleri bunlar.
Yanımda kal.
Sana gitme demeyeceğim.
Gene de sen bilirsin.
Yalanlar istiyorsan yalanlar söyleyeyim,
İncinirsin.
Sana gitme demeyeceğim.
Ama gitme Lavinia.
Adını gizleyeceğim,
Sen de bilme Lavinia