Santiago çobanlık yapan bir gençtir. Gördüğü bir rüya üzerine falcıya gider, ondan rüyasına bir anlam çıkarmasını ister. Falcı, Santiago’ya Mısır’a, piramitlere gitmesi gerektiğini ve orada bir hazine bulacağını söyler. Santiago falcıya inanır ve yola çıkar. Yolculuğu sırasında karşısına çıkan ilk kişi Salem‘dir. Salem, genç adamın yanına sıradan biri olarak yaklaşır ancak kendisi kraldır. Santiago’ya yolculuğunda yardımcı olması için sürüsü karşılığında iki taş verir. Urim ve Tummim adındaki bu iki taş, sorulan sorulara cevap verir. Beyaz “hayır”, siyah “evet” anlamındadır. Santiago kralın yanından ayrılır, bu sefer Arap çocukla karşılaşır. Çocuk, Santiago’nun parasını çalıp kaçar. Artık hiç parası yoktur, geri dönmeyi düşünür ancak onun yerine yoluna devam eder. Bir billuriye dükkanında çalışmaya başlar. Yeterli parayı biriktirdikten sonra yoluna devam eder. Çöle gelir, orada Fatima ile tanışır ve aşık olur. Fatima’ya olan aşkına rağmen yoluna devam eder ve sonunda piramitlere ulaşır. Hazineyi arar ancak hazine orada değildir. Simyacı Santiago’ya “yüreğin nerdeyse hazinen de ordadır” der. Hazine en başından beri Santiago’nun evindedir. Bunu anladığı anda çöle geri döner Fatima ile evlenir ve oradan birlikte evlerine dönerler.